Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2023/6884 E. 2023/4943 K. 31.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/6884
KARAR NO : 2023/4943
KARAR TARİHİ : 31.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/627 E., 2021/636 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen cezanın süresine göre, 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. … 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.03.2019 tarihli ve 2019/29 Esas, 2019/91 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (b) bendi, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 02.07.2020 tarih ve 2019/2169 Esas, 2020/1860 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvuruları yönünden, hükmün 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca, “1…. 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2019/70 Esas ve 2019/79 Karar sayılı dosyasına konu suç yönünden zincirleme suç oluşup oluşmadığının tespiti için, ilgili dosya kesinleşmemiş ise birleştirilmesi; kesinleşmiş ise getirtilerek incelenmesi, zincirleme suç oluşturduğunun saptanması halinde, en ağır sonuç doğuran suç esas alınarak zincirleme suç hükümlerine göre arttırım yapılması ve bulunacak sonuç cezanın kesinleşen hükümdeki sonuç cezadan fazla olması halinde, aradaki fark kadar ek cezaya hükmolunması, arada fark yoksa ek ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2. Kabule göre de; tanık numunelerin müsaderesine karar verilmemesi, ” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
C. … 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.10.2020 tarihli ve 2020/54 Esas, 2020/386 Karar sayılı kararı ile … 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/29 Esas (2020/279 Yeni Esas) sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya … 10.Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/279 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.
D. … 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.10.2020 tarihli ve 2020/279 Esas, 2020/383 Karar sayılı kararı ile, 1.Sanığın ana dosyaya konu 01.11.2018 tarihli eylemi nedeniyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (b) bendi, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; 2.Sanığın, bozma sonrasında birleşen dosyaya konu 09.08.2018 tarihli eyleminin, değişen suç niteliğine göre “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma”
suçunu oluşturduğu kabul edilerek, eylemin, önceden verilmiş kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile belirlenen denetim süresi içerisinde işlendiği ve “ihlal” niteliğinde olduğu anlaşıldığından, kovuşturma şartı yokluğundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin 8 inci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca “kamu davasının düşmesine” karar verilmiş olup, birleşen dosyaya konu suç yönünden verilen “düşme” kararı istinaf edilmeksizin kesinleşmiştir.
E. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 18.12.2020 tarih ve 2020/3454 Esas, 2020/3287 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
F. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 18.12.2020 tarihli kararının, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 25.10.2021 tarihli ve 2021/5560 Esas, 2021/10523 Karar sayılı kararı ile; “1. Gerekçeli kararın başlığında suç tarihinin “01.11.2018” yerine, “02.11.2018” olarak gösterilmesi, 2. Parkların, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) maddesi kapsamındaki yerlerden olmadığı gözetilmeden, somut olayda uyuşturucu madde satışının yapıldığı yerin Rumeli Parkı’na 200 metreden yakın mesafede olduğu belirtilerek, sanık hakkında ilgili düzenleme uyarınca ½ oranında arttırım uygulanmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesi 3. Sanık hakkında hak yoksunluklarına karar verilirken, hükümden önce 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunla 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinde yapılan değişikliğin gözetilmemesi,” nedenleriyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
G. … 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.12.2021 tarihli ve 2021/627 Esas, 2021/636 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Eylemin sabit olmadığına, “Şüpheden sanık yararlanır.” ilkesinin ihlal edildiğine, 2. Eylemin “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçunu oluşturduğuna, 3. Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Dosya kapsamında yer alan istihbari bilgi tutanağının, olay tutanağının, uzmanlık raporunun ve teşhis tutanaklarının içerikleri, sanığın aşamalardaki tevilli savunmaları, haklarında değişen suç niteliğine göre “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” karar verilen sanık Nurullah ve “kamu davasının düşmesine” karar verilen sanık Volkan’ın aşamalardaki beyanları birlikte değerlendirildiğinde, sanık …’un, hakkında “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” karar verilen sanık…a bir fişek halinde daralı 2,35 gram esrarı ve 37 adet MDMA içeren hapı sattığının tespit edildiği; ayrıca fiziki takip sırasında sanığın kullandığı araçta yapılan aramada, kumanda ile açılan torpido altındaki gizli bölmede 7 fişek halinde daralı 14,83 gram esrar ve araç içinde 3 adet MDMA içeren hapın ele geçtiği olayda, “uyuşturucu madde ticareti yapma” eyleminin sabit olduğu, bozma ilamına uyularak 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca artırım yapılmadığı ve 1/6 oranında takdiri indirim uygulandığı gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin, suçun sübutuna ve vasfına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, sanığın atılı suçu işlediğine ilişkin dosyada yeterli delilin bulunduğu, beyanı ile kendi suçunu veya suç ortağını ortaya çıkardığından söz edilemeyeceğinden, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Suçun işlenmesinde kullanılan eşyaların 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; suça konu uyuşturucu maddelerin ise aynı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken, uygulama fıkrası gösterilmeden müsadere kararı verilmek suretiyle , 5271 sayılı Kanun’un 232 inci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı karar verildiği değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.12.2021 tarihli ve 2021/627 Esas, 2021/636 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus
yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün,
Müsadere ile ilgili bölümünde yer alan “10-c-” paragrafında yer alan “TCK 54 maddesine göre” ibaresinin çıkarılarak, yerine “5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre” ibaresinin yazılması; “10-d-” paragrafında yer alan “TCK 54 maddesine göre” ibaresinin çıkarılarak, yerine “5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrasına göre” ibaresinin yazılması;
Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 10. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
31.05.2023 tarihinde karar verildi.