YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/7709
KARAR NO : 2023/4911
KARAR TARİHİ : 30.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/421 E., 2023/48 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
SUÇ TARİHLERİ : 11.11.2018 – 27.12.2018
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.12.2020 tarihli ve 2020/81 Esas, 2020/317 Karar sayılı
kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 16.660 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 09.02.2021 tarihli ve 2021/204 Esas, 2021/165 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 11.10.2022 tarihli ve 2021/5520 Esas, 2022/10125 Karar sayılı kararı ile;
“Sanık hakkında, incelemeye konu 11.11.2018 tarihli eylemi nedeniyle 06.02.2020 tarihli iddianameyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan dava açıldığı, UYAP üzerinden yapılan incelemeye göre, 27.12.2018 tarihli başka bir eylemi nedeniyle de 19.03.2019 tarihli iddianame ile uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan başka bir dava açıldığı ve yapılan yargılama neticesinde İstanbul (Anadolu) 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.10.2019 tarihli, 2019/170 esas ve 2019/463 sayılı kararı ile mahkûmiyet kararı verildiği ve kararın Dairemizin 16.03.2021 tarihli ve 2020/3034 esas ve 2021/3598 karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği, iki suç arasında suç tarihleri ve iddianame tarihlerine göre hukuki kesintinin bulunmadığı anlaşılmakla; İstanbul (Anadolu) 12. Ağır Ceza Mahkemesinin bahsi geçen dosyasının aslı veya onaylı örneğinin getirtilip denetime imkan verecek şekilde incelenen dosya arasına konulması ve tüm deliller değerlendirilerek her iki suçun “bir suç işleme kararının icrası kapsamında” işlenip işlenmediğinin, sanık hakkında TCK’nın 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağının belirlenmesi; zincirleme suç oluşturduğunun kabul edilmesi halinde, ağır sonuç doğuran suç esas alınarak belirlenecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle TCK’nın 43. maddesi gereğince artırılması ve böylece bulunacak sonuç cezanın, kesinleşen hükümdeki sonuç cezadan “fazla olması halinde” aradaki fark kadar “ek cezaya hükmolunması”, aksi halde “ek ceza verilmesine yer olmadığına” karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
” nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
D. İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.02.2023 tarihli ve 2022/421 Esas, 2023/48 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci
maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 6.240 00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1-) Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 2-) Arama kararının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
11.11.2018 tarihinde durumundan şüphelenilerek durdurulan sanığın iç çamaşırında dört fişek daralı dört gram esrar, dört adet MDMA içeren hap, şeffaf poşette daralı 0,3 gram toz halinde hapın ele geçirildiği, yine sanığın cep telefonu üzerinde yapılan incelemede suç içerikli görüşmeler yaptığının tespit edildiği, 27.12.2018 tarihli eylem yönünden ise sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet kararının kesinleştiği her iki eylem arasında fiili ve hukuki kesintinin bulunmadığının anlaşıldığı ve sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmak suretiyle sonuç ceza açısından İstanbul (Anadolu) 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.10.2019 tarihli ve 2019/170 Esas, 2019/463 Karar sayılı dosyasındaki ceza miktarının düşürülerek sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, arama kararında bir hukuka aykırılık bulunmadığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.02.2023 tarihli ve 2022/421 Esas, 2023/48 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi
sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.05.2023 tarihinde karar verildi.