Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2009/12196 E. 2011/2975 K. 08.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12196
KARAR NO : 2011/2975
KARAR TARİHİ : 08.03.2011

Mahkemesi :İş Mahkemesi
Davacı, işkazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan peşin değerli gelirler nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın, davalılardan … yönünden reddine, … yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, zararlandırıcı sigorta olayı sonucu yaşamını yitiren sigortalının hak sahiplerine yapılan sosyal sigorta yardımları nedeniyle uğranılan Kurum zararının teselsül hükümleri gereğince davalılardan rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Davada öncelikle halledilmesi gereken sorun; davalılar arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinin, bir başka ifade ile, asıl işveren-alt işveren(taşeron) ilişkisi olup olmadığının saptanmasıdır.
506 sayılı Kanunun 87 nci maddesi hükmüne göre aracı, bir işte veya bir işin bölüm veya eklentisinde işverenden iş alan ve kendi adına sigortalı çalıştıran üçüncü kişidir.
Asıl işveren taşeron ilişkisinin varlığı için öncelikle işin başka bir işverenden alınmış olması, bir başka ifade ile asıl işverenin işverenlik sıfatına sahip olması, asıl işyeri ya da işyerinden sayılan yerlerde kendi adına işçi çalıştırıyor olması gerekir.
İşin belirli bir bölümünde değil de tamamının bir bütün halinde, ya da, bölümlere ayrılarak başkalarına devredildiği, işten bu yolla tamamen el çekildiği, sigortalı çalıştırılmadığı için işveren sıfatının haiz olunmadığı durumda ise, bunları devralan kişiler alt işveren, devredenler de asıl işveren olarak nitelendirilemeyecektir.
Aracı sıfatının kazanılmasında diğer koşullar ise asıl işverenden istenilen işin, asıl iş ya da işyeriyle ilgili işin bir bölümünde veya işyeri eklentilerinde alınmış olması ve bu işte işi alanın kendi işçilerinin çalıştırılması ve bu nedenle de işveren sıfatına sahip olunmasıdır.
Davaya konu somut olaya gelince; davalılardan …’e ait binanın çatı işinin, sözleşme ile verilen diğer davalılardan …’a ait asıl işyeri çalışanları ile yapıldığı, ölen sigortalının da, bu davalıya ait asıl işlerinden bildirildiği anlaşılmaktadır. Davaya konu kaza sonrası yapılan işlem ile, davalılardan … adına da “bina onarım tadilatı” belirtilerek, işyeri tescili yapıldığı görülmüştür. Mahkemece, davalılardan …’in işverenlik sıfatının bulunmadığı belirtilerek, hakkındaki davanın reddine karar verilmiş ise de; hükmün, eksik incelemeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır. Öncelikle, iş kazasının meydana geldiği binada, sadece çatı onarımı işinin mi yapıldığı; yoksa, bunun dışında başkaca işler nedeniyle hizmet akdine dayalı çalışmaların bulunup-bulunmadığı, bina maliki olan davalılardan …’in, binada yapılan başka işler nedeniyle sigortalı çalıştırıp-çalıştırmadığı araştırılmalı; sadece, çatı onarım işinin yapıldığının anlaşılması durumunda, işin sözleşme ile verilen davalılardan … tarafından, asıl işyeri çalışanları ile yapıldığının anlaşılmasına göre, davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunmayacağından, şimdiki gibi karar verilmeli; binada, çatı onarımı dışında başkaca inşaat işlerinin de yapıldığı ve diğer işlerde de sigortalı çalıştırıldığının anlaşılması durumunda, binanın maliki olan davalılardan …, asıl işveren olarak sorumlu olacağından, kusur oran ve aidiyetinin buna göre araştırılıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
Mahkemenin yukarıda açıklanan maddi ve hukuki esaslar doğrultusunda yargılama yaparak elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 08/03/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.