YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/5926
KARAR NO : 2023/4695
KARAR TARİHİ : 24.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/205 E., 2022/298 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.01.2012 tarihli ve 2012/2490 Esas, 2011/110909 Soruşturma sayılı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.04.2012 tarihli ve 2012/59 Esas, 2012/94 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.
C. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.06.2014 tarihli ve 2014/215 Esas, 2014/197 Karar sayılı kararı ile sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesi, 52 nci maddesi uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
D. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.06.2014 tarihli ve 2014/215 Esas, 2014/197 Karar sayılı kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 08.07.2019 tarihli ve 2017/5466 Esas, 2019/4902 Karar sayılı kararı ile;
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipinin doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanık …ın elindeki çantada bulunan suç konusu uyuşturucu maddeyi almak için sanıkların anlaştığı, ancak henüz teslim alınmadan uyuşturucu maddenin sanık …ta yakalandığı; böylece sanık …’nın eyleminin “teşebbüs aşamasında” kaldığı dikkate alınarak, hakkında TCK’nın 35. maddesinin uygulanması gerektiğinin dikkate alınmaması,
2- Suç tarihinde, hakkında tedavi ve denetimli serbestlik kararı verilen …ta ele geçirilen suç konusu uyuşturucu maddeyi birlikte içeceklerini söyleyerek, aleyhinde yeterli delil bulunmadığı aşamada ikrarı ile kendi suçunun ortaya çıkmasını sağlayan sanık hakkında TCK’nın 192/3. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
E. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.11.2019 tarihli ve 2019/186 Esas, 2019/436 Karar sayılı kararı
ile sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesi, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesi, 52 nci maddesi uyarınca 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
F. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.11.2019 tarihli ve 2019/186 Esas, 2019/436 Karar sayılı kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 14.02.2022 tarihli ve 2020/3900 Esas, 2022/1366 Karar sayılı kararı ile;
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilen dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan TCK 191. maddesinde sanığa isnat edilen suç için temel ceza miktarının “bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası” olarak belirlendiği; hükümden sonra yürürlüğe giren 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile başlığıyla birlikte yeniden düzenlenmiş olan 5271 sayılı CMK’nın “Basit Yargılama Usulü” başlıklı 251. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “Asliye Ceza Mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki düzenlemeye, 7188 sayılı Kanun’un geçici 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan “01.01.2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme ile sınırlama getirilmiş ise de; Anayasa Mahkemesinin 19/08/2020 tarihli 31218 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan, 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 sayılı iptal kararı ile “…kovuşturma evresine geçilmiş…” ibaresinin, aynı bentte yer alan “…basit yargılama usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi sebebiyle kovuşturma evresine geçilmiş olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanun’un 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan düzenlemenin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, Ceza Muhakemesi Kanununda yapılan değişikliklerin ise derhal uygulanması gerekmekle birlikte, basit yargılama usulü uygulanan olaylarda CMK’nın 251. maddesinin 3. fıkrasına göre; “mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararının neticeleri itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğunun ve CMK’nın 251. maddesinin 3. fıkrasında yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, TCK’nın 7. maddesi ile CMK’nın 251. Maddesi
hükümleri gözetilmek suretiyle sanığın hukuki durumunun “Basit Yargılama Usulü” yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
G. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.06.2022 tarihli ve 2022/101 Esas, 2022/201 Karar sayılı kararı ile sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesi, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve son bendi, 50 nci maddesi, 52 nci maddesi uyarınca 1.120,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
H. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.06.2022 tarihli ve 2022/101 Esas, 2022/201 Karar sayılı kararının, sanık müdafii tarafından itirazı üzerine … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.10.2022 tarihli ve 2022/205 Esas, 2022/298 Karar sayılı kararı ile sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesi, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesi, 52 nci maddesi uyarınca 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle:
1. CMK’nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca davanın düşmesine karar verilmesi gerektiğine,
2. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanması gerektiğine,
3. Eksik inceleme ile mahkûmiyet kararı verildiğine,
4. Mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına,
5. Kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Kolluk görevlilerince üç şahsın durumundan şüphelenilerek şahısların takibe alındığı, şüphelilerin elinde bir çanta gördükleri, şüphelilerin yanına gidilerek çantada ne olduğu sorulduğunda şüphelilerin bir cevap veremediklerinin görüldüğü, çanta içinde uyuşturucu olup olmadığı sorulduğunda şüphelilerden Suat’ın uyuşturucu olduğunu işaret etmesi üzerine çantanın açılıp konrol edildiği ve içeresinden esrar ele geçirildiği, diğer şüphelilerin Mustafa ve Musa olduklarının anlaşıldığı, sanık …’nın suça konu
uyuşturucu maddeyi henüz teslim almadığı, uyuşturucu maddelerin henüz temyiz incelemesi dışı sanık Suat’ta iken yakalandığı, buna göre sanık …’nın eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı, ayrıca aleyhinde yeterli delil bulunmadığı aşamada suça konu uyuşturucu maddeyi birlikte içeceklerini söyleyerek kendi suçunun ortaya çıkmasını sağladığı, bu nedenle hakkında TCK’nın 192/3. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği anlaşılmış, böylelikle sanığın üzerine atılı kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediği kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.10.2022 tarihli ve 2022/205 Esas, 2022/298 Karar sayılı kararında, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.10.2022 tarihli ve 2022/205 Esas, 2022/298 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.05.2023 tarihinde karar verildi.