Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2023/5858 E. 2023/4725 K. 24.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/5858
KARAR NO : 2023/4725
KARAR TARİHİ : 24.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/724 E., 2022/912 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci

maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 27. Ceza Mahkemesinin 01.12.2015 tarihli ve 2015/674 Esas, 2015/804 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ( 5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci , 50 nci maddesi ve 52 nci maddesi uyarınca 6.000,00 TL adli para cezasına karar verilmiştir.
2. … 27. Ceza Mahkemesinin 01.12.2015 tarihli ve 2015/674 Esas, 2015/804 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 21.03.2022 tarihli 2019/8586 Esas, 2022/3531 Karar sayılı kararı ile
” Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1. Suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan TCK’nın 191. maddesinde sanığa isnat edilen suç için temel ceza miktarının “bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası” olarak belirlendiği; hükümden sonra yürürlüğe giren 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile başlığıyla birlikte yeniden düzenlenmiş olan 5271 sayılı CMK’nın “Basit Yargılama Usulü” başlıklı 251. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “Asliye Ceza Mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki düzenlemeye, 7188 sayılı Kanun’un geçici 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan “01.01.2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme ile sınırlama getirilmiş ise de; Anayasa Mahkemesinin 19.08.2020 tarihli 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile, “…kovuşturma evresine geçilmiş…” ibaresinin, aynı bentte yer alan “…basit yargılama usulü…” yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi sebebiyle kovuşturma evresine geçilmiş olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanun’un 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan düzenlemenin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, Ceza Muhakemesi Kanunu’nda yapılan değişikliklerin ise derhal uygulanması gerekmekle

birlikte, basit yargılama usulü uygulanan olaylarda CMK’nın 251. maddesinin 3. fıkrasına göre; “mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararının neticeleri itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğunun ve CMK’nın 251. maddesinin 3. fıkrasında yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, TCK’nın 7. maddesi ile CMK’nın 251. maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle sanığın hukuki durumunun “Basit Yargılama Usulü” yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2. … 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.10.2014 tarih ve 2014/359 Esas 2014/122 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında verilen 10 ay hapis cezasına ilişkin olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olması karşısında, hüküm açıklanırken, CMK’nın 231/7. maddesinde yer alan “Açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde, mahkûm olunan hapis cezası ertelenemez ve kısa süreli olması halinde seçenek yaptırımlara çevrilemez” şeklindeki düzenlemeye aykırı bir şekilde, bahse konu hapis cezasının TCK’nın 50. maddesi kapsamında 6.000 TL adli para cezasına çevrilerek mahkûmiyet hükmü kurulmuş olması,”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma sonrası yapılan yargılama ile … 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.06.2022 tarihli ve 2022/724 Esas, 2022/912 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan lehine olan 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci , 50 nci maddesi ve 52 nci maddesi uyarınca 6.000,00 TL adli para cezasına karar verilmiştir.
4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık 05.09.2022 tarihli temyiz dilekçesi ile hakkında verilen cezanın hukuka ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek temyiz talebinde bulunmuştur.
III. OLAY VE OLGULAR
Yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde suç tarihi olan 10.02.2014 günü … 6. Sulh Ceza Mahkemesinin 2014/108 D.İş numaralı arama el koyma

kararına istinaden aynı gün saat: 17:00 sıralarında …… isimli şahsın 1241/6 sok No:9 Yenişehir Konak … adresinde yapılan aramada her hangi bir suç unsuruna rastlanmadığı, ……’ın eşi olan adının … olduğu öğrenilen sanığın yapılan üst aramasında sütyenin içinde iki adet meşe tabir edilen uyuşturucu olduğu tahmin edilen şüpheli maddelerin ele geçirildiği ve muhafaza altına alındığı şüpheli maddenin yapılan fiziksel inceleme, kimyasal reaktiflerle renk testleri ve ince tabaka kromatografisi sonucunda söz konusu maddenin esrar aktif maddelerinden Tetrahydrocannabinol (THC) ihtiva eden bitki parçası olduğunun tespit edildiği, esrar içerdiği ve yasaklı maddelerden olduğunun belirtildiği bu şekilde sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçunu işlediği gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE

Kabul edilebilir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;

Bozma kararı sanık lehine olsa dahi, bozmadan sonra yapılan yargılamada yerel mahkemece sanığa duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilip, duruşmadan haberdar olmasının sağlanması gerekmekte olup, somut olayda, bozma sonrasında, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca sanığa çıkartılan davetiyenin iade geldiği anlaşılmakla, sanığa usulüne uygun tebliğ yapılmaması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR

Başkaca yönleri incelenmeyen … 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.06.2022 tarihli ve 2022/724 Esas, 2022/912 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.05.2023 tarihinde karar verildi.