Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2008/10880 E. 2008/11194 K. 22.09.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/10880
KARAR NO : 2008/11194
KARAR TARİHİ : 22.09.2008

Mahkemesi :İş Mahkemesi
No :

Davacı, işkazası sonucu ölen sigortalının haksahiplerine bağlanan peşin değerli gelirler ile yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, bozmaya uyarak ilâmında belirtildiği şekilde isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
1-)Mahkemece uyulan Dairemizin bozma kararında ayrıntıları açıklandığı üzere; davanın yasal dayanağını oluşturan, 506 sayılı Kanunun 26. maddesindeki “Halefiyet” ilkesi uyarınca, kurumun rücu alacağı, hak sahiplerinin tazmin sorumlularından, isteyebileceği maddi zarar (…) miktarı ile sınırlı iken; Anayasa Mahkemesinin 23.11.2006 gün ve 2003/10 Esas ve 2006/106 sayılı kararı ile anılan yasa maddesinin birinci fıkrasında yer alan “…sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarla sınırlı olmak üzere…” bölümünün Anayasa’ya aykırılık nedeniyle iptaline karar verilmiştir.Mahkemece, bu iptal hükmü gözetilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de, davacı Kurumun, kusurlu davalılardan isteyebileceği ilk peşin değerli gelirin kusur karşılığının belirlenmesinde hata yapılmış olup, iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirlerin ilk peşin değerinin % 60 kusuru karşılığı olan 9.673,90 YTL.’nin müştereken müteselsilen davalılardan tahsili, iş kazasında 506 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinde belirtilen koşulların oluşması nedeniyle % 20 kusur karşılığı 3.224,63 YTL.’nin davalı işveren şirketten tahsili kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik rücu alacağına karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-)Anayasa’nın 152 ve 153. maddelerinde öngörülen düzenleme uyarınca, Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmesi ile birlikte, elde bulunan ve kesinleşmemiş tüm davalarda uygulanmasının zorunlu olması karşısında, iptal kararının Resmi Gazetede yayımlandığı 21.03.2007 tarihinden sonra, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 76. maddesi uyarınca, yürürlükteki yasaları uygulamakla yükümlü bulunan mahkemelerin ve giderek Yargıtay’ın, iptal kararı ile yürürlükten kalkan bir yasa maddesine dayanarak inceleme yapma ve karar verme yetkisi bulunmadığından; davanın açıldığı tarihteki mevzuat ve içtihatlara uygun olarak açılan davada tahsili istenen miktarın, anılan iptal hükmü nedeniyle oluşan hukuksal durum gereğince kısmen reddine karar verilmesinde, tarafların sorumluluğu bulunmadığı halde; davacı Kurumun davada haksız çıkan taraf olarak nitelenip vekalet ücreti ve yargılama masrafından sorumlu olduğu kararı verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3-)Harçlar Kanunu’nun 8. maddesindeki, “Bir hükmün bozulmasını müteakip verilecek hükümlerden yeni bir hüküm gibi karar ve ilam harcı alınır ve bozulan hükümden evvel alınmış olan karar ve ilam harcı, müteakip hükme ait harçtan mahsup olunur.” düzenlemesi gözetilmeksizin, bozma konusu ilk karara atıfla “Yeterince harç alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,” karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, davalıların kararı temyiz etmediği ve bu nedenle harç, masraf ve ücreti vekalet yönünden davacı Kurum lehine oluşan usulü kazanılmış hak durumu gözetilerek karar bozulmamalı, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün tamamının silinerek yerine,
“1-)Davanın Kısmen Kabul Kısmen Reddine, 9.673,90 YTL’nin 16.12.2003 onay tarihinden işleyecek yasal faizle birlikte müştereken müteselsilen davalılardan alınarak davacı Kuruma verilmesine, 3.224,63 YTL.’nin 16.12.2003 onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle birlikte davalı işveren şirketten alınarak davalı Kuruma verilmesine, fazla talebin reddine,
2-)Bozma kararından önce alınan 947,50 YTL. harcın mahsubu ile bakiye harç alınmasına yer olmadığına,
3-)1.494,00 YTL. Avukatlık ücretinin müştereken müteselsilen davalılardan alınarak davacı Kuruma verilmesine, 54,00 YTL. Avukatlık ücretinin davalı işveren şirketten alınarak davacı Kuruma verilmesine,
4-)Davanın açıldığı tarih itibariyle davacı Kurumun tahsil isteğinin kabulü mümkün olmayan ve reddedilen miktar üzerinden belirlenen 526,30 YTL. Avukatlık ücretinin davacı Kurumdan alınarak davalılara verilmesine,
5-)Davacının yaptığı yargılama giderinden; 983,00 YTL.sinin müştereken müteselsilen davalılardan alınarak davacı Kuruma verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,” yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22/09/2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.