Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2023/5954 E. 2023/4689 K. 23.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/5954
KARAR NO : 2023/4689
KARAR TARİHİ : 23.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un
317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Konya Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.02.2010 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesi ile 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. Konya (Kapatılan) 5. Sulh Ceza Mahkemesinin, 01.07.2010 tarihli ve 2010/245 Esas, 2010/796 Karar sayılı kararı ile 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir. Kararın 16.07.2010 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmesi ile, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosya Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmiştir.

3. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, Konya (Kapatılan) 5. Sulh Ceza Mahkemesinin, 18.10.2011 tarihli ve 2011/326 Esas, 2011/979 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan karar tarihinde yürülükte olan 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun’un 62 nci, 50 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 52 nci maddesi uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmiştir.

4. Kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 14.06.2016 tarihli 2019/1303 Esas, 2019/7310 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6545 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası ve aynı Kanun’un 85 inci maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun’un geçici 7 inci maddesinin olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tespiti açısından araştırma yapılması gerektiği, gerekçesiyle 18.10.2011 tarihli hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

5. Bozmaya uyularak, Konya 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.10.2016 tarihli ve 2016/451 Esas, 2016/625 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan lehine olan 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, aynı
Kanun’un 62 nci ve 52 nci maddesi uyarınca hükmedilen 6.000,00 TL adli para cezasının, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası ve sekizinci fıkraları uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına ve sanığın beş yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiştir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, 18.11.2016 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmiştir.

6. Sanığın denetim süresi içinde 27.02.2020 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Konya 8. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 26.11.2020 tarihli ve 2020/409 Esas, 2020/569 Karar sayılı mahkûmiyet kararının 04.12.2020 tarihinde kesinleştiğinin ihbar olunması üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, Konya 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.03.2021 tarihli ve 2021/49 Esas, 2021/270 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hüküm açıklanarak, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan lehine olan 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun’un 62 nci maddesi, 50 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesi uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmiştir.

7. Kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 29.11.2021 tarihli ve 2021/15920 Esas, 2021/12611 Karar sayılı kararı ile, gerekçesiz hüküm kurulması ve sanığın hukuki durumunun basit yargılama usulü yönünden belirlenmesinde zorunluluk bulunması, gerekçesiyle 30.03.2021 tarihli hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

8. Bozmaya uyularak, Konya 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.10.2016 tarihli ve 2016/451 Esas, 2016/625 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan lehine olan 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci ve 50 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesi ile basit yargılama usulü uygulandığından 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesi kapsamında 4.500,00 TL adli para cezasına karar verilmiştir.

9. Karara sanık müdafii tarafından itiraz edilmesi üzerine, dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, Konya 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.11.2022 tarihli ve 2022/378 Esas, 2022/796 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan lehine olan 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci vee 50 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesi uyarınca 6.000,00 TL adli para cezasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafii, 8 yıllık dava zamanaşımının dolması nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararı temyiz etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

Olay tarihinde sanığın Konya Adli Emanetinin 2010/743 sırasında kayıtlı … Polis Kriminal Laboratuvarı Müdürlüğünün 09.04.2010 tarihli raporuna göre esrar maddesi olduğu anlaşılan uyuşturucu maddeyi kullanmak amacıyla bulundurduğu, sanık hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedildiği, hükmün infazı sırasında … Numune Eğitim ve Araştırma Hastaseninin (AMATEM) 08.02.2011 tarihli raporunda yapılan tahlilde sanığın aktif uyuşturucu madde kullandığının tespit edildiği, bu şekilde sanığın tedavi ve denetimli serbestlik programına uymadığı, gerekçesiyle atılı suçtan mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

Sanığın 13.02.2010 tarihli eyleminden dolayı Konya (Kapatılan) 5. Sulh Ceza Mahkemesinin, 01.07.2010 tarihli kararı ile verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına dair karar ile zamanaşımının, kararın kesinleştiği 16.07.2010 tarihli ile mahkemece sanığın tedbire uymaması üzerine yeniden yargılamaya başladığı tensip tarihi olan 05.04.2011 tarihine kadar ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 18.11.2016 tarihi ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali niteliğindeki eylemin gerçekleştiği tarih olan 27.02.2020 tarihi arasında durduğu gözetildiğinde, Mahkemenin bozma öncesi son mahkûmiyet kararını verdiği 18.10.2011 tarihinden itibaren ilk bozma ilamı sonrası mahkûmiyet kararını verdiği 30.03.2021 tarihinde ve bu mahkûmiyet kararı ile ikinci bozma ilamı sonrası mahkûmiyet kararını verdiği 22.11.2022 tarihinde, 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde öngörülen 8 yıllık dava zamanaşımı süresi dolmadığı gibi, duran süreler ilave edildiğinde temyiz inceleme tarihi itibarıyla 5237 sayılı Kanun’un 67 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında öngörülen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin de dolmadığı belirlenmiştir.

Durumundan şüphelenilerek durdurulan sanığın, önleme arama kararına istinaden yapılan üst aramasında
suça konu uyuşturucu maddenin ele geçirildiği ve sanığın aşamalarda alınan savunmalarında, tutanak içeriğini doğrulayarak, kullanım sınırında bulunan suça konu esrar maddesini içmek amacıyla üzerinde bulundurduğunu ikrar ettiği, hakkında verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine, denetim sırasında yeniden uyuşturucu madde kullandığının tespiti üzerine son verildiği anlaşılan olayda, bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiş ve hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Konya 17. Asliye Ceza Mahkemesi 22.11.2022 tarihli ve 2022/378 Esas, 2022/796 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık müdafiinin temyiz isteminin reddiyle, hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.05.2023 tarihinde karar verildi.