Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2008/11572 E. 2008/11195 K. 22.09.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/11572
KARAR NO : 2008/11195
KARAR TARİHİ : 22.09.2008

Mahkemesi :İş Mahkemesi
No :

Davacı, işkazası sonucu sürekli işgöremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan peşin değerli gelirler ile yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.

Mahkeme, bozmaya uyarak ilâmında belirtildiği şekilde isteği kısmen hüküm altına almıştır.

Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

Davanın yasal dayanağını oluşturan, 506 sayılı Yasanın 26. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “…sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarla sınırlı olmak üzere…” ibaresi, Anayasa Mahkemesi’nin 23.11.2006 gün ve 2003/10 Esas ve 2006/106 sayılı kararıyla, Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş; Anayasa’nın 152 ve 153. maddelerinde öngörülen düzenleme uyarınca, Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmesi ile birlikte, elde bulunan ve kesinleşmemiş tüm davalarda uygulanmasının zorunlu olması karşısında, iptal kararının Resmi Gazetede yayınlandığı 21.03.2007 tarihinden sonra, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 76. maddesi uyarınca, yürürlükteki yasaları uygulamakla yükümlü bulunan mahkemelerin ve giderek Yargıtay’ın, iptal kararı ile yürürlükten kalkan bir yasa maddesine dayanarak inceleme yapma ve karar verme yetkisi bulunmadığından; davanın açıldığı tarihteki mevzuat ve içtihatlara uygun olarak açılan davanın, anılan iptal hükmü nedeniyle oluşan hukuksal durum gereğince reddine karar verilmesinde, tarafların sorumluluğu bulunmadığı halde; davacı Kurumun davada haksız çıkan taraf olarak nitelenip vekalet ücreti ve yargılama masrafından sorumluluğuna hükmedilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

Ne var ki bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.

SONUÇ:Hüküm fıkrasında, kısmen ret nedeniyle davacı Kurum aleyhine Avukatlık ücretine hükmedilen altıncı paragraftaki “Davalı … Ltd. Şti. vekille temsil olunduğundan ve dava kısmen kabul edildiğinden hükmün verildiği tarihte geçerli olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 500,00 YTL. vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı … Ltd. Şti. ye verilmesine,” ibaresinin silinerek hükümden çıkarılmasına, yargılama giderine ilişkin sekizinci paragraftaki “yargılama giderinden kabul oranı dikkate alınarak takdiren 877,90 YTL.” ve “kalan giderin davacı üzerinde bırakılmasına,” ibarelerinin silinerek hükümden çıkarılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.09.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.