Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2023/5336 E. 2023/4196 K. 10.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/5336
KARAR NO : 2023/4196
KARAR TARİHİ : 10.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 10.12.2015 tarihli ve 2015/994 Esas, 2015/1020 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ( 5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

2…. 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 10.12.2015 tarihli ve 2015/994 Esas, 2015/1020 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 07.03.2022 tarihli 2019/8591 Esas, 2022/2630 Karar sayılı kararı ile
“Sanık hakkında, 25/06/2014 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, … Cumhuriyet Başsavcılığının 03/12/2014 tarihli ve 2014/11695 soruşturma, 2014/75 sayılı kararı ile; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, aynı Kanun’un 191/4. maddesi gereğince erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararın 13/10/2014 tarihinde tebliğ edilerek infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, sanığın 14/07/2015 tarihli eylemi nedeni ile hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlem yapıldığı bu nedenle Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kaldırılarak … Cumhuriyet Başsavcılığının 10/11/2015 tarihli ve 2014/11695 soruşturma, 2015/3223 esas, 2015/2917 sayılı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’unun 191/1 ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle … Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı anlaşılarak yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan TCK’nın 191. maddesinde sanığa isnat edilen suç için temel ceza miktarının “bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası” olarak belirlendiği; hükümden sonra yürürlüğe giren 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile başlığıyla birlikte yeniden düzenlenmiş olan 5271 sayılı CMK’nın “Basit Yargılama Usulü” başlıklı 251. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “Asliye Ceza Mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki düzenlemeye, 7188 sayılı Kanun’un geçici 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan
“01/01/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme ile sınırlama getirilmiş ise de; Anayasa Mahkemesinin 19/08/2020 tarihli 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 25/06/2020 tarihli ve 2020/16 esas, 2020/33 sayılı iptal kararı ile, “…kovuşturma evresine geçilmiş…” ibaresinin, aynı bentte yer alan “… basit yargılama usulü…” yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi sebebiyle kovuşturma evresine geçilmiş olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanun’un 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan düzenlemenin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, Ceza Muhakemesi Kanunu’nda yapılan değişikliklerin ise derhal uygulanması gerekmekle birlikte, basit yargılama usulü uygulanan olaylarda CMK’nın 251. maddesinin 3. fıkrasına göre; “mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararının neticeleri itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğunun ve CMK’nın 251. maddesinin 3. fıkrasında yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, TCK’nın 7. maddesi ile CMK’nın 251. maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle sanığın hukuki durumunun “Basit Yargılama Usulü” yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2) Hükümden önce 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile değiştirilen TCK’nın 191. maddesi ve aynı Kanun’un 85. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun’un geçici 7. maddesi sanık lehine hükümler içermekte olup, öncelikle; 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile değiştirilen TCK’nın 191. maddesinin 5. fıkrası ve aynı Kanun’un 85. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun’un geçici 7. maddesinin olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tesbiti açısından, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı bu suç tarihinden önce açılmış başka dava olup olmadığının, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemediğinin ve önceki dava sonucunun araştırılması, gerektiğinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden suç tarihinde sanığın infazda olan başka bir tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının bulunup bulunmadığı sorulup belirlendikten sonra;
a) Sanık bu suçu, daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş ve önceki suçtan mahkûmiyet kararı verilmiş ise, 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile değiştirilen TCK’nın 191. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü
uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, CMK’nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca “davanın düşmesine”, karar verilmesi,
b) Sanık hakkında aynı suçtan açılmış başka dava yoksa veya sanık bu suçu daha önce işlediği suçtan dolayı verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş değilse veya daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş ve önceki suçtan mahkumiyet dışında bir hüküm verilmiş ise, bu suç nedeniyle doğrudan tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmış olan sanığın, yükümlülüklerini ihlal ettiğinin sabit görülmesi halinde hakkında, 6545 sayılı Yasanın 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7. maddenin 3. fıkrası uyarınca, yargılamaya devam olunarak, suç tarihi itibarıyla, 5560 sayılı Yasa ile değişik TCK’nın 191. maddesi çerçevesinde bir karar verilmesi,
Gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması,
Kabule göre de;
3) Mahkemece sanığın mahkûmiyetine esas kabul edilen suç tarihi “25/06/2014” olduğu halde karar başlığında suç tarihinin “13/07/2015” olarak gösterilmesi,
4) Suç tarihi olan 25/06/2014 tarihi itibariyle yürürlükte olan 5560 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın 191/1. maddesinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna ilişkin ceza miktarının “bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası” olduğu, daha sonra 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikle ceza miktarının artırılarak “iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası” olarak düzenlendiği, TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca suç tarihi itibarıyla sanığın lehine olan kanun maddesinin uygulanması suretiyle ceza miktarının suç tarihinde yürürlükte olan ve sanık lehine olan 5560 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın 191/1. maddesi uyarınca belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve ceza miktarı itibarıyla sanık aleyhine olan 6545 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın 191/1. maddesi gereğince temel cezanın 2 yıl olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma sonrası yapılan yargılama ile… 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.06.2022 tarihli ve 2022/622 Esas, 2022/1004 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 6545 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık 20.06.2022 tarihli temyiz dilekçesi ile Yargıtay 10 Ceza Dairesinin fazla ceza nedeniyle bozmuş olduğu dosyasında ceza indirimi yapılmamasının hukuka aykırı olduğunu beyan ederek, temyiz talebinde bulunmuştur.
III. OLAY VE OLGULAR
“Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığının 25.06.2014 tarih ve bila tarihli arama kararına istinaden 25.06.2014 tarihinde kolluk görevlilerince … adreste sanık …’ye ait 2 kattan ve bahçeden oluşan ikamette yapılan aramada ikametin bahçe kısmında ve üst çatı katında saksılara ve toprağa ekili vaziyette boyları 50 cm ile 2,5 metre arasında değişen 86 kök hint keneviri bitkisi, ikametin çatı katındaki küçük bölmeli odanın çatı kısmında tepsi içerisinde kurutulmaya bırakılmış daralı yaklaşık 80 gram civarında, renk, koku ve görünüm itibarı ile esrar maddesi olduğu değerlendirilen madde, ikametin çatı katındaki küçük bölmeli odada masa üzerinde plastik pet şişelerden oluşan ve esrar maddesi içmek için kullanılan bir adet düzenek ve ikametin arka kısmında tahta kasa içerisinde yaş halde yaklaşık 200 gram civarında kenevir bitkisi yapraklarının bulunarak sanığın rızası ile muhafaza altına alındığı ve… 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 26.06.2014 tarih, 2014/355 Değişik İş sayılı kararı ile el koymanın onaylanmasına karar verildiği, sanık hakkında münhasıran kendi kullanımı için ihtiyaç duyduğu esrarı elde etmek amacıyla kenevir ekimi yapmak suçundan ayrıca yürütülen 2014/6478 soruşturma sayılı dosyadan… Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanmak suçundan dosyanın tefrik edilerek 2014/11695 soruşturma sırasına kaydının yapıldığı, 2014/11695 soruşturma sayılı dosyada soruşturmaya konu olayla ilgili sanık …’nin kan örneği üzerinde yapılan inceleme neticesinde … Adli Tıp Kurumu Grup Başkanlığınca 18.07.2014 tarih, 2014/4858/2881/2874 sayılı raporu ile sanık …’nin kanında esrar metaboliti (THC-COOH) bulunduğunun tespit edildiği, sanığın alınan ifadesinde uyuşturucu madde kullandığını ikrar ettiği, dolayısıyla hakkında ‘’Kullanmak İçin Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Satın Almak, Kabul Etmek veya Bulundurmak‘’ suçundan kamu davasının açılmasını haklı kılacak nitelikte ve yeterlilikte delilin bulunduğu, bu nedenle sanık hakkında 03.12.2014 tarih ve 2014/75 sayılı Dava Erteleme Kararı verildiği,… Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/6316 soruşturma sayılı dosyasında,… Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Grup Amirliğince ilçe genelinde uyuşturucu madde kullanan, bulunduran ve ticaretini yapan şahıslara yönelik yapılan istihbari çalışmalarda,… ilçesi …Mahallesi ….. sayılı adreste ikamet eden, hakkında daha önceden de uyuşturucu madde bulundurmak ve izinsiz
kenevir bitkisi yetiştirmek suçundan işlem yapılmış olan sanık …hakkında da ihbar bulunması üzerine soruşturmaya başlandığı, …Mahallesi ….. sayılı adreste 14.07.2015 günü saat 11:30 sıralarında arama ve el koyma kararı doğrultusunda yapılan aramada, ikamete ait bahçe kısmında portakal ağaçlarının dip kısmında ve bahçeye girişte sol tarafta bulunan duvar dibinde toprağa ekili vaziyette dipleri sulanmış şekilde boyları 40 cm ile 2 metre arasında değişen toplam 10 kök kenevir bitkilerinin tespit edilerek el konulduğu, sanığın alınan biyolojik örneklerinin incelemesinde, kan serumunda (THC-COOL) bulunduğu, diğer örneklerinde herhangi bir bulguya rastlanılmadığının belirtildiği,” bu şekilde sanığın kullanmak amacı ile uyuşturucu madde bulundurmak suçunu işlediği gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;
1. Mahkemece sanığın mahkûmiyetine esas kabul edilen suç tarihi “25.06.2014” olduğu halde karar başlığında suç tarihinin “13.07.2015” olarak gösterilmesi,
2. Suç tarihinde yürürlükte bulunan 5560 sayılı Kanun’la değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesi uyarınca ‘kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma’ suçuna ilişkin ceza miktarının “bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası” olduğu, 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi ile yapılan değişiklikle ceza miktarının “iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası” olarak düzenlendiği, 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ikinci fıkrası uyarınca lehe olan kanunun suç tarihinde yürürlükte bulunan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesi birinci fıkrası olduğu gözetilmeden, ceza miktarı itibari ile sanık aleyhine olan 6545 sayılı Kanun’la değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesi birinci fıkrası uygulanmak suretiyle temel cezanın “iki yıl hapis cezası” olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
Nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle… 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.06.2022 tarihli ve 2022/622 Esas, 2022/1004 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.05.2023 tarihinde karar verildi.