YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/7761
KARAR NO : 2023/5778
KARAR TARİHİ : 20.06.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/20 E., 2023/93 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
SUÇ TARİHLERİ : 14.12.2012 – 26.12.2012 – 17.01.2013 (sanık … yönünden)
22.12.2012 – 26.12.2012 (sanık … yönünden)
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı
Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.09.2014 tarihli ve 2013/290 Esas, 2014/296 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 54 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis ve 2.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 54 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 2.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Anılan kararın sanıklar müdafileri ile sanık … tarafından temyizi üzerine Dairemizin 20.01.2021 tarihli ve 2017/2263 Esas, 2021/713 Karar sayılı kararı ile;
”1-) Gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan CMK’nın 139. maddesine göre gizli soruşturmacı görevlendirilebilmesi için işlenen suçun kanunda sayılan ve gizli soruşturmacı kullanılabilecek suçlardan olması, suçun işlendiği konusunda somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması, başka yolla delil elde etme imkanının bulunmaması, suçun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmiş bir suç olması ve yetkili ve görevli mahkemece bir karar verilmesi gerekir.
Somut olayda dava konusu suç uyuşturucu madde ticareti yapma suçu olduğu halde, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suç olmadığı; zira CMK’nın 139. maddesinin 4. fıkrasına göre örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmeyen suçlarda gizli soruşturmacı görevlendirilemeyeceği; yine CMK’nın “Teknik Araçlarla İzleme” başlıklı 140. maddesindeki düzenlemeye göre, sanıkların teknik araçlarla izlenmesine ilişkin bir karar bulunmadan teknik araçlarla izleme, görüntüleme ve ses alma işlemi yapıldığı dosya kapsamından anlaşılmış ve mahkemece suçun sübutu gizli soruçturmacı faaliyetleri sonucu tanzim edilen raporlara dayandırılmıştır.
CMK’nın 217. maddesine göre sanıklara atılı suç hukuka uygun şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir.
Yapılan soruşturma işlemleri kovuşturma kapsamı ve tüm dosya içeriğine göre sonuç olarak;
a) Suçun sübutunun tespiti için sanıklardan uyuşturucu madde alma – temin etme eylemlerini gerçekleştiren gizli soruşturmacılar kolluk görevlisi ise “suçu ve faili belirleme, suçla ilgili delilleri toplama” konusunda faaliyette bulunabileceklerinden, öncelikle gizli soruşturmacıların adli kolluk
görevlisi olup olmadığının araştırılması, adli kolluk görevlisi ise CMK’nın 139/3. maddesi hükmü de gözetilerek tanık olarak dinlenilip tutanak içeriği okunup diyecekleri sorulduktan sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
b) Gizli soruşturmacının adli kolluk görevlisi olmadığının tespiti halinde “suçu ve faili belirleme, suçla ilgili delilleri toplama” konusunda faaliyette bulunamayacaklarından bu yöntemle elde edilen bilgilerin delil olarak değerlendirilemeyeceği hususu gözetilerek sanıkların beyanı da dikkate alınarak haklarında TCK’nın 192/3. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmadan hüküm kurulması,
2-) Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 28.04.2015 tarihli 2014/462 esas, 2015/135 ve 2014/848 esas, 2015/136 sayılı kararlarında da bahsedildiği üzere; gizli soruşturmacılar tarafından sanıklardan birden fazla kez uyuşturucu madde alınmasının, ayrıca suç oluşturmayacağı ve gerçek anlamda bir “alım-satım” söz konusu olmadığı gözetilmeden atılı suçların zincirleme olarak işlendiği kabul edilerek, sanıkların, cezalarının TCK’nın 43. maddesi ile artırılması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
3-) Gerekçeli karar başlığına suç tarihinin ”14.12.2012 – 26.12.2012 – 17.01.2013 (Sanık … için), 22.12.2012 – 26.12.2012 (Sanık … için)” şeklinde yazılması yerine sanık ayrımı gözetilmeksizin “24.04.2013” olarak yazılması,
4-) Hapis cezasına mahkûm edilen sanıklar hakkında TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarına hükmedilmemesi,” hususları hukuka aykırı görülerek hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.
C. İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.12.2021 tarihli ve 2021/74 Esas, 2021/658 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 6 yıl hapis ve 2.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 5 yıl 6 ay hapis ve 2.400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
D. Söz konusu kararın sanıklar müdafileri ile sanık … tarafından temyizi üzerine Dairemizin 22.11.2022 tarihli ve 2022/11123 Esas, 2022/12119 Karar sayılı kararı ile;
”Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 28.04.2015 tarihli, 2014/462 esas, 2015/135 ve 2014/848 esas, 2015/136 sayılı kararlarında da bahsedildiği üzere; gizli soruşturmacılar
tarafından sanıklardan birden fazla kez uyuşturucu madde alınmasının, ayrıca suç oluşturmayacağı ve gerçek anlamda bir “alım-satım” söz konusu olmadığı, dolayısıyla tek eylemi sabit olan sanıklar hakkında eylem sayısı denilmek suretiyle yasaya uygun olmayan gerekçe ile alt sınırıdan uzaklaşılarak ceza artırımı yapılması,” hususu hukuka aykırı görülerek hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.
E. İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.02.2023 tarihli ve 2023/20 Esas, 2023/93 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi, 54 üncü maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 5 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Sanıkların kullanıcı olduklarına,
2. Gizli soruşturmacı görevlendirilmesi kararında sanıklarının isimlerinin yer almaması nedeniyle elde edilen delilerin yasak delil kapsamında olduğu ve hükme esas alınamayacağına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Güven alımı tutanakları, uzmanlık raporları, sanıkların savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre; sanık …’ın 14.12.2012, 26.12.2012 ve 17.01.2013 tarihlerinde, sanık …’un ise 22.12.2012 ve 26.12.2012 tarihlerinde gizli soruşturmacılara uyuşturucu madde sattıkları, sanıkların gizli soruşturmacılar ile bir araya geldiklerini ve gizli soruşturmacılara uyuşturucu madde verdiklerini tevil yollu ikrar ettikleri, gizli soruşturmacıların kışkırtıcı ajan gibi davranmadıkları da dikkate alındığında, sanıkların uyuşturucu madde ticareti suçunu işledikleri gerekçesiyle mahkûmiyetlerine karar verildiği; sanıkların dosyaya yansıyan kişisel halleri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları nedeniyle haklarında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmadığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin
sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.02.2023 tarihli ve 2023/20 Esas, 2023/93 Karar sayılı kararında sanıklar müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle, hükümlerin Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.06.2023 tarihinde karar verildi.