YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/5446
KARAR NO : 2023/3643
KARAR TARİHİ : 26.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/65 E., 2022/363 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.09.2020 tarihli, 2020/58 Esas ve 2020/172 Karar sayılı kararı ile sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, suç tarihi itibari ile lehe olan 6545 sayılı Kanun değişikliği öncesi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin kararının, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 25.01.2021 tarihli, 2020/20865 Esas ve 2021/892 Karar sayılı kararı ile; “1.6545 sayılı Kanunun 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanunun 191 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca ‘kamu davasının düşmesi’ koşullarının bulunup bulunmadığının tespiti yönünden, sanık hakkında Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 09.01.2020 tarih, 2019/4353 Esas ve 2020/304 Karar sayılı bozma ilamına uyulduğu halde, ülke çapındaki tüm tedavi ve denetimli serbestlik dosyalarının, Cumhuriyet Başsavcılığı ve Denetimli Serbestlik Müdürlüğü kanalıyla da araştırılması gerektiği gözetilmeden, UYAP dosya kayıtları ve adli sicil kaydı üzerinden yapılan inceleme ile yetinilerek, eksik araştırma ile karar verilmesi, 2. Anayasa Mahkemesinin 19.08.2020 tarihinde yürürlüğe giren 25.06.2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 karar sayılı kararı ile 7188 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendindeki düzenlemenin iptal edilmesi karşısında, basit yargılama usulüne ilişkin 5271 sayılı Kanunun 251 inci maddesi hükümleri dikkate alınarak sanık lehine olan uygulamanın belirlenip yerine getirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 3. Kabule göre de; a.Sanığın tekerrüre esas alınan ilamının , ‘kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma’ suçuna ilişkin olduğu , 6545 sayılı Kanunla getirilen değişiklikler nedeniyle söz konusu ilamla ilgili bir uyarlama yapılıp yapılmadığının araştırılması, yapılmamışsa, uyarlama yargılaması yapıldıktan sonra sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi, b. Hükümden önce 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunla 5237 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinde yapılan değişiklik yönünden , sanığın durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
C. … 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.03.2021 tarihli ve 2020/53 Esas, 2021/306 Karar sayılı kararı ile … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/65 E. (bozma sonrası) sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/65 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.
D. … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.12.2022 tarihli, 2021/65 Esas ve 2022/363 Karar sayılı kararı ile sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, suç tarihi itibari ile lehe olan 6545 sayılı Kanun değişikliği öncesi 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
E. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; “kararın itiraz kanun yoluna tabi olması nedeniyle dosyanın incelenmeksizin iadesi yönünde karar verilmesi” görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; Birleşen dosyaya konu suçun tarihi itibari ile sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dosya kapsamında yer alan olay tutanağının, uzmanlık raporunun ve aşamalardaki savunmaların içeriklerine göre, durumundan şüphelenilerek durdurulan sanığın, üst aramasında ele geçen 30 adet MDMA içeren tableti kullanmak için bulundurduğunun sabit olduğu; hakkında verilen tedavi ve denetimli serbestlik kararını ihlal etmesi üzerine hakkında suç tarihi itibari ile lehe olan 6545 sayılı Kanun değişikliği öncesi 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mahkûmiyet hükmü kurulduğu, sanığın geçmişine ve ele geçen uyuşturucu miktarına göre, alt sınırdan uzaklaşılarak temel cezanın belirlendiği, basit yargılama usulüne göre yapılan yargılama sonucu cezasında 1/4 oranında indirim yapıldığı, suça eğilimliği kişiliği nedeniyle bir daha suç işlemeyeceği kanaati oluşmadığından hakkında takdiri indirim, erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması düzenlemelerinin uygulanmadığı, adli sicil kaydındaki ilam nedeniyle tekerrür hükümlerinin uygulandığı; bozma ilamına uyularak ülke çapındaki tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri dosyalarının araştırılması sonucu, kamu davasının düşmesi koşullarını sağlayan herhangi bir kararın tespit edilemediği, tekerrüre esas alınan ilam yönünden mahkemesince uyarlama yapılmadığı, söz konusu ilamın 6545 sayılı Kanun değişikliği öncesi kesinleştiği ve infaz edildiğinin anlaşıldığı belirlenerek sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında bozmaya uyularak verilen ve süresinde temyiz edilen mahkûmiyet hükmü, temyize tabi olduğundan, tebliğnamedeki “kararın itiraza tabi olduğuna ve dosyanın incelenmeksizin iadesine karar verilmesi gerektiğine” ilişkin görüşe iştirak edilmemiştir.
Dosya kapsamından, … 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/53 Esas, 2021/306 Karar sayılı birleşen dosyasına konu suç tarihinin 07.08.2013, iddianame tarihinin 14.08.2013 olduğu; temyize konu ana dosyadaki suç tarihinin 09.07.2013, iddianame tarihinin ise 12.07.2013 olduğu; 12.07.2013 tarihli ana dosya iddianamesinin, birleşen dosyaya konu suç tarihinden önce düzenlenmesi nedeniyle hukuki kesinti oluştuğundan, zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı, iki suç yönünden ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiği, ancak birleşen dosyaya konu eylem yönünden herhangi bir hüküm kurulmadığı anlaşılmakla, sanık hakkında 07.08.2013 tarihli eylem nedeniyle her zaman hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, eleştiri dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.12.2022 tarihli, 2021/65 Esas ve 2022/363 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle, hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.04.2023 tarihinde karar verildi.