Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2023/5276 E. 2023/4685 K. 23.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/5276
KARAR NO : 2023/4685
KARAR TARİHİ : 23.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260
ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.12.2010 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesi ile 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. … (Kapatılan) 3. Sulh Ceza Mahkemesinin, 27.09.2011 tarihli ve 2010/3592 Esas, 2011/1688 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir. Kararın 11.11.2011 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosya Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmiştir.

3. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, … (Kapatılan) 3. Sulh Ceza Mahkemesinin, 22.04.2014 tarihli ve 2014/419 Esas, 2014/511 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan karar tarihinde yürürlükte olan 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun’un 62 inci maddesi uyarınca hükmedilen 10 ay hapis cezasının, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası ve sekizinci fıkraları uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına ve sanığın beş yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiştir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, 06.05.2014 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmiştir.

4. Sanığın denetim süresi içinde 01.08.2014 tarihinde işlediği trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan İnegöl 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 12.01.2015 tarihli ve 2014/419 Esas, 2015/16 Karar sayılı mahkûmiyet kararının 22.01.2015 tarihinde kesinleştiğinin ihbar olunması üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, … 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.11.2015 tarihli ve 2015/299 Esas, 2015/1419 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hüküm açıklanarak, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan lehine olan 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci

maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun’un 62 inci maddesi, 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılması ile hak yoksunluğuna hükmedilmiştir.

5. Kararın sanık tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 07.06.2021 tarihli 2019/8722 Esas, 2021/6996 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, gerekçesiz hüküm kurulması, 6545 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası ve aynı Kanun’un 85 inci maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tesbiti ile sanığın hukuki durumunun basit yargılama usulü yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması gerekçesiyle diğer yönleri incelenmeyen 17.11.2015 tarihli hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

6. Bozmaya uyularak, … 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.10.2022 tarihli ve 2021/470 Esas, 2022/859 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hüküm açıklanarak, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan lehine olan 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci , 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 6.000,00 TL adli para cezasına karar verilmiştir.

7. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; hükmün düzeltilerek onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz sebepleri özetle; dava zamanaşımının dolması nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme yapıldığına, somut delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, tedavi olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Sanığın iddianameye konu 14.11.2010 tarihinde kullanmak için esrar satın aldığı, şüphe üzerine kolluk kuvvetlerince esrarın ele geçirildiği, sanığın kullanmak için esrar aldığını kabul ettiği, sanık hakkında aynı suçtan açılmış başka dava bulunmadığı, sanığın bu suçu daha önce işlediği suçtan dolayı verilen tedavi tedbirinin infazı sırasında işlemediği, sanığın yalnızca bu eylemi nedeni ile doğrudan tedavi denetimli serbestlik tedbiri uygulandığı ancak yükümlülüklerini ihlal ettiği, bu şekilde üzerine atılı suçu
işlediği, gerekçesi ile atılı suçtan mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

Kabul edilebilir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;

Mahkemenin bozma öncesi son mahkûmiyet kararını verdiği 17.11.2015 tarihinden itibaren bozma sonrası mahkûmiyet kararını verdiği 25.10.2022 tarihinde 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde öngörülen 8 yıllık dava zamanaşımı süresi dolmadığı gibi, sanığın 14.11.2010 tarihli eyleminden dolayı … (Kapatılan) 3. Sulh Ceza Mahkemesinin, 27.09.2011 tarihli kararı ile verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının kesinleştiği 11.11.2011 tarihli ile tedbirin gereklerine uymama nedeniyle Mahkemenin tensip tarihi olan 13.03.2014 tarihine kadar ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 06.05.2014 tarihi ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali niteliğindeki eylemin gerçekleştiği tarih olan 01.08.2014 tarihi arasında zamanaşımı süresinin durduğu gözetildiğinde, duran süreler ilave edildiğinde temyiz inceleme tarihi itibarıyla 5237 sayılı Kanun’un 67 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında öngörülen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin de dolmadığı belirlenmiştir.

1. Denetimli serbestlik tedbiri kararının infazına başlanması için Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından çıkarılan çağrı yazısını alan sanığın denetime başladığı ve tedavisini tamamladığı, asker olması nedeniyle denetime ara verildiği, terhis sonrası başvurmaması üzerine uyarılmasının ardından denetime başladığı ancak; 02.12.2013 tarihli SAMBA grup çalışmasının ikinci oturumuna katılmadığından bahisle ikinci bir uyarı yapılmaksızın dosyasının kapatıldığı anlaşılmakla, olayda ısrar şartı gerçekleşmediğinden denetimli serbestlik tedbiri kararının infazının devamına karar vermek gerektiği gözetilmeyerek mahkûmiyet kararı verilmesi,

2. Adli para cezasının bir gün karşılığı hesaplanırken, uygulama maddesinin gösterilmemesi suretiyle, 5271 sayılı Kanun’un 232 inci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması, nedenleri ile hukuka aykırılık tespit edilmiştir.

III. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, … 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.10.2022 tarihli ve 2021/470 Esas, 2022/859 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden

hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.05.2023 tarihinde karar verildi.