YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/6997
KARAR NO : 2008/2655
KARAR TARİHİ : 03.03.2008
Mahkemesi :İş Mahkemesi
No :…..
Adına Av.İnci Berker
Davacı, murisi eşi …’nın 01.11.1995 tarihinden 03.01.2001 tarihine kadar … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Davanın yasal dayanağı 1479 sayılı Yasanın 24, 25 ve geçici 18. madde hükümleri ile 2926 Sayılı Yasa’nın 5. Maddesidir. Dava dilekçesinde davacı, murisin dava konusu dönemde 1479 Sayılı Yasaya tabi faaliyetinin bulunduğu, aynı zamanda tarımsal faaliyetinin bulunduğunu ileri sürerek murisin … sigortalılığının tespitini istemiş, davacı vekili son oturumda Tarım … sigortalılığına ilişkin talebini tekrar etmiştir. Görüldüğü gibi, dava, 1479 ve 2926 Sayılı Yasalara tabi sigortalı faaliyetler nedeniyle terditli nitelikte iki talebi içermektedir. Mahkemece; 1479 Sayılı Yasaya göre geçerli bir sigortalılığın bulunmadığına karar verildiği halde, Tarım … sigortalılığı hakkında herhangibir araştırma yapılmaksızın ve bu konudaki talep hakkında hüküm kurulmaksızın eksik araştırma ile hüküm kurulmuş olması isabetsizdir.
2-Davacı, Kurum kayıtlarına intikal eden 09.04.2001 tarihli dilekçe ve ekindeki bildirge ile, murisin … sigortalısı olarak tescilini, vergiye kayıtlı olduğu sürelerin borçlandırılmasını ve ölüm aylığı bağlanmasını talep etmiş, murisin sigortalılığı SSK’ya tabi sigortalı hizmeti de nazara alınarak 01.12.2000 tarihinden itibaren başlatılmış, borçlanma talebi 619 Sayılı KHK’nin Geçici 1. maddesiyle tanınan borçlanma hakkının sigortalılara verilmiş bir hak olduğu, hak sahiplerinin bu borçlanma hakkından faydalanmalarının mümkün bulunmadığı gerekçesiyle davalı Kurum tarafından reddedilmiştir. Mahkemece; 619 Sayılı KHK ile 4956 Sayılı Yasa uyarınca 04.10.2000 tarihinden önce tescili yapılanların borçlanma hakkı bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
24.07.2003 kabul tarihli 4956 Sayılı Kanunla 1479 sayılı Kanuna eklenen ve 02.08.2003 tarihi itibariyle yürürlüğe giren Geçici 18. Maddesinde “Bu Kanuna göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde 04.10.2000 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların sigortalılık hak ve mükellefiyetleri 04/10/2000 tarihinden itibaren başlar. Ancak, bu Kanuna göre zorunlu sigortalı olarak tescil edilmiş olanların sigortalılıkları, bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren altı ay içinde Kuruma yazılı olarak başvurmaları ve 20/04/1982-04/10/2000 tarihleri arasındaki vergi kayıtlarını belgelemek ve belgelenen bu sürelere ilişkin olarak 49 uncu ve ek 15 inci maddelere göre hesaplanacak prim borçlarının tamamını, tebliğ tarihinden itibaren bir yıl içinde, ödeme tarihinde bulundukları gelir basamağının yürürlükte olan prim tutarı üzerinden ödemek kaydıyla bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir.” hükmü yer almakta olup, maddenin yürürlüğe girmesinden önce, tescil talebi ile birlikte vergiye kayıtlı olunan dönemdeki murisin kendi nam ve hesabına bağımsız çalışma sürelerinin borçlanma talebinde bulunulduğu, yasada anılan 6 aylık sürenin 02.02.2004 tarihinde dolacağı gözetildiğinde; geçerli bir borçlanma talebi vardır. Mahkemenin, 04.10.2000 tarihinden önce tescili olmayanların yasada öngörülen borçlanma hakkından yararlanamayacaklarına dair kabulü isabetsizdir. Ayrıca, yasada hak sahiplerinin borçlanma talebini engelleyici bir hüküm de bulunmamaktadır.
Mahkemece açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilmeksizin yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 03.03.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.