Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2023/814 E. 2023/4139 K. 09.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/814
KARAR NO : 2023/4139
KARAR TARİHİ : 09.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/600 E., 2021/140 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.12.2014 tarihli ve 2014/340 Esas, 2014/368 Karar sayılı kararı ile … 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/413 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya … 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/413 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.

B. … 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.04.2015 tarihli ve 2014/413 Esas, 2015/122 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 10 yıl 5 ay hapis ve 2.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.

B. … 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.04.2015 tarihli ve 2014/413 Esas, 2015/122 Karar sayılı kararının, sanık … ve sanıklar müdafileri taraflarından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 05.11.2015 tarihli ve 2015/15114 Esas, 2015/4534 Karar sayılı kararı ile;

“Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 25/11/2014 tarih 2013/9-610 esas 2014/512 sayılı kararında da belirtildiği üzere; 5271 sayılı CMK’nın 2/e, 161 ve 2559 sayılı PVSK’nın Ek 6. maddeleri uyarınca bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenen kolluğun derhal Cumhuriyet savcısına olayı haber verip emri doğrultusunda soruşturma işlemlerine başlaması gerekmekte olup, usulüne uygun adli arama emri veya kararı almadan delil elde etmek amacıyla yapılan arama işleminde usulüne uygun verilmiş bir arama kararı bulunmadığında arama açıkça hukuka aykırı olup, bu arama sonucunda elde edilen delillerin hükme esas alınması da mümkün değildir. Bu nedenle;

a) Öncelikle, kolluk tarafından oluşturulan Cumhuriyet savcısıyla yapılan görüşme ve alınan talimatlara, yakalanan şahısların üstlerinin, eşyalarının ve otolarının CMK 116-119. maddeleri gereğince aranmaları için Cumhuriyet savcısının imzasının bulunduğu bir tutanağın olup olmadığının tespiti ile varsa dosya içerisine konulması,

b) Böyle bir tutanak yoksa, şüphelilerin üstlerinin ve otolarının aranmasına ilişkin başka bir arama kararı ya da yazılı emir olup olmadığının araştırılıp varsa temini ile dosyaya eklenmesi,

c) Oto ve üst aramalarına ilişkin bir arama kararı ya da yazılı emir bulunmaması halinde, yapılan arama ve bunun sonucu hukuka aykırı elde edilen delillerin Anayasanın 38/6, CMK 206/2-a, 217/2 ve 230/1-b maddelerine göre hükme esas alınamayacağı, bu şekilde ele geçen suçun maddi konusunun yok sayılması gerektiği dikkate alınarak sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırmaya dayalı olarak hüküm kurulması,

2- Kabule göre de;

Üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımı suç oluşturan, emanetin 2014/12175 sırasında kayıtlı bulunan uyuşturucu maddelerin ve tanık numunelerin TCK’nın 54. maddesinin 4.fıkrası uyarınca müsaderesi yerine, TCK’nın 54. maddesinin 1. fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmesi”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.12.2015 tarihli ve 2015/203961 sayılı itirazı üzerine Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 28.01.2016 tarihli ve 2016/5 Esas, 2016/415 Karar sayılı kararı ile; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı yerinde görülmeyip itirazın incelenmesi için dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.

D. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.05.2019 tarihli ve 2016/20-459 Esas, 2019/370 Karar sayılı kararı ile;

“1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının;

a) 16.08.2014 tarihinde ele geçirilen uyuşturucu maddeye dair yapılan arama işleminin hukuka uygun olup olmadığı, bu bağlamda sanıklar…ve… hakkında eksik araştırmaya dayalı hüküm kurulup kurulmadığı ile hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma evresinde ayırma kararı verilen tanık …’da 05.09.2014 tarihinde ele geçirilen uyuşturucu maddeye dair arama işleminin hukuka uygun olup olmadığına ilişkin uyuşmazlıklar bakımından KABULÜNE,

b) Sanık …..e ait… plaka sayılı araçta ve sanık …’a ait… plaka sayılı araç ile kuaför dükkanında 05.09.2014 tarihinde ele geçirilen uyuşturucu maddelere dair arama işlemlerinin hukuka uygun olup olmadığı, bu bağlamda sanıklar … ve … hakkında eksik araştırmaya dayalı hüküm kurulup kurulmadığına ilişkin uyuşmazlıklar bakımından REDDİNE,

2- Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 05.11.2015 tarihli ve 15114-4534 sayılı bozma kararının sanıklar…… ve … yönünden KALDIRILMASINA,

3- Dosyanın öncelikle; sanıklar…… ve … hakkındaki hükümlerin esasının incelenmesi için Yargıtay 20. Ceza Dairesine,

4- Yargıtay 20. Ceza Dairesince sanıklar…… ve … hakkında gerekli incelemenin yapılmasından sonra dosyanın, 05.09.2014 tarihinde sanık …’ın iş yeri ve aracında arama yapılmasına olanak sağlayan bir arama kararı ya da yazılı arama emri bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğine ilişkin bozma nedeni doğrultusunda işlem yapılmak üzere mahalline gönderilmesine”

Karar verilmiştir.

E. … 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.03.2021 tarihli ve 2019/600 Esas, 2021/140 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,

2. Arama kararının hukuka aykırı olduğuna,

3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,

4. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

İhbar üzerine kolluk güçlerince olay yerine gidildiğinde sanık …’ın otların arasından esrar maddesinin bulunduğu poşeti alarak hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan hakkında verilen mahkûmiyet kararı kesinleşen dosyanın diğer sanığı……’e verdiği, kolluk güçlerince suça konu uyuşturucu maddenin suçüstü hali dolayısıyla arama kararı bulunmaksızın aracın arka koltuğunda ele geçirildiği olayda; tüm dosya kapsamından sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği; Mahkemenin, suçun vasfına ve sübutuna, arama kararında bir hukuka aykırılık bulunmadığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aşağıdaki hususlar dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

A. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu,

B. Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksitlendirilmesine karar verildikten sonra kararda, “ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği” belirtilmeyerek 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesine aykırı davranılmasının, hukuka aykırı olduğu,

Değerlendirilmiş; ancak her iki hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.03.2021 tarihli ve 2019/600 Esas, 2021/140 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar
yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün;

A. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili bölümünün çıkarılması ve yerine; “Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ile 7242 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikler sonrası oluşan durumuna göre, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53 ncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına”, ibarelerinin eklenmesi,

B. İlk Derece Mahkemesi hüküm fıkrasının, sanığa verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin paragrafına “…diğerlerinin de tamamının tahsil edileceği…” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği” ibaresinin eklenmesi,

Suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.05.2023 tarihinde karar verildi.