YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/7460
KARAR NO : 2023/3873
KARAR TARİHİ : 03.05.2023
T U T U K L U
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/3893 E., 2023/96 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Esastan ret
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. … 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.11.2022 tarihli ve 2022/475 Esas, 2022/590 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin, 19.01.2023 tarihli ve 2022/3893 Esas, 2023/96 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; “Dosya kapsamına göre, sanığın beyanı ile suçunu ortaya çıkartıp çıkarmadığının ve hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi açısından tutanak düzenleyen kolluk görevlilerinin dinlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması” nedeniyle hükmün bozulması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Eylemin sabit olmadığına, “Şüpheden sanık yararlanır.” ilkesinin ihlal edildiğine,
2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğuna,
3. Eksik araştırma ile karar verildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Dosya kapsamında yer alan olay tutanağının, uzmanlık raporunun ve diğer tutanakların içerikleri ile sanığın savunmasına göre, olay tarihinde devriye görevi sırasında içinde sanık … ile tanıklar H., A., G. ve İ.’in bulunduğu aracın şüphe üzerine durdurulacağı sırada, sağ ön camdan sanık tarafından iki parça halinde eroinin atıldığı görülerek muhafaza altına alındığı ve sanığa ait cep telefonuna el konulduğu olayda, sanığın kullanmak için iki gün önce satın aldığını beyan ettiği kişisel kullanım sınırının üzerindeki uyuşturucu maddeyi üzerinde taşıması ve olayın oluş şekli birlikte dikkate alındığında, “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçunun sabit olduğu, suç konusunun eroin olması nedeni ile 1/2 oranında artırım yapıldığı gerekçesiyle, sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular ile hukuki nitelendirme ve uygulama konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükümde isabetsizlik görülmediği, “Kolluk görevlilerince durdurma sırasında aracın sağ ön yolcu camından kişisel kullanım sınırının üzerinde iki parça halinde eroinin atıldığının görülmesi ve hemen ardından yapılan yakalamada sanığın bu noktada oturduğunun tespit edilmesi, dolasıyla uyuşturucu maddenin sanığa ait olduğunun suçüstü belirlenmesi nedeniyle etkin pişmanlık hükmünün yasal şartlarının bulunmadığına,” ilişkin gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Olay tutanağının içeriğinden, olay tarihinde şüphe üzerine durdurulan ve içerisinde sanık ile birlikte dört kişinin bulunduğu kamyonetin sağ ön camından iki paket halinde eroin atıldığının ve bu sırada sağ ön kapıya en yakın konumda oturan kişinin sanık … olduğunun tespit edilmesi, sanığın cep telefonu üzerinde 5271 sayılı Kanun’un 134 üncü maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda, uyuşturucu madde ticaretine ilişkin olay gününe ait yazışmaya rastlanması hususları birlikte değerlendirildiğinde, dosya kapsamında sanığın atılı suçu işlediğine ilişkin yeterli delil bulunduğu; “Araçtan dışarı atılan uyuşturucu maddenin kendisine ait olduğuna” ilişkin beyanı ile suçunun ortaya çıkmasına yardım ve hizmet ettiğinden söz edilemeyeceği anlaşıldığından, tebliğnamedeki “Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığının tespiti açısından, tutanak düzenleyen kolluk görevlilerinin tanık sıfatıyla dinlenmesi gerektiğine,” ilişkin bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır.
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun sübutuna, vasfına, sanık hakkında etkin
pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin takdirlerinde sanıkla birlikte yakalanan diğer kişilerin beyanları da dikkate alındığında bir isabetsizlik bulunmadığı, uyuşturucu maddenin miktarının kişisel kullanım sınırının üzerinde olması ve hareket halindeki araç içinde yakalanan sanığın olaydan iki gün önce kullanmak için satın aldığını belirttiği uyuşturucu maddeyi üzerinde taşıması hususları dikkate alındığında, uyuşturucu maddenin saflık oranının tespiti için uzmanlık raporu alınmamasının, sanığın 5271 sayılı Kanun’un 134 üncü maddesi uyarınca yapılan telefon incelemesinde mesajlaştığı anlaşılan … isimli şahsın tanık olarak dinlenmemesinin ve uyuşturucu madde kullanımına ilişkin analiz yapılmaması ile hastane kayıtlarının getirtilmemesinin suçun sübutunun ve vasfının belirlenmesi açısından eksiklik olarak değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin, 19.01.2023 tarihli ve 2022/3893 Esas, 2023/96 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.05.2023 tarihinde karar verildi.