YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/6881
KARAR NO : 2023/5535
KARAR TARİHİ : 14.06.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/120 E., 2022/388 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ihraç etme
HÜKÜM : Beraat (Direnme )
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412
sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … Ağır Ceza Mahkemesinin 31.12.2013 tarihli, 2011/186 Esas ve 2013/451 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ihraç etme suçu açısından kast ve taksirinin bulunmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
B. … Ağır Ceza Mahkemesinin 31.12.2013 tarihli, 2011/186 Esas ve 2013/451 Karar sayılı kararının, sanık yönünden Cumhuriyet savcısı tarafından aleyhe temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesi’nin 06.04.2017 tarihli ve 2016/1366 Esas, 2017/2253 Karar sayılı kararı ile; “Oluşa ve dosya içeriğine göre; sanık …’in, yönetimindeki araç ile hakkında mahkûmiyet hükmü kurulan…ile suç tarihinden önce 02.10.2009 – 03.10.2009 tarihleri arasında Bulgaristan’dan Türkiye’ye gelip geri döndükleri; 05.10.2009 günü Bulgaristan’dan yola çıkarak, 06.10.2009 tarihinde yeniden Türkiye’ye giriş yaptıkları; 07.10.2009 tarihinde İstanbul’da içerisinde suç konusu 55 paket eroinin bulunduğu iki çantayı sanık Nazif’in, kimliği tespit edilemeyen üçüncü kişinden teslim almasından sonra, sanık …’in de aracı ile…ile önceden kararlaştırdıkları gibi buluşma yerine gelerek çantaları araca yükledikleri ve aynı gün bu araç ile Türkiye’den Bulgaristan’a gittikleri, Bulgaristan’da sınır kapısında yapılan araç aramasında, suç konusu maddelerin aracın arka koltuğu ve bagajında bulunan iki çanta içerisinde ele geçirildiği anlaşılmakla; suç konusu maddelerin niteliği, miktarı, paket sayısı, ele geçiriliş şekli ve ele geçirildiği yer dikkate alındığında, sanık …’in, hakkında “uyuşturucu madde ihraç etme” suçudan mahkûmiyet hükmü kurulan diğer sanık Nazif’in eylemine TCK’nın 37. maddesi uyarınca iştirak ettiği sabit olduğu gözetilmeden, mahkûmiyeti yerine, yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,” nedeniyle oy çokluğu ile bozulmasına karar verilmiştir.
C. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.10.2022 tarihli, 2017/120 Esas ve 2022/388 Karar sayılı kararı ile, Bozma ilamına direnilmesine, sanığın uyuşturucu madde ihraç etme suçu açısından kast ve taksirinin bulunmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
D. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; hükmün bozulması ve direnme ile ilgili karar verilmek üzere Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na gönderilmesi yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle, Eylemin sabit olduğuna, sanık hakkında bozma ilamına uyularak mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiği halde, direnme kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Her ne kadar sanık … hakkındaki beraat hükmünün, temyiz incelemesi sonucunda bozulmasına karar verilmiş ise de, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun yerleşik içtihatlarına göre, “Şüpheden sanık yararlanır.” ilkesi ve “suçsuzluk (masumiyet) karinesi” uyarınca şüphenin sanık yararına değerlendirilmesinin gerektiği, dosya kapsamına göre sanık … ile hakkında kurulan mahkûmiyet hükmü kesinleşen temyiz dışı sanık Nazif’in Türkiye’de bulundukları iki günlük süre zarfında irtibatlarının tespit edilememesi, Nazif’in aşamalarda ve Bulgaristan’da yapılan yargılanmasında, sanık …’in uyuşturucu maddelerden haberinin olmadığını beyan etmesi, sanık …’in dosyaya konu olayla ilgili Bulgaristan’da yapılan soruşturma ve yargılamada tanık olarak dinlenip, hakkında sanık olarak değerlendirme yapılmamış olması karşısında, sanık …’in, temyiz dışı sanık…ile fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek, Türkiye’den Bulgaristan’a eroin ihraç ettiğine dair her türlü şüpheden uzak yeterli delil bulunmadığı, uyuşturucu madde ihraç etme kastı ile hareket ettiği sabit olmadığından, beraat kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, bozma ilamına direnilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 26.11.2013 tarihli, 2013/50 Esas, 2013/525 Karar sayılı kararına ve süreklilik kazanmış uygulamalarına göre, şeklen direnme kararı verilmiş olsa dahi; bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak, bozma kararında tartışılması gerektiği belirtilen hususları tartışmak, bozma sonrasında yapılan araştırmaya, incelemeye, toplanan yeni delillere dayanmak, ilk kararda yer almayan ve Daire denetiminden geçmemiş bulunan yeni ve değişik gerekçelerle hüküm kurmak suretiyle verilen karar; özde direnme niteliğinde olmayıp, bozmaya eylemli uyma sonucu verilen yeni bir hükümdür. Bu
nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi halinde ise incelemenin Yargıtay’ın ilgili dairesi tarafından yapılması gerekir.
Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesi’nin 06.04.2017 tarihli ve 2016/1366 Esas, 2017/2253 Karar sayılı bozma ilamından sonra İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda önceki uygulama aynen benimsenmiş ise de; Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesi’nin bozma ilamı üzerine, … 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 04.10.2022 tarihli, 2017/120 Esas ve 2022/388 Karar sayılı inceleme ve değerlendirmesinde; bozma kararının yerinde olmadığı belirtilip, bozma ilamının gerekçesine atıfta bulunularak gerekçenin genişletilmiş olduğunun görülmesi karşısında, İlk Derece Mahkemesinin son uygulaması özde direnme kararı niteliğinde olmayıp, yeni hüküm niteliğinde olduğundan, direnme kararının bozmaya eylemli uyma olarak kabulü ile yapılan incelemede;
Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesi’nin 06.04.2017 tarihli ve 2016/1366 Esas, 2017/2253 Karar sayılı ilamı ile “Oluşa ve dosya içeriğine göre; sanık …’in, yönetimindeki araç ile hakkında mahkûmiyet hükmü kurulan…ile suç tarihinden önce 02.10.2009 – 03.10.2009 tarihleri arasında Bulgaristan’dan Türkiye’ye gelip geri döndükleri; 05.10.2009 günü Bulgaristan’dan yola çıkarak, 06.10.2009 tarihinde yeniden Türkiye’ye giriş yaptıkları; 07.10.2009 tarihinde İstanbul’da içerisinde suç konusu 55 paket eroinin bulunduğu iki çantayı sanık Nazif’in, kimliği tespit edilemeyen üçüncü kişinden teslim almasından sonra, sanık …’in de aracı ile…ile önceden kararlaştırdıkları gibi buluşma yerine gelerek çantaları araca yükledikleri ve aynı gün bu araç ile Türkiye’den Bulgaristan’a gittikleri, Bulgaristan’da sınır kapısında yapılan araç aramasında, suç konusu maddelerin aracın arka koltuğu ve bagajında bulunan iki çanta içerisinde ele geçirildiği anlaşılmakla; suç konusu maddelerin niteliği, miktarı, paket sayısı, ele geçiriliş şekli ve ele geçirildiği yer dikkate alındığında, sanık …’in, hakkında “uyuşturucu madde ihraç etme” suçudan mahkûmiyet hükmü kurulan diğer sanık Nazif’in eylemine TCK’nın 37. maddesi uyarınca iştirak ettiği sabit olduğu gözetilmeden, mahkûmiyeti yerine, yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,” gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesinin kararının bozulmasına rağmen, sanığın eyleminin sabit olduğu gözetilmeden genişletilen gerekçe ile, yazılı şekilde beraat hükmü kurulması hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden … 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin, 04.10.2022 tarihli ve 2017/120 Esas, 2022/388 Karar sayılı
kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.06.2023 tarihinde karar verildi.
Yazı İşleri Müd. Y.