YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/9211
KARAR NO : 2023/9098
KARAR TARİHİ : 25.10.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Değişen suç vasfına göre uyuşturucu veya uyarıcı
madde ticareti yapma
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci
maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 10.01.2012 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. İstanbul Anadolu 77. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.10.2015 tarihli ve 2014/1439 Esas, 2015/1143 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 Sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 50 nci maddesi ve 52 nci maddesi uyarınca 6.000,00 TL adli para cezasına karar verilmiştir.
C. İstanbul Anadolu 77. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.10.2015 tarihli ve 2014/1439 Esas, 2015/1143 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 17.01.2021 tarihli 2019/7220 Esas, 2022/487 Karar sayılı kararı ile;
” Olay tarihinde önleme arama kararına istinaden kolluk görevlilerince yapılan ring görevi esnasında durumundan şüphelenilerek durdurulmak istenen diğer sanık … tarafından kullanılan aracın kaçmasının ardından araç durdurulup sanıklar yakalandığında, sanık …’da yapılan üst aramasında çamaşırında gizlediği, peçete içerisinde renkli folyolara sarılı 11 parça halinde net 2 gr. kokain bulunması ve sanığın bu maddenin diğer sanık … tarafından kendisine verildiğini ve …’a ait olduğunu söylemesi, …’ın da sanığın beyanını doğrulaması karşısında; suç konusu uyuşturucu maddenin paket sayısı, miktarı, olay yeri, savunması ve ele geçiriliş biçimine göre, sanığın ele geçirilen uyuşturucu maddeyi hangi amaçla bulundurduğu ve eyleminin ticaret amacıyla uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin delilleri tartışma ve değerlendirme görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilip, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla hüküm kurulması,” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
D. Bozma sonrası İstanbul Anadolu 68. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.06.2022 tarihli ve 2022/246 Esas, 2022/494 Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilmiştir. Sanık müdafiinin itirazı üzerine İstanbul Anadolu 15. Ağır Ceza Mahkemesi 06.07.2022 tarih 2022/916 değişik iş kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir. Yapılan yargılama ile İstanbul Anadolu 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.02.2023 tarihli ve 2022/472 Esas, 2023/120 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası (e) bendi uyarınca uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama
suçundan beraatine ve “Sanık savunması ve dosya kapsamı nazara alınarak suçlamaya konu eylem yönünden sanık hakkında suç delillerini gizleme veya yok etme suçundan gereğinin takdir ve ifası için İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulmasına,” karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; ” Sanık … ile ölen bir diğer sanık … DENİZ’in birlikte bulundukları 34 ZH 0734 plaka sayılı aracın 21.09.2013 tarihinde kolluk görevlilerince durdurulması sonrası sanık …’ın iç çamaşırına gizlenmiş vaziyette on bir parça halinde 3.64 gram toplam daralı ağırlığında, İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 23.10.2013 tarih Kim-2013/41321 sayılı uzmanlık raporu ile net 2 gram geldiği ve uyuşturucu maddelerden uyarıcı özelliğe sahip kokain olduğu tespit edilen uyuşturucu madde ele geçirilmiştir. Sanık uyuşturucu maddelerin aidiyetini kabul etmemiş, ölen sanık … tarafından da bu husus doğrulanmıştır. Sanık …’ın eylemi iddianamede ” ..Serdal’ın iç çamaşırının içine saklamış olduğu peçeteye sarılı 11 parça halinde ve taş kokain diye tabir edilen uyuşturucu maddeyi kolluk görevlilerine teslim ettiği,..” şeklinde anlatıldıktan sonra bu eyleminin kullanmak maksadıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçunu oluşturduğu kabul edildiğine göre, sanığın ticari amaçla ve/veya kullanmak amacıyla uyuşturucu maddeyi bulundurmadığı kabul edildikten sonra iddianame anlatımına konu eyleminin “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçunu oluşturması karşısında bu suçtan mahkûmiyeti yerine sanık hakkında beraat kararı verilerek aynı suçtan dolayı hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmesi” usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
” Her ne kadar sanık … hakkında eyleminin uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçunu oluşturduğundan bahisle görevsizlik kararı verilerek mahkememizde kamu davası açılmış ise de; sanığın savunmalarında tutarlı olarak uyuşturucu maddeleri kendisine kolluk kuvvetlerini görünce vefat eden … Deniz’in verdiğini savunması ve sanığın bu savunmasını soruşturma aşamasında ifadesi alınan … Deniz’in de doğruladığı, sanığın uyuşturucu madde kullandığının bilimsel toksikoloji raporu ile tespit edilmediği anlaşılmakla sanığın savunmasının aksine uyuşturucu maddeyi ticari amaçla ve/veya kullanmak amacıyla bulundurduğuna dair mahkûmiyetini gerektirir her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilmediği” gerekçesiyle uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan beraat kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Kabul edilebilir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;
1. 20.09.2013 tarihli olay tutanakları içeriğine göre; sanığın üst aramasında uyuşturucu ve uyarıcı madde ele geçirildiği ancak, dosya içerisinde tutanakta bahsedilen İstanbul Anadolu 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/686 değişik iş sayılı önleme arama kararının bulunmadığı dikkate alınarak; 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu’nun 9 uncu maddesine göre olay yeri ve tarihini kapsayacak nitelikte “önleme araması kararı” veya 5271 sayılı Kanun’un 116 ncı, 117 nci ve 119 uncu maddelerine uygun şekilde alınmış “adli arama kararı” ya da “yazılı arama emri” bulunup bulunmadığının araştırılarak varsa aslı veya onaylı bir örneğinin getirilmesinden sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilerek hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2. Bozmaya uyularak görevsizlik kararı verilmesinin ardından yargılamanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesinde yürütülmesine karar verildiği halde, görevsizlik kararının iddianame yerine geçtiği gözetilmeksizin, “Sanık savunması ve dosya kapsamı nazara alınarak suçlamaya konu eylem yönünden sanık hakkında suç delillerini gizleme veya yok etme suçundan gereğinin takdir ve ifası için İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulmasına” ve 20.09.2013 tarihli olay tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre; sanık …’ın diğer sanık …’ın suçuna iştirak ettiğine ilişkin şüpheyi aşan kesin delil bulunmadığı, ancak sabit olan eyleminin arama yapmak üzere aracı durduran kolluk görevlilerini görünce, diğer sanık …’a ait uyuşturucu maddeyi alıp üzerinde gizlemekten ibaret olduğu, bu nedenle sanığın ek savunma hakkı da verilmek suretiyle 5237 sayılı Kanun’un 281 inci maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan “suç delillerini gizleme” suçundan mahkûmiyeti yerine, yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.02.2023 tarihli ve 2022/472 Esas, 2023/120 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun’un 326 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca sonuç ceza yönünden sanığın KAZANILMIŞ HAKKININ SAKLI TUTULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.10.2023 tarihinde karar verildi.