YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/7475
KARAR NO : 2023/4693
KARAR TARİHİ : 24.05.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/579 E., 2018/1145 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması
İTİRAZA KONU KARAR : Onama
Yargıtay 10. Ceza Dairesinin, 25.02.2019 tarihli ve 2018/4645 Esas, 2019/1149 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.04.2023 tarihli ve KD – 2023/31485 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanmaması gerektiğinden bahisle onama ilamının kaldırılmasına ve sanık müdafiinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinde “Üçüncü fıkradaki fiillerin; okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askeri ve sosyal amaçla toplu bulunan bina ve tesisler ile bunların varsa çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında artırılır” şeklinde düzenlemenin bulunduğu; olay, yakalama, muhafaza altına alma ve savcı görüşme tutanağı ile dosyadaki diğer belge ve bilgilere göre; sanığın hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan Berkay’a araç içinde uyuşturucu madde sattığı anlaşılmakla, Dairemizce de kabul edilen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.03.2021 tarihli, 2020/327 Esas ve 2021/145 Karar sayılı kararı da dikkate alınarak araçlar 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinde belirtilen umumi veya umuma açık yerlerden olmaması nedeniyle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.
III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,
2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay 10. Ceza Dairesinin, 25.02.2019 tarihli ve 2018/4645 Esas, 2019/1149 Karar sayılı TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ilâmının KALDIRILMASINA,
3. … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesince 02.07.2018 tarihinde 2018/579 Esas ve 2018/1145 Karar sayılı kararında sanık müdafiince belirtilen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Üye …’in karşı oyu ve oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca … 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.05.2023 tarihinde karar verildi.
K A R Ş I O Y
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.03.2021 tarihli 2020/327 Esas ve 2021/145 sayılı kararı gereğince özel araçların “umumi veya umuma açık yer” kapsamında olmadığı, bu sebeple dosyamızda 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrası (b) bendinin uygulanma koşulları bulunmadığı şeklindeki çoğunluk görüşüne; yasa koyucunun fıkrada belirtilen kurumların özelliğini ve burada verilen hizmetin niteliğini gözeterek söz konusu düzenlemeyi yapmış olması, sözü edilen kurumlara 200 metreden daha yakın mesafede aracın uyuşturucu satışı için tezgah gibi kullanılması halinde satıcının araca uyuşturucu almak için binip inecek şahısları denetleyerek ve aralarında ayrım da yapmayacak olması, aracın satış sırasında özel amaçla değil ticari amaçla kullanılıyor olmasının da araca binecek kişiler arasında ayrım yapılmadığı hususunu doğruladığı tüm bu hususlar nazara alındığında umumiyet hususunun da gerçekleştiği, bu nedenle 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrası (b) bendi ile artırım yapılmasının yasa koyucunun amacına uygun olduğu gerekçesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyorum. 24.05.2023