Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2023/7807 E. 2023/4675 K. 23.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/7807
KARAR NO : 2023/4675
KARAR TARİHİ : 23.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/456 E., 2023/63 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek esastan red

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.12.2019 tarihli ve 2019/305 Esas, 2019/609 sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 18.09.2020 tarih ve 2020/460 Esas, 2020/2091 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re’sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi’nin 18.09.2020 tarih 2020/460 Esas ve 2020/2091 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 16.05.2022 tarihli ve 2020/21642Esas, 2022/6238 Karar sayılı kararı ile;
1.”Dosyada mevcut mahkemece yapılan keşif sonucu hazırlanan bilirkişi raporuna göre sanığın yakalandığı yerin Neyzen Tevfik Sokak üzerinde bulunan Aile Sağlığı Merkezine 158 metre mesafede olduğundan bahisle 5237 Sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca sanığın cezasında artırım yapılmış ise de; sanık ile hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlem yapılan tanık arasındaki uyuşturucu madde alışverişinin yapıldığı yere ilişkin bir tespitin yapılmadığı gözetilerek bu hususta alışverişin yapıldığı yere ilişkin yeni bir keşif icra edilip sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanma şartlarının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile hüküm kurulması,
2. 5237 Sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması açısından, hükümden sonra yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikler nedeniyle sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,

Nedenleriyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
D. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.02.2023 tarihli ve 2022/456 Esas, 2023/63 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2-)Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın ikametinde uyuşturucu madde sattığına ilişkin gelen ihbarlar üzerinde olay tarihinde fiziki takibe başlandığı, sanığın evinin önüne kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hakkında işlem yapılan ve dosyada tanık olarak dinlenen Ekrem’in geldiğinin görüldüğü, sanık ile tanık arasında alışverişin görüldüğü, sanığın yanından ayrıldıktan sonra durdurulan tanık Ekrem’de 2 adet MDMA içeren hapın ele geçirildiği, sanığın evinde ve arabasında yapılan aramada 3 adet MDMA içeren hap ve daralı 1,8 gram esrarın ele geçirildiği, tanığın kollukta müdafii huzurunda maddeyi sanıktan aldığını beyan ettiği, kovuşturma aşamasında dinlenen tutanak tanıklarının alış verişi gördüklerini beyan ettikleri, alışverişin gerçekleştiği yerin Aile Sağlığı Merkezi’ne 178 metre mesafede gerçekleştiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, anlaşılmakla sanık müdafinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka
aykırılık tespit edilmemiştir.
Sanık hakkında hükmedilen adli para cezasıı yönünden, 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına” karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinin hukuka aykırı olduğu
Değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.02.2023 tarihli ve 2022/456 Esas, 2023/63 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün sanık hakkında adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin hüküm fıkrasında, “tamamının tahsil edileceğinin” ibaresinden sonra gelmek üzere, “ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ibaresinin eklenmesi,

Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.05.2023 tarihinde karar verildi.