YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/6759
KARAR NO : 2023/4719
KARAR TARİHİ : 24.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/663 E., 2023/34 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kars 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.09.2015 tarihli ve 2015/417 Esas, 2015/720 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan lehine olan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Kars 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.09.2015 tarihli ve 2015/417 Esas, 2015/720 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 18.10.2021 tarihli ve 2019/6918 Esas, 2021/10264 Karar sayılı kararı ile
“Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan TCK’nın 191. maddesinde sanığa isnat edilen suç için temel ceza miktarının “bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası” olarak belirlendiği; hükümden sonra yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK’nın 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesi ile başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmiş olan “Basit Yargılama Usulü” başlıklı 251. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki düzenlemeye, 7188 sayılı Kanunun geçici 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan “01/01/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme ile sınırlama getirilmiş ise de; Anayasa Mahkemesinin 19/08/2020 tarihli 31218 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan, 25/06/2020 tarihli ve 2020/16 esas, 2020/33 karar sayılı iptal kararı ile, “…kovuşturma evresine geçilmiş…” ibaresinin, aynı bentte yer alan “… basit yargılama usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi sebebiyle kovuşturma evresine geçilmiş olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanunun 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan düzenlemenin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, Ceza Muhakemesi Kanununda yapılan değişiklerin ise derhal uygulanması gerekmekle birlikte, basit yargılama usulü uygulanan olaylarda CMK’nın 251. maddesinin 3. fıkrasına göre; ” mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararının neticeleri itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin
olduğunun ve CMK’nın 251. maddesinin 3.fıkrasında yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, TCK’nın 7. maddesi ile CMK’nın 251. maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle sanık lehine olan uygulamanın belirlenerek yerine getirilmesi ve gereği için dosyanın, “Basit Yargılama Usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Kabule göre;
2) Karar tarihinde … D Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan tutuklu bulunan ve duruşmalardan bağışık tutulma talebi de olmayan sanığın, hükmün verildiği duruşmada bizzat veya SEGBİS ile hazır edilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek CMK’nın 193. ve 196. maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
3) Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı hükmü ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanunun 10. maddesinde yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma sonrası yapılan yargılama ile Kars 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2021/741 Esas, 2022/263 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan lehine olan 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddeleri uyarınca 9 ay hapis cezası ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin itirazı üzerine yapılan yargılama ile Kars 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.01.2023 tarihli ve 2022/663 Esas, 2023/34 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan lehine olan 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii 16.02.2023 tarihli temyiz dilekçesi ile müvekkili sanığın savunmasında atılı suçu işlemediğini her aşamada beyan ettiğine, müsnet suçu işlediğine dair, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, sanığın aldırılan raporuna göre sınırda mental kapasite, ruhsal ve davranışsal
bozukluk rahatsızlığı nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 32 nci madde kapsamında kabul edilerek hakkında ceza verilmemesi gerektiğini beyan ederek temyiz talebinde bulunmuştur.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın üzerine atılı olan kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak suçunu işlediği tarihin 28.10.2012 olduğu, sanık hakkında 31.12.2012 tarihinde iddianame düzenlendiği, Kars 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/35 Esas, 2014/247 Karar sayılı dosyasında 27.03.014 tarihinde sanık hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedildiği, kararın 29/05/2014 tarihinde kesinleştiği, sanığın kendisine verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirini ihlal ettiği, ihlal nedeniyle 02.04.2015 tarihinde yapılan ihbar üzerine Kars 3. Asliye Ceza Mahkemesi 2015/417 esasına kaydedildiği, 08.09.2015 tarihinde Kars 3. Asliye Ceza Mahkemesi 2015/417 Esas, 2015/720 Karar sayılı ilam ile sanığın mahkûmiyetine karar verildiği, kararın Dairemizin 2019/6918 Esas, 2021/10264 Karar sayılı ilamıyla 18.10.2021 tarihinde bozulduğu, bozma üzerine dosyanın Kars 3. Asliye Ceza Mahkemesi 2021/741 esasına kaydedildiği, 21.04.2022 tarihinde sanık hakkında basit yargılama usulü uygulanarak Kars 3. Asliye Ceza Mahkemesi 2021/741 Esas, 2022/263 Karar sayılı ilamı ile mahkûmiyetine karar verildiği, sanık müdafiinin itirazı üzerine dosyanın yeniden ele alınarak sanığın kullanmak amacı ile uyuşturucu madde bulundurmak suçunu işlediği gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş ve hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kars 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.01.2023 tarihli ve 2022/663 Esas, 2023/34 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.05.2023 tarihinde karar verildi.