Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2023/5526 E. 2023/4234 K. 10.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/5526
KARAR NO : 2023/4234
KARAR TARİHİ : 10.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ : Değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.06.2011 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü ve 63 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

B. Şırnak Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.04.2012 tarihli ve 2011/191 Esas, 2012/180 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, lehine olan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca takdir edilen 10 ay hapis cezasına ve 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.

C. Kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 09.07.2013 tarihli 2012/20087 Esas, 2013/7143 Karar sayılı kararı ile, ” Hükümden önce 19.12.2006 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanun’la değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesinde, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmış olan sanık hakkında, birinci fıkraya göre cezaya hükmedilmeden ikinci fıkra gereğince sadece tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine ya da altıncı fıkranın yollaması uyarınca birinci fıkradaki ceza ile birlikte ikinci fıkradaki tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmesi öngörülmüş olup; bu iki seçenekten biri uygulanırken yasal gerekçe gösterilmesi, gerekçenin somut olgulara ve davranışlarına bağlı olarak, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyup uymayacağının değerlendirilmesine dayanması gerektiği gözetilmeden ve gerekçesi gösterilmeden, cezayla birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri seçeneğine göre hüküm kurulması,” zorunluluk bulunduğu gerekçesiyle 26.04.2012 tarihli hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

D. Bozma sonrası yapılan yargılama ile Şırnak Ağır Ceza Mahkemesinin 22.10.2013 tarihli, 2013/511 esas, 2013/535 karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilmiş, karar 16.12.2013 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmiştir.

E. Sanığın denetimli serbestlik tedbirine uymaması üzerine, Şırnak Ağır Ceza Mahkemesinin 22.01.2016 tarihli, 2016/17 Esas, 2016/46 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 6545 sayılı Kanun’un 85 inci maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası çerçevesinde suç tarihi itibarıyla lehine olan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca takdir

edilen 10 ay hapis cezasına dair hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Kararın 23.03.2016 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmiştir.

F. Sanığın denetim süresi içinde 22.06.2016 tarihinde işlediği “uyuşturucu madde kullanma” suçundan 03.10.2019 tarihlinde karar verildiği ve mahkûmiyet kararının 06.11.2020 tarihinde kesinleştiğinin ihbar olunması üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, Şırnak Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.02.2021 tarihli ve 2021/18 Esas, 2021/53 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hüküm açıklanarak, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan lehine olan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca hükmedilen 10 ay hapis cezası ile hak yoksunluğuna karar verilmiştir.

G. Kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 22.06.2022 tarihli 2022/285 Esas, 2022/8186 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında 6545 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası ve aynı Kanun’un 85 inci maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tesbiti açısından araştırma yapılmaması, sanığın hukuki durumunun basit yargılama usulü ve 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak sanığın hukuki durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması gerekçesiyle 25.02.2021 tarihli hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

H. Bozmaya uyularak, Şırnak Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.11.2022 tarihli ve 2022/209 Esas, 2022/249 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan bozma kararı doğrultusunda araştırmaları yaparak, takdiren basit yargılama usulü uygulanmasına yer olmadığına karar verilerek, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan lehine olan 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile hak yoksunluğuna karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafinin temyiz dilekçesi, verilen cezanın ertelenmesi kararı verilebileceği halde ertelenmediğine, usul ve yasaya aykırı kararın bozulması talebine ilişkindir.

III. GEREKÇE

Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;

Bozma öncesi hükmedilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin kesinleştiği 16.12.2013 tarihinden denetimli serbestlik tedbirine uymaması üzerine mahkemenin tensip tarihi olan 22.01.2016 tarihine kadar geçen 2 yıl 3 aylık sürede ve tedavi denetimli serbestlik tedbirine uymaması üzerine hükmedilen 22.01.2016 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşme tarihi olan 23.03.2016 tarihinden ihbara konu suçun işlendiği 22.06.2016 tarihine kadar geçen 2 ay 23 günlük sürede durma ve zamanaşımının yeniden işlemeye başlama tarihleri itibarıyla duran süreler dikkate alındığında da bozma öncesi mahkûmiyet hükmünün verildiği 26.04.2012 tarihinden, bozma sonrası mahkûmiyet hükmünün verildiği 24.11.2022 tarihine kadar 5237 sayılı Kanun’un 66 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde öngörülen 8 yıllık dava zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmıştır.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Şırnak Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.11.2022 tarihli ve 2022/209 Esas, 2022/249 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz talebi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereğince BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.05.2023 tarihinde karar verildi.