Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2009/13263 E. 2011/2564 K. 01.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13263
KARAR NO : 2011/2564
KARAR TARİHİ : 01.03.2011

Mahkemesi :İş Mahkemesi
Davacı, 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunun geçici 7/1. maddesinde yer alan düzenleme karşısında, 1479 sayılı Kanunun 24 ve devamı maddeleridir.
1479 sayılı Kanunun, 20.04.1982 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 2654 sayılı Kanunla değişik 24. maddesi hükmüne göre; bir kimsenin zorunlu sigortalısı olması için, ticari kazanç veya serbest meslek kazancı dolayısıyla gerçek veya götürü usûlde gelir vergisi mükellefi olması, gelir vergisinden muaf olanlarında meslek kuruluşuna kayıtlı bulunması gerekir. Yine, aynı maddede 22.03.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Kanunla getirilen düzenleme ile de; bu kapsam daha da genişletilerek kendi nam ve hesabına çalışanlardan vergi mükellefi olanların meslek kuruluşuna veya esnaf siciline kayıtlı bulunanların zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olacağı belirtilmiştir.
Davacının, bağlı olduğu vergi dairesinin depremde yıkılması nedeniyle hiçbir kayda ulaşılamadığı, oda ve sicil kaydının bulunmadığından bahisle Kurumca tescil tarihi itibariyle sigortalı olarak kabul edilmemiş, işbu dava ile davacı; 25.06.1989-17.08.1999 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiş, Mahkemece; davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı; Kurum kayıtlarına 08.09.1989 tarihinde intikal eden giriş bildirgesi ile ilk kez tescil başvurusunda bulunmuş, giriş bildirgesinde vergi kaydının 25.06.1989-devam şeklinde olduğu beyan edilmiş, 1479 sayılı Kanunun 24. maddesi hükmü uyarınca, 25.06.1989 tarihinden geçerli olmak üzere Bağ-Kur’a tescili yapılmıştır. Davacının bağlı olduğu vergi dairesince onaylı 15.08.2008 tarihli sigortalılık belgesinde çay ocağı işletmeciliğinden dolayı vergi kaydının 25.06.1989 tarihinde başladığı ve 1999 depreminde vergi dairesinin yıkılması nedeniyle terkinin belli olmadığının bildirildiği, davacıya gönderilen 15.08.2008 tarihli yazı ile 25.06.1989-17.08.1999 tarihleri arasındaki sigortalılık süresine göre hesaplanan prim borçlarının bildirildiği, 25.06.1989-17.08.1999 tarihleri arasındaki süreye ilişkin prim borcunun 5510 sayılı Kanun’dan yararlanarak, 15.07.2008 tarihinde ödediği, Kurumca düzenlenen sigortalılık döküm föyünde; 04/12 nolu genelgeye göre işlem yapılarak davacının terkinin 17.08.1999 olarak verildiği anlaşılmaktadır.
Şahsi sicil dosyasında bulunan belgeler uyarınca davacıyı sigortalı sayan Kurumun, davacıya sigortalı olduğu inancı vererek primlerini tahsil etmiştir. Vergi dairesinin depremde yıkılması ve bu nedenle hiçbir kayıt ve belgeye ulaşılamamasında davacının kusur ve ihmali olmadığı gibi, Anayasal nitelikte bir hak olan sosyal güvenlik hakkının kamusal niteliği gözetildiğinde; depremin olumsuz sonuçlarının davacıya yüklenmesi sonucunu doğuracak şekilde sigortalılığın iptal edilmesi, Sosyal Güvenlik Hukuku İlkeleri ile bağdaşmadığı gibi Medeni Kanunun 2. maddesinin uygulanmasının zorunlu bir sonucu olarak ta iyi niyetten uzaktır.
Mahkemece; yukarıda açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilerek, dava konusu dönemde, davacının 1479 sayılı Kanun kapsamında Bağ-Kur sigortalısı olarak kabul edilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 01.03.2011gününde oybirliğiyle karar verildi.