YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/6107
KARAR NO : 2023/5305
KARAR TARİHİ : 08.06.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.10.2015 tarihli ve 2015/136 Esas, 2015/445 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188’inci maddesinin üçüncü fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca alt sınırdan uzaklaşılarak 6 yıl 1 ay 10 gün hapis ve 3.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. … 3. Ağır Ceza Mahkemesi kararının, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 21.04.2022 tarihli ve 2019/8021 Esas, 2022/5352 Karar sayılı kararı ile; “Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilen dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1. Olay tutanağı içeriğine ve dosya kapsamına göre; suç tarihinde elinde valiz ile tek başına yürümekte olan ve kolluk görevlilerini fark ederek kovalamaca sonrası yakalanan sanık Fırat’ın bıraktığı valiz içerisinde suç konusu uyuşturucu maddenin ele geçirildiği olayda; sanık Fırat’ın sonraki aşamalarda döndüğü müdafili kolluk ifadesinde, “…söz konusu valizi kendisine sanık …’ın verip polisleri görünce kaçtığına…” ilişkin soyut beyanı dışında aleyhine mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığı aşamada, savcılık ifadesi ve sulh ceza hakimliğindeki sorgusunda, “…Fırat ile birlikte Suriye’li bir şahsın kendilerine verdiği ve içinde ne olduğunu bilmedikleri valizi taşırlarken polisleri görünce kaçtığına…” ilişkin tevil yollu ikrarı ve mahkemeye hitaben yazdığı 11.08.2020 tarihli dilekçede “…Fırat ve ailesi bana çocuk yaşta olduğumdan uyuşturucu taşıma işi veriyorlardı…” şeklinde ikrarı ile kendi suçunun ortaya çıkmasına yardım eden sanık hakkında, TCK’nın 192/3. maddesindeki etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2. Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olan sanık hakkında, 5395 sayılı Kanun’un 35. maddesi uyarınca bireysel özelliklerini ve sosyal çevresini gösteren sosyal inceleme raporu alınmaması ya da alınmama gerekçesinin hükümde gösterilmemesi,” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
C. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.10.2022 tarihli ve 2022/300 Esas, 2022/311 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188’inci maddesinin üçüncü fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü
maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca alt sınırdan uzaklaşılarak 3 yıl 20 gün hapis ve 1.650,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde rutin çalışmalar sırasında, kolluk görevlilerince Güney Kuşak Bulvarı Emin Ağa Caddesi orta refüjünde elinde mavi renkli tekerlekli valiz bulunan hakkındaki mahkûmiyet hükmü kesinleşen temyiz dışı sanık Fırat Güner’in yanına gidildiğinde temyiz dışı sanık Fırat’ın valizi bırakarak kaçtığı ve kovalamaca sonrası yakalandığı, valiz kontrol edildiğinde net 2840 gram esrar ele geçirildiği olayda; temyiz dışı sanık Fırat’ın sonraki aşamalarda döndüğü müdafili kolluk ifadesinde, “…söz konusu valizi kendisine sanık …’ın verip polisleri görünce kaçtığına…” ilişkin beyanı sonrası hakkında soruşturma başlatılan sanık …’ın aşamalardaki müdafili beyanlarındaki tevil yollu ikrarıyla kendi suçunun ortaya çıkmasına yardım ettiği anlaşıldığından, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verildiği ve hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulandığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aşağıdaki hususlar dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
A. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince 18 yaşını doldurmayan sanık hakkında aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
B. Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuk hakkında 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106 ncı maddesinin dördüncü fıkrasına aykırı olarak,
ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği hususunun ihtarına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu,
Değerlendirilmiş; ancak her iki hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.10.2022 tarihli ve 2022/300 Esas, 2022/311 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322’nci maddesi gereği hükmün;
A. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin düzenlendiği 7 nci paragrafının hükümden çıkartılması,
B. Adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin 6 ncı paragrafından “…taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceğinin ve 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca adli para cezasının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma kararı verilebileceği de gözetilerek, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilebileceğinin SSÇ’ye ihtarına,” ibaresi çıkartılarak yerine ”taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil edileceğine” ibaresinin eklenmesi,
Suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.06.2023 tarihinde karar verildi.