Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2023/6125 E. 2023/4710 K. 24.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/6125
KARAR NO : 2023/4710
KARAR TARİHİ : 24.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/687 E., 2023/12 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin yasal süre içinde olmaması nedeniyle reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.04.2019 tarihli ve 2018/436 Esas, 2019/214 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 14.07.2020 tarih ve 2019/3184 Esas, 2020/2003 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının, sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 19.10.2022 tarihli ve 2020/22541 Esas, 2022/10521 Karar sayılı kararı ile;
“Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
1- Suça konu uyuşturucu maddelerin ele geçirilmesinden sonra, aleyhinde temyiz dışı sanık ……’nin beyanı dışında yeterli delil bulunmadığı aşamada, evde ele geçirilen ve miktar itibarıyla kişisel kullanım sınırında bulunan uyuşturucu maddeleri temyiz dışı sanık …… ve kendi kullanımı için temin ettiğini beyan ederek, ikrarı ile kendi suçunun ortaya çıkmasına yardım eden sanık hakkında, TCK’nın 192/3. maddesindeki etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Hükümden sonra 7242 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikler nedeniyle, TCK’nın 53. maddesinin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,” nedenleriyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
D. İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.01.2023 tarihli ve 2022/687 Esas, 2023/12 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 9 yıl 4 ay 15 gün hapis ve 18.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

E. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Her türlü şüpheden uzak, somut ve yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
3. Suça konu kokainin sanığa ait olmadığına,
4. Sanığın uyuşturucu madde kullanıp kullanmadığına ilişkin gerekli işlemlerin yapılmaması sebebiyle eksik inceleme yapıldığına,
5. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İhbar ve istihbari bilgi üzerine, sanık … ile hakkında değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen…nin birlikte ikamet ettikleri tespit edilen evde yapılan arama sonucu gömme dolap içerisinde, 3 parça halinde esrar, 1 parça halinde kokain, saksıya ekili halde kenevir ve tomar halinde ağzı kilitli poşet ele geçen olayda;
İhbar üzerine yapılan ev aramasında dolap içerisine gizlenmiş ayrı ayrı paketlenmiş farklı türde uyuşturucu maddenin bulunduğu, suça konu uyuşturucu maddenin günlük kullanım miktarının çok üstünde olduğu, uyuşturucu madde paketlenmesinde kullanıldığı düşünülen çok sayıda ağzı kilitli poşetin ele geçirildiği, tutanak mümzilerinin beyanları ve olay tutanağı bir bütün olarak değerlendirilerek birbiriyle çelişen savunmalara itibar edilmediği, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediğine dair vicdani kanaate varıldığı gerekçesiyle mahkûmiyetine ve bozma kararına uyulmakla suça konu uyuşturucu maddeleri kendisi ve …için temin ettiğine dair ikrarı nedeniyle hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, sanığın sabit görülen eyleminin satmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak değil temyiz dışı sanık
Mine’ye uyuşturucu madde temin etmek olduğu anlaşılmakla; sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Sanık … ile…nin esrar kullandıklarına dair beyanları,…nin kovuşturma aşamasında esrar maddesini kendisine sanık …’in verdiğini beyan etmesi, sanık …’in ise kovuşturma aşamasında sadece esrarların kendisine ait olduğunu beyan etmesi karşısında; sanıkların birlikte yakalandıkları evde yapılan arama sonucu ele geçen kişisel kullanım sınırı içerisindeki kokaini, sanığın savunmasının aksine, kullanma amacı dışında başka bir amaçla bulundurduğuna ya da…nin kullanması amacıyla temin ettiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla; sanık hakkında hükmedilen temel ceza üzerinden 5237 sayılı Kanun’un dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca artırım yapılarak fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.01.2023 tarihli ve 2022/687 Esas, 2023/12 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.05.2023 tarihinde karar verildi
.