Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2007/12338 E. 2008/12434 K. 13.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/12338
KARAR NO : 2008/12434
KARAR TARİHİ : 13.10.2008

Mahkemesi :İş Mahkemesi
No :

… sigortalısı olan davacı …’a, malüllüğün oluştuğu tarihinden itibaren malüllük aylığı bağlanarak bu tarihten işleyecek yasal faizi ile aylıkların ödenmesi talebinde bulunmuş, mahkemece davanın kabulüne davacı …’ın çalışma gücünün 2/3’ünü kaybettiğinden malül sayılmasını gerektiğinin tesbitine ve malülüliyet başlangıcının 26.01.2006 tarihi olduğunun tesbitine karar verilmiştir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanağını teşkil eden 1479 sayılı Kanunun 28. maddesinde “Bu kanunun uygulanmasında çalışma gücünün en az üçte ikisini yitirdiği tesbit edilen sigortalı malul sayılır.
Şu kadar ki, sigortalılığın başladığı tarihte malul sayılacak derecede hastalık veya arızası bulunduğu önceden veya sonradan tesbit edilen sigortalı, bu hastalık veya arızası nedeniyle malullük sigortası yardımlarından yararlanamaz.
Sigortalıların hangi hallerde çalışma gücünün en az üçte ikisini yitirmiş sayılacakları, sağlık işlemlerine ilişkin yönetmelikteki esaslara göre tesbit olunur.” 56/4. maddesinde, “Yukarıda belirtilen raporlar üzerinde Kurumca verilen karara ilgililer tarafından itiraz edilirse, Sosyal Sigortalar Kurumu Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.” hükmünün öngörülmesi karşısında, mahkemenin sigortalının 2/3 oranında malül olduğunu belirleyen … raporlarına değer vermiş olması yerinde görülmüş ise de, davacıdaki hastalık ve arazların sigortalılığın başlangıcında mevcut olup olmadığının, mevcutsa, malül sayılmayı gerektirecek derecede bulunup bulunmadığının, şayet, hastalık sonradan ortaya çıkmışsa, ne zaman ortaya çıktığı ve çalışma gücünün en az üçte ikisini yitirip yitirmediğinin 506 sayılı Kanunun 109. maddesindeki prosedür uyarınca belirlendikten sonra, davacının hükmü temyiz etmemiş olması da dikkate alınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usül ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 13.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.