YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/5399
KARAR NO : 2023/5468
KARAR TARİHİ : 13.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/48 E., 2022/461 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma ilâmı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.04.2013 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. Kayseri (Kapatılan) 5. Sulh Ceza Mahkemesinin, 22.05.2014 tarihli ve 2013/383 Esas, 2014/548 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında beraat kararı verilmiştir.
C. Kararın Cumhuriyet savcısı tarafından aleyhe temyizi üzerine, Dairemizin 16.05.2018 tarihli 2014/12224 Esas, 2018/4195 Karar sayılı kararı ile, “Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin 13.03.2013 tarihli raporu ile idrarlarında esrar tespit edilen sanıkların kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işledikleri sabit olduğu halde, mahkûmiyetleri yerine beraatlerine karar verilmesi, Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan” hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
D. Bozmaya uyularak, Kayseri 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.10.2018 tarihli ve 2018/524 Esas, 2018/761 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 6545 sayılı Kanun’un 85 inci maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası çerçevesinde suç tarihi itibarıyla lehine olan 5560 sayılı Kanun’la değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci birinci fıkrası, aynı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca hükmedilen 10 ay hapis cezasının, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası ve sekizinci fıkraları uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına ve sanığın beş yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiştir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, 31.10.2018 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmiştir.
E. Sanığın denetim süresi içinde 03.01.2019 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan Kayseri 13. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 05.03.2019 tarihli ve 2019/185 Esas, 2019/185 Karar sayılı mahkûmiyet kararının 09.11.2021 tarihinde kesinleştiğinin ihbar olunması üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, Kayseri 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.06.2022 tarihli ve 2022/48 Esas, 2022/461 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hüküm açıklanarak, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan lehine olan 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun’la değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılması ile hak yoksunluğuna hükmedilmiştir.
F. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; hükmün bozulması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri özetle; hakkında lehe hükümlerin ve basit yargılama usulünün uygulanması ile hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesini talep ettiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Olağan zamanaşımı süresinin dolduğu belirlenmekle, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ile 67 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereği, 8 yıl olağan zamanaşımı süresinin ve 12 yıl olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanığın iddianame gereği Mahkemece savunmasının alındığı 17.12.2013 tarihi olduğu ve bu tarihten, bozma sonrası mahkûmiyet hükmünün verildiği 01.06.2022 tarihine kadar, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 31.10.2018 tarihi ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali niteliğindeki eylemin gerçekleştiği tarih olan 03.01.2019 tarihi arasında duran süre eklendiğinde de, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kayseri 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.06.2022 tarihli ve 2022/48 Esas, 2022/461 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz talebi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereğince BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.06.2023 tarihinde karar verildi.