YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/6003
KARAR NO : 2023/5464
KARAR TARİHİ : 13.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/672 E., 2023/82 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.11.2013 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesi ile 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. … (Kapatılan) 5. Sulh Ceza Mahkemesinin, 08.04.2014 tarihli ve 2013/1117 Esas, 2014/568 Karar sayılı kararı ile 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir. Kararın 13.06.2014 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmesi ile, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosya Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmiştir.
C. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, … 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2015 tarihli ve 2015/112 Esas, 2015/419 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan karar tarihinde yürülükte olan 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun’un 62 nci, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 52 nci maddesi uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmiştir.
D. Kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 02.06.2022 tarihli 2020/9488 Esas, 2022/7224 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında gerekçesiz hüküm kurulması ve basit yargılama usulünün değerlendirilmesi gerektiği, gerekçesiyle 28.04.2015 tarihli hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
E. Bozmaya uyularak, … 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.01.2023 tarihli ve 2022/672 Esas, 2023/82 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan lehine olan 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci vee 50 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası uyarınca 6.000,00 TL adli para cezasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın iddianameye konu suçu işlemediğine, kastının bulunmadığına, suçun kanuni unsurlarının oluşmadığına, sanığın suç
oluşturan eyleminin bulunmadığına, somut ve kesin delil bulunmadığına, sanığın suçlamayı kabul etmediğine, ele geçirilen poşet üzerinde parmak izi incelemesi yapılmadığına, paketin sanığa ait olmadığına, zamanaşımı süresinin dolduğuna, şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR (İlk Derece Mahkemesinin kabulüne göre)
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, sanığın olay tarihinde polisi görerek kaçması üzerine yapılan kovalamaca sonucu yakalandığı, kaçtığı esnada yere attığı madde ele geçirilerek alınan kriminal raporda uyuşturucu olduğunun tespit edildiği, sanık hakkında açılan kamu davasının yargılaması sonucunda doğrudan tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verildiği, … denetimli serbestlik Müdürlüğünün 28.01.2015 tarihli yazısında denetim süresi içerisinde … Devlet Hastanesinin 17.12.2014 tarihli raporu ile esrar kullandığının tespit edilmesi üzerine ihlalen dosyanın kapatıldığı, sanığın olay tarihinde attığı maddenin alınan kriminal raporu ile uyuşturucu madde olduğunun tespit edildiği, tutulan tutanaklar, dinlenen tanıklar ve beyanları, denetim dosyası karşısında sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilmeyerek ” uyuşturucu kullanmadım, doktor kullanım ortamında bulunmam halinde pozitif çıkabileceğini söyledi, ben uyuşturucu yakalatmış değilim, üzerimde uyuşturcu yoktu” şeklindeki tevilli ikrarı ile eylemin sübut bulduğu, gerekçesi ile atılı suçtan mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Mahkemenin bozma öncesi son mahkûmiyet kararını verdiği 28.04.2015 tarihinden itibaren bozma ilamı sonrası mahkûmiyet kararını verdiği 11.01.2023 tarihi arasında 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde öngörülen 8 yıllık dava zamanaşımı süresi dolmadığı gibi, sanığın 09.10.2013 tarihli eyleminden dolayı, zamanaşımının, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına dair kararın kesinleştiği 13.06.2014 tarihli ile mahkemece sanığın tedbire uymaması üzerine yeniden yargılamaya başladığı tensip tarihi olan 04.02.2015 tarihine kadar durduğu gözetildiğinde, duran süreler ilave edildiğinde temyiz inceleme tarihi itibarıyla 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasında öngörülen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin de dolmadığı belirlenmiştir.
09.10.2013 günü saat 17.10 sıralarında devriye görevini ifa eden ekipleri görünce kaçan sanığın, kaçtığı esnada elinden beyaz renkli defter kağıdına sarılı suça konu esrarı atarken görüldüğü, tutanak
mümziilerinin Mahkemede tanık sıfatı ile verdikleri beyanlarında olayı doğruladıkları, sanığın hakkında verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine, denetim sırasında yeniden uyuşturucu madde kullandığının tespiti üzerine son verildiği anlaşılan olayda, bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiş ve hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.01.2023 tarihli ve 2022/672 Esas, 2023/82 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık müdafiinin temyiz isteminin reddiyle, hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.06.2023 tarihinde karar verildi.