Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2023/5139 E. 2023/2925 K. 03.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/5139
KARAR NO : 2023/2925
KARAR TARİHİ : 03.04.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/354 E., 2022/142 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasına ilişkin isteğinin süresinden sonra yapılması nedeniyle; 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca halen yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun’un 318 inci maddesinin 1 inci fıkrası ile 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesi gereğince reddine karar verilip, duruşmasız inceleme yapılmasına karar verilerek gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. Kütahya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.04.2016 tarih 2015/274 Esas, 2016/110 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 15 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 3.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna karar verilmiştir.

B. Kütahya 1. Ağır Ceza Mahkemesi kararının, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 17.11.2021 tarihli ve 2021/12737 Esas, 2021/11969 Karar sayılı kararı ile;

“1. Zincirleme suça ilişkin 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesiyle uygulama yapılabilmesi için cezalandırılabilir nitelikte birden fazla eylemin bulunması gerektiği, sanığın 16.06.2015 tarihinde … Özdemir’den ele geçen uyuşturucu madde sattığı sabit ise de; sanığın 15.06.2015 tarihinde …’den ele geçen uyuşturucu maddeyi sattığına dair kanıt bulunmadığı gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinde öngörülen “zincirleme suç” hükümlerinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,

Kabule göre de;

2. Suç konusu maddenin sentetik kannabinoid olması nedeniyle cezanın yarı oranında artırılmasına karar verilirken 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi gösterilmeyerek, 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması,

3. Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanun’la

yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,”

Nedenleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

C. Kütahya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.04.2022 tarih, 2021/354 Esas, 2022/142 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 2.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,

2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,

3. Arama kararının hukuka aykırı olduğuna,

4. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanması gerektiğine,

5. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,

6. Eksik inceleme yapıldığına,

7. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Uyuşturucu madde sattığı yönünde bilgiler bulunması nedeniyle teknik takip altına alınan sanığın, olay tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen …’la mesajlaşarak buluşma yeri belirledikleri, fiziki takip sonucunda buluşma yerine gelen …’un uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan hakkındaki mahkûmiyet hükmü kesinleşen … ile buluşarak olay yerinde bulunan cami tuvaletine girdikleri, bir süre sonra cami tuvaletinden çıkan …’un üzerinden suç konusu sentetik kannabinoidin ele geçirildiği şeklinde kabul edilen olayda; iletişim tespit tutanakları içeriği, fiziki takip tutanağı, soruşturma aşamasındaki beyanlar dikkate alınarak sanığın suç konusu sentetik kannabinoidi … ile …’a gönderdiği, bu şekilde uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aşağıdaki hususlar dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

A. Sanık hakkındaki temel ceza belirlenirken hükmün esasını oluşturan kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasında, uygulanan kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması,

B. Sanık hakkında hükmedilen adli para cezasının taksitlendirilmesi sırasında “ödenmeyen para cezasının
hapse çevrileceği” ihtarı yerine, “…taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde kalan kısmın tamamının muaccel hale geleceğinin ve ödenmeyen adli para cezasının 6545 sayılı Kanun’un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca infaz edileceği hususunun sanığa ihtarına,” ibaresi yazılmak suretiyle 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin 4 üncü fıkrasının son cümlesine aykırı davranılması,

Hukuka aykırı görülmüş, bu hususların Yargıtay tarafından düzeltilebileceği değerlendirilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kütahya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.04.2022 tarih, 2021/354 Esas, 2022/142 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden; hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün;

A. Sanık hakkındaki gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 1 inci paragrafına “sanığın” ibaresinden sonra gelmek üzere “5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince” ibaresinin eklenmesi

B. Sanık hakkındaki gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 6 ncı paragrafında bulunan “..taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde kalan kısmın tamamının muaccel hale geleceğinin ve ödenmeyen adli para cezasının 6545 sayılı Kanun’un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca infaz edileceği hususunun sanığa ihtarına,” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine “ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına” ibaresinin eklenmesi,

Suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.04.2023 tarihinde karar verildi.