YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/5727
KARAR NO : 2023/5754
KARAR TARİHİ : 20.06.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/166 E., 2022/260 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu
veya uyarıcı madde bulundurma suçundan mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma ilâmı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Anamur Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.01.2011 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. Anamur Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.02.2012 tarihli ve 2011/31 Esas, 2012/291 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca teşdiden 1 yıl 6 ay hapis cezası ile hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
C. Kararın sanık tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 18.01.2018 tarihli 2013/5183 Esas, 2018/378 Karar sayılı kararı ile, “Suç konusu uyuşturucu maddenin miktarı, ele geçiriliş biçimi, sanıkların soruşturma aşamasındaki beyanları dikkate alınarak, sanık …’ın eyleminin ticaret amacıyla uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin delilleri tartışma ve değerlendirme görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilip görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı biçimde karar verilmesi” gerekçesiyle 26.02.2012 tarihli hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
D. Bozmaya uyularak, Anamur 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.02.2019 tarihli ve 2018/171 Esas, 2019/86 Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilerek dosya ağır ceza mahkemesine gönderilmiştir.
E. Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin 26.12.2019 tarihli ve 2019/274 Esas, 2019/562 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası çerçevesinde suç tarihi itibarıyla lehine olan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci birinci fıkrası uyarınca teşdiden takdir edilen 1 yıl 6 ay hapis cezasının, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası ve sekizinci fıkraları uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına ve sanığın beş yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiştir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, 10.02.2020 tarihinde itirazın reddi üzerine kesinleşmiştir.
F. Sanığın denetim süresi içinde 11.03.2021 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan … 8. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 12.04.2022 tarihli ve 2021/820 Esas, 2022/399 Karar sayılı mahkûmiyet kararının 07.06.2022 tarihinde kesinleştiğinin ihbar olunması
üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, Silifke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.07.2022 tarihli ve 2022/166 Esas, 2022/260 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hüküm açıklanarak, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan lehine olan 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılması ile hak yoksunluğuna ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına hükmedilmiştir.
G. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca usul ve yasaya uygun hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme yapıldığına, sanık savunmasının dikkate alınmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği kesin ve açık delil bulunması gerektiğine, sanığın beraatine karar verilmesini talep ettiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR (İlk Derece Mahkemesinin kabulüne göre)
Her ne kadar sanık … hakkında bozma ilamı doğrultusunda uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan görevsizlik kararı ile dosya gönderilmiş ise de, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanık …’ın aracında ele geçirilen uyuşturucu maddeleri ticaret amacıyla bulundurduğuna ilişkin cezalandırılmasına yeterli her türlü şüpheden uzak kesin delil elde edilemediği, ele geçirilen miktarın kullanım sınırlarının içerisinde olduğu, tanık …’un “sanık … daha önce eroin kullanıyordu. Eroin kullanmamak için bu haplardan kullanıyordu. Ben hap kullanmıyordum. Biz …’ya tatile gidiyorduk. Orada kalacaktık. O haplar …ın kullanması içindi. … bu hapları…’ten almıştı diye hatırlıyorum. Torpido gözündeki haplar …a aitti. Ben de ele geçirilen hapları ben … çok fazla kullanmasın diye ara ara vermek için almıştım. Ben kullanmıyordum. … günde 5-10 tane hap atıyordu. Eroini bırakmak için bu şekilde kullanıyordu.’ şeklindeki beyanları, ele geçirilen uyuşturucu miktarı, satışa dair delil bulunmaması, tanığın da bu hususu doğrulamaması dikkate alındığında sanığın eyleminin kül halinde kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçunu oluşturduğu, gerekçesi ile mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV.GEREKÇE
03.10.2010 günü saat 23.00 sıralarında trafik ekiplerinin hakkında ehliyetten işlem yaptıkları ve araçta bulunan bir şahsın kimliğinin olmaması sebebiyle şahıslardan şüphelenilmesi üzerine durumun Jandarmaya bildirildiği ve kimlik bilgilerinin teyit edildiği esnada araçta ruhsatsız silah olabileceği ihbarı üzerine usule uygun olarak alınan arama kararına istinaden araçta yapılan aramada şoför mahallinde bulunan koltuk üzerinde tabanca, şarjör ve mermi ile torpido gözünde telefon kılıfı içerisinde mavi renkli poşete sarılmış vaziyette suça konu 50 adet sarı renkte hapın ele geçirildiği olayda, ele geçen suç konusu uyuşturucu maddenin miktarı, ele geçiriliş şekli, ele geçen uyuşturucu maddenin kullanım sınırlarının çok üzerinde bulunması ve dosya içeriğine göre, aleyhine delil olmadığı aşamada sanığın torpido gözünün içinde bulunan hapların kendisine ait olduğunu belirterek kendi suçunu ortaya çıkarması göz önüne alındığında hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği hususu birlikte değerlendirildiğinde; sanığın eyleminin “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suçun niteliği hatalı değerlendirilerek “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi, hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Silifke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.07.2022 tarihli ve 2022/166 Esas, 2022/260 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, Üye …’in eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına ilişkin karşı oyu ve oy çokluğuyla, BOZULMASINA,
5320 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrası ve 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza yönünden SANIĞIN KAZANILMIŞ HAKKININ SAKLI TUTULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.06.2023 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ
Ceza Muhakemesinin en önemli ilkelerinden biri olan ve Latince “İn dubio pro reo” olarak ifade edilen “kuşkudan sanık yararlanır” ilkesi uyarınca, sanığın bir suçtan cezalandırılmasının temel şartı, suçun şüpheye yer vermeyen bir kesinlikte ispat edilmesidir.
Sanık tarafından gerçekleştirildiği şüpheli ve tam olarak aydınlatılmamış olaylar ve iddialar, sanığın aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulamaz. Cezaya mahkûmiyet ulaşılan ihtimali kanaate değil, kesin ve açık ispata dayanmalıdır.
TCK’nın 188. maddesinin 3. fıkrasında hareket unsuru, uyuşturucu / uyarıcı maddeyi ruhsatsız ve ruhsata aykırı olarak, satmak, satışa arzetmek, başkalarına vermek, sevk etmek, nakletmek, depolamak, satın almak, kabul etmek, bulundurmaktır.
Ancak, sayılan bu eylemlerin kullanma dışında bir amaçla gerçekleştirilmesi gereklidir.
Dosya kapsamına göre, sanığa ait olduğu kabul edilen 45 adet hapın … Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce yapılan analizinde Amfetamin ve … kesici Asetaminofen, katkı maddelerinden Kafein ve Teofilin içerdiği tespit edilmiştir.
Sanık bu hapların kendisine ait olduğunu bu hapları kullandığını, kimseye vermediğini, satmadığını beyan etmiştir. Bu durumun aksi dosya içeriğinde ispatlanamamıştır.
Ortada sanığın sorumlu olacağı 45 adet uyuşturucu sayılan hap mevcuttur.
Yukarıda üçüncü paragrafta açıkladığım gibi, sanığın TCK’nın 188. maddesinin 3. fıkrasında sayılan hareket unsurlarının, kullanma amacı dışında yapıldığını gösteren eylemi yoktur.
45 adet hapın başkasına verileceği, temin edileceğini gösteren herhangi bir olgu yoktur. Bu hapları bulunduran, kullanan kişiler için, bu miktar hapın ticari amaçla bulundurduğunu ispat etmek dosya kapsamına göre mümkün değildir. Bu bir ispat sorunudur.
Açıkladığım bu nedenlerle, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu/uyarıcı madde bulundurma suçundan yaptırım uygulanması gerektiği düşüncesinde olduğumdan, sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.