YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/6308
KARAR NO : 2023/5347
KARAR TARİHİ : 08.06.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/212 E., 2022/344 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
SUÇ TARİHLERİ : 29.06.2013, 13.07.2013, 29.07.2013
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.12.2014 tarihli ve 2013/423 Esas, 2014/433 Karar sayılı kararı ile;
1. Sanık …’ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesi, 52 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 120,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına,
2. Sanık …’in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
B. … 2. Ağır Ceza Mahkemesi kararının, sanık … müdafii ve sanık … tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 12.05.2022 tarihli ve 2020/8406 Esas, 2022/6193 Karar sayılı kararı ile;
“…… 3-Sanık … hakkında kurulan hükmün incelenmesinde:
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenler dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 28.04.2015 tarih, 2014/462 esas, 2015/135 karar ve 2014/848 esas, 2015/136 karar sayılı kararlarında da bahsedildiği üzere; alıcı görevli tarafından sanıktan birden fazla kez esrar satın alınmasının, ayrıca suç oluşturmayacağı ve gerçek anlamda bir “alım -satım” söz konusu olmadığı gözetilmeden atılı suçun zincirleme olarak işlendiği kabul edilerek, sanığın cezasının TCK’nın 43. maddesi ile artırılması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
2- TCK’nın 53. maddesinin uygulanması açısından, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler göz önüne alınarak sanığın durumunu yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA,
4-Sanık … hakkında kurulan hükmün incelenmesinde:
a-28/06/2014 tarih ve 29044 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 18/06/2014 tarih ve 6545 sayılı Kanun’un 66. maddesi ile TCK’nın 188. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “beş yıldan on beş yıla kadar” ibaresinin “on yıldan az olmamak üzere” şeklinde değiştirildiği ve CMK’nın 150. maddesinin 3. fıkrası uyarınca sanığa atılı uyuşturucu madde ticareti suçu nedeniyle zorunlu müdafi görevlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
b- TCK’nın 53. maddesinin uygulanması açısından, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler göz önüne alınarak sanığın durumunu yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
c- Sanığın tekerrüre esas alınan mahkûmiyetine konu suç tarihinde on sekiz yaşından küçük olduğundan bu mahkûmiyetin TCK’nın 58/5. maddesi uyarınca tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, ” karar verilmiştir.
C. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.09.2022 tarihli ve 2022/212 Esas, 2022/344 Karar sayılı kararı ile;
Sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Sanığın uyuşturucu madde kullanıcısı olduğuna,
2. Kesin delil bulunmadığından sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Delillerin hukuka aykırı olarak elde edildiğine,
4. Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
5. 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna,
İlişkindir.
B. Sanık … ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Delillerin hukuka aykırı olarak elde edildiğine,
2. Kesin delil bulunmadığından sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. 5237 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna,
4. Sanığın uyuşturucu madde kullanıcısı olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık …’ın 13.07.2013 tarihinde iki kez ve 29/07/2013 tarihinde bir kez olmak üzere, gizli soruşturmacılara üç kez esrar sattığı; sanık …’in ise 29.06.2013 tarihinde gizli soruşturmacılara esrar sattığı gerekçesiyle sanıkların mahkûmiyetlerine,
Sanıkların gelecekleri üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin takdiren uygulanmamasına,
IV. GEREKÇE
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Mahkemenin, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, delilerin hukuka uygun olarak elde edildiği anlaşıldığından, sanıklar müdafileri ve sanık …’in temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.09.2022 tarihli ve 2022/212 Esas, 2022/344 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri ve sanık … tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafileri ve sanık …’in temyiz sebeplerinin reddiyle, hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.06.2023 tarihinde karar verildi.