YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/8412
KARAR NO : 2023/4985
KARAR TARİHİ : 31.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık … müdafiinin temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğinin, sanığa hükmolunan ceza miktarına göre 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verilerek duruşmasız olarak inceleme yapılmak üzere gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.01.2015 tarihli, 2014/479 Esas ve 2015/12 Karar sayılı kararı ile 20.05.2014 tarihli eylemleri nedeniyle;
Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 3 yıl 9 ay hapis ve 2.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna,
Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, karar verilmiştir.
B. … 2. Ağır Ceza Mahkemesi kararının, sanıklar tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 12.05.2022 tarihli , 2020/7805 Esas ve 2022/6170 Karar sayılı kararı ile;
“CMK’nın 150/3. maddesi gereğince “alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır.” şeklindeki düzenleme karşısında, suç tarihi itibarıyla sanıkların üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafi tayininin gerekmediği, ancak 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile TCK’nın 188/3. maddesinde yapılan değişiklikle hapis cezasının alt sınırının on yıl hapis cezası olarak değiştirildiği, sanıkların savunmalarının alındığı tarihte 6545 sayılı Kanun’un yürürlükte bulunduğu ve CMK’nın 150. maddesi uyarınca uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafi tayinini gerektirdiği gözetilmeden, savunmalarının müdafileri olmaksızın alınarak savunma haklarının kısıtlanması,” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
C. … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.04.2015 tarihli, 2015/43 Esas ve 2015/150 Karar sayılı kararı ile 15.12.2014 tarihli eylemleri nedeniyle;
Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 5 yıl hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna,
Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan açılan kamu davası nedeniyle beraatine karar verilmiştir.
D. … 2. Ağır Ceza Mahkemesi kararının, sanık … müdafii ile Cumhuriyet savcısı (Sanık … aleyhine) tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 09.06.2022 tarihli, 2020/61 Esas ve 2022/7591 Karar sayılı kararı ile;
”1. Kısa kararda hükmün oy birliği ile verildiği yazılı olduğu halde gerekçeli kararda oy çokluğuyla verildiği belirtilerek üye hâkimin karşı oy gerekçesine yer verilmek suretiyle hükümde karışıklık meydana getirilmesi,
2. Dosya kapsamına göre; sanık …’ın, ele geçen uyuşturucu maddenin saklaması için kendisine akrabası diğer sanık … tarafından verildiğini savunması, Nesih’in tevilli ikrarı ve tanık beyanı karşısında, sanık …’in uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediğinin sabit olması sebebiyle hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak mahkûmiyet hükmü kurulması gerekirken dosya kapsamına uymayan gerekçe ile beraatine karar verilmesi;
3. Temyize konu dosyada sanık …’in, 15.12.2014 tarihli eylemi nedeniyle 19.01.2015 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı, sanığın 20.05.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı 07.01.2015 tarihli iddianame ile kamu davasının açıldığı ve yargılamasının … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.01.2015 – 2014/479 Esas ve 2015/12 Karar sayılı dosyasında yapıldığı ve Dairemizin 12.05.2022 tarihli 2020/7805 Esas ve 2022/6170 Karar sayılı ilamı ile bozulduğunun anlaşılması karşısında, her iki eylem arasında hukuki kesinti oluşmadığından dosyaların birleştirilip sonrasında tüm delillerin birlikte tartışılarak iki olay arasında fiili kesinti oluşup oluşmadığı ve sanığın eylemlerinin tek ya da iki ayrı suç veya zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı yönünden hukuki durumunun tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması,
4. TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal hükmünden sonra oluşan duruma göre, sanık … hakkında 7242 sayılı Kanun’la değişik TCK’nın 53. maddesinin birinci ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasında zorunluluk bulunması,” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
E. … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.01.2023 tarihli ve 2022/293 Esas, 2023/15 Karar sayılı kararı ile … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/353 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/353 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.
F. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.02.2023 tarihli 2022/353 Esas ve 2023/54 Karar sayılı kararı ile;
Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 3 yıl 9 ay hapis ve 2.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna,
Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188’inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 192 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 5 yıl hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
Sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına ilişkin yeterli şüphe oluşturacak delil bulunmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Sanık … ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
Sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına ilişkin yeterli şüphe oluşturacak delil bulunmadığına, teşdide, ikinci kez mükerrirliğe hükmetmenin aleyhe bozma yasağına aykırı olduğuna, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
C. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
Sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına ilişkin yeterli şüphe oluşturacak delil bulunmadığına, hakkında etkin pişmanlık hükümlerinden olan 5237 sayılı Kanun’un 192 inci maddesinin birinci fıkrasının uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
20.05.2014 tarihli eylem yönünden istihbari bilgi üzerine sanık …’inin kullandığı araçta ele geçirilen esrarın miktarı ile sanıkların suça yönelik ikrarları karşısında uyuşturucu madde nakletme eylemleri sabit görülmüş, 15.12.2014 tarihli eylem yönünden de sanıklar Nesih ve Vedat hakkındaki istihbarat üzerine sanık …’ın kolluk görevlilerine teslim ettiği metamfetaminin miktar ile sanıkların ikrarları karşısında sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma eylemleri sabit görülmüş, sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 192 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca etkin pişmanlık hükümleri uygulanmış. Sanık … hakkında da zincirleme şekilde eylemleri gerçekleştirdiği kabul edilerek 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca arttırım yapılmıştır.
IV. GEREKÇE
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı,
eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Mahkemenin, sanık … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 192 inci maddesinin birinci fıkrasında yazılı etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına, temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, sanık … hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasının aleyhe bozma öncesi beraat hükmü aleyhine temyiz bulunduğundan aleyhe bozma yasağı kapsamında kalmadığı anlaşıldığından, sanıklar müdafileri ile sanıklar Mehmet Hanifi ve Nesih’in temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aşağıdaki husus dışında hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksitlendirilmesine karar verildikten sonra kararda “taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi hâlinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceği ” belirtilmeyerek 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasına aykırı davranıldığı değerlendirilmiş; ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.02.2023 tarihli 2022/353 Esas ve 2023/54 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafileri ile sanıklar Mehmet Hanifi ve Nesih’in temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün;
Hüküm fıkrasının, tahsiline ilişkin paragrafından “ödenmeyen adli para cezasının 5275 sayılı Kanun’un 106 ıncı maddesinin üçüncü fıkrasıuyarınca tahsil edileceği hususu” ibaresinin çıkarılarak yerine; “taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi hâlinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceği hususunun sanığa ihtarına,” ibaresinin eklenmesi, suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
31.05.2023 tarihinde karar verildi.