YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/962
KARAR NO : 2023/2137
KARAR TARİHİ : 14.03.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğinin, 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesine göre hükmedilen hapis cezasının süresine göre reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.05.2017 tarihli ve 2016/126 Esas, 2017/90 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkrası uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 23.10.2017 tarihli ve 2017/2125 Esas, 2017/1461 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 18.12.2018 tarihli ve 2018/514 Esas, 2018/6089 Karar sayılı kararı ile;
1. Olay yeri inceleme raporu ve Aydın Emniyet Müdürlüğü, Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü, Kimlik Tespit Büro Amirliği’nin 06.05.2016 tarih ve Lab. 2016-134 sayılı uzmanlık raporu ile suça konu uyuşturucu maddelere ilişkin düzenlenen ekspertiz raporu aslı veya onaylı suretlerinin dosyada bulunmadığı anlaşıldığından; sözü edilen belgelerin aslı veya onaylı örneklerinin denetime imkan verecek şekilde dosya içerisine konulması, sanığa okunup diyeceklerinin sorulması,
2. Dosya içerisinde yer alan ve onaysız fotokopiden ibaret bulunan Aydın İl Emniyet Müdürlüğü, Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü, Kimlik Tespit Büro Amirliği’nin 06.05.2016 tarih ve 2016-134 sayılı uzmanlık raporunda; ekspere verilen eşya bölümünde yer alan (2) nolu bulgunun “1 adet Eğitim Bir-Sen Aydın yazılı kahverengi ajanda” olduğu, üzerinde yapılan incelemede 26 adet vücut izinin tespit edildiği ve bu izlerden 2/2, 2/4, 2/9, 2/11, 2/21, 2/22 ve 2/24 nolu parmak izlerinin sanığın sağ el baş, sol el orta ve yüzük, sol el baş ve sağ el orta parmak izleriyle aynı olduğunun tespit edilmesi karşısında; 08.04.2016 tarihli ev aramasında sanığın bulunmakta olduğu yatak odasının penceresinden aşağı bahçeye atılan sarı renkli poşet içerisinde ele geçirilen ajandanın duruşmaya getirtilerek sanığa gösterilmesi, diyeceklerinin sorulması ve sonucuna göre tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
Nedenleriyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
D. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 09.04.2019 tarihli ve 2019/128 Esas, 2019/487 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin
istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
E. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 16.09.2020 tarihli ve 2020/5528 Esas, 2020/3593 Karar sayılı kararı ile;
“Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair 23.10.2017 tarihli kararının Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 18.12.2018 tarihli 2018/514 esas ve 2018/6089 karar sayılı ilamı ile bozulduğu, Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyulup duruşma açılarak tekraren istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmakla; istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın dairemizce bozulmasıyla birlikte ilk derece mahkemesinin mahkûmiyet hükmü de tamamen ortadan kalkacağından, istinaf başvurusu ile Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 24.05.2017 tarih, 2016/126 esas ve 2017/90 karar sayılı mahkûmiyet hükmünü de değerlendiren Bölge Adliye Mahkemesinin, Yargıtay bozmasından sonra 5237 sayılı Kanun’un 307 nci maddesini gözeterek yaptığı yargılama sonucunda, 5237 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesine göre hüküm kurması gerekirken, istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermesi”
Gerekçesiyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
F. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 10.02.2021 tarihli ve 2020/1978 Esas, 2021/241 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına
3. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Bölge Adliye Mahkemesince,
“Tüm dosya kapsamı birlikte ele alındığında; hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet hükmü kesinleşen sanık Ertan ile sanık …’ın ikamet ettiği evde uyuşturucu madde satışı yapıldığı yönünde alınan ihbar üzerine olay yerine gidilmiş olması, sanıkların evde olmasına rağmen polise kapıyı açmaması, ihbarın doğru çıkması, olay yerine gidildiğinde evde yüklü miktarda uyuşturucu maddenin ele geçirilmesi, uyuşturucu maddelerin çeşitli ve satışa hazır şekilde paketlenmiş olması, uyuşturucu madde paketlemekte kullanılan alüminyum folyo rulosu, ağzı kilitli çok sayıda şeffaf naylon poşet ile üzerlerinde gram karşılığı para yazıları bulunan not kağıtları, esrar maddesini paketlemede kullanılan ve kürek vazifesi gören aparat ile hassas terazinin ele geçirilmiş olması, bulundurulan madde miktarının kişisel kullanımı fazlasıyla aştığı dolayısıyla sanıkların uyuşturucu madde kullanıcısı olması dışında suça konu uyuşturucu maddeyi satmak amacı ile bulundurdukları kesin kanaatine varıldığından aksi yöndeki savunmalarına itibar edilmeyerek cezalandırılması yoluna gidildiği, Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 18.12.2018 tarihli bozma kararı üzerine eksikliklerin tamamlandığı bozmaya konu ajanda getirtilerek parmak izlerinin bulunduğu sayfalar sanığa gösterilmiş ajandayı, şarj aletini ve bir paket sigarayı istemesi üzerine abisine verdiğini, ajanda açık olduğu için 6 farklı sayfada parmak izinin çıkmış olabileceğini belirten sanığın savunmalarına itibar edilmemiş ve suçun oluştuğu”
Gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında açıklanan gerekçeler ile suçun sübutuna ilişkin takdirleri tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, delillerin takdirinde ve hukuki nitelendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 10.02.2021 tarihli ve 2020/1978 Esas, 2021/241 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri
ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.03.2023 tarihinde karar verildi.