YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/6335
KARAR NO : 2023/4978
KARAR TARİHİ : 31.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/27 E., 2021/133 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Düşme
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412
sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Kozan Cumhuriyet Başsavcılığının 23.05.2008 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. Kozan Sulh Ceza Mahkemesinin, 24.06.2009 tarihli ve 2008/348 Esas, 2009/662 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5560 sayılı Kanun’la değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 inci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezasına ve ikinci fıkrası gereği tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.
C. Kozan Sulh Ceza Mahkemesinin, 24.06.2009 tarihli ve 2008/348 Esas, 2009/662 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 11.09.2014 tarihli ve 2014/820 Esas, 2015/210 Karar sayılı kararı ile; ” Hükümden sonra 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile değiştirilen TCK’nın 191. maddesi ve aynı Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası uyarınca, daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan sanık hakkında 191. madde hükümleri çerçevesinde “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararı verilmesinde zorunluluk bulunması” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
D. Kozan 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.06.2015 tarihli ve 2014/820 Esas, 2015/210 Karar sayılı kararı ile bozmaya uyularak, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 6545 sayılı Kanun’un 85 inci maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası çerçevesinde suç tarihi itibarıyla lehine olan 5560 sayılı Kanun’la değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca takdir edilen 10 ay hapis cezası ile hak yoksunluğuna dair hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulanmasına karar verilmiştir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, 04.09.2015 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmiştir.
E. Sanığın denetim süresi içinde 29.05.2018 tarihinde işlediği “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan Kozan Ağır Ceza Mahkemesince verilen 16.05.2019 tarihli mahkûmiyet kararının 04.12.2020 tarihinde kesinleştiğinin ihbar olunması üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, Kozan 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.03.2021 tarihli ve 2021/27 Esas, 2021/133 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hüküm açıklanarak, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan lehine olan 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun’la değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezasına karar verilmiştir.
F. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşmesi yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri, olay tarihinde üzerinde ve evinde uyuşturucu madde bulunmadığına ve verilen cezanın haksız olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece, olay olduğunun bildirilmesi üzerine ekiplerce olay yerine intikal edildiğinde …’nin oğlu olan … ile aralarında para meselesi yüzünden tartıştıklarını gördükleri, …’nin kendisine ait parasının oğlu …’den almak için oğlunun üzerini aradığında …’nin pantolon cebinde gazeteye sarılı 3 içimlik esrar maddesi bulduğunu, bu nedenle tartıştıklarını beyan ettiği, …’nin suça konu esrar maddesini diğer arkadaşları ile birlikte sanık … isimli şahıstan temin ettiklerini beyan etmesi üzerine beyanları alınan …,… … …ve sanığın esrar maddesi kullandıklarını ancak bu işin ticaretini yapmadıklarını arkadaş ortamında ikram üzerine veya tanımadıkları şahıslardan temin ettiklerinde kullandıklarını beyan ettikleri, Adli Tıp Kurumundan aldırılan rapor kapsamı ile sanığın uyuşturucu kullandığının tespit olunduğu, yine … Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin 03.11.2009 tarih 14752 sayılı raporu ile sanığın uyuşturucu müptelası olduğunun tespit olunduğu, sanık savunmasında da uyuşturucu kullandığını beyan ederek atılı suçunu kabul ve ikrar ettiği, bu bağlamda izahı yapılan olay ve belirtilen deliller ışığından sanığın üzerine atılı suçu işlediği anlaşılmakla, bozma kararına uyularak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, 29.05.2018 tarihinde yeniden suç işlediğinin anlaşıldığı bu sebeple sanık hakkında daha
önceden verilen açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklanmasına sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;
Sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 6545 sayılı Kanun’un 85 inci maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kesinleştikten sonra ihbar olunan suç kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu olmadığı anlaşılmakla, hükmün açıklanması koşulları oluşmadığından zamanaşımı süresinin dolduğu yönünde tebliğnamenin düşme düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Kozan 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.06.2015 tarihli ve 2014/820 Esas, 2015/210 Karar sayılı kararı ile bozmaya uyularak sanık hakkında hükmedilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, 6545 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesi ve aynı Kanun’un 85 inci maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7 nci maddenin ikinci fıkrası uyarınca, 191 inci madde hükümleri çerçevesinde “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” dair kararın yapılan incelemede;
Sanık hakkında 6545 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesi ve aynı Kanun’un 85 inci maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesi hükümleri çerçevesinde “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” karar verildiği için, bu durumda, uyuşturucu madde kullanma suçları için özel bir düzenleme olması nedeniyle, aynı Kanun’un dördüncü fıkrasında belirtildiği üzere;
Sanığın erteleme süresi zarfında;
a. Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi,
b. Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması,
c. Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması,
Hâllerinde hakkındaki hükmün açıklanabileceği gözetilmeden, denetim süresi içerisinde işlediği “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün kesinleştiği gerekçesiyle, şartları oluşmadan hükmün açıklanmasında hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen Kozan 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.03.2021 tarihli ve 2021/27 Esas, 2021/133 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
31.05.2023 tarihinde karar verildi.