YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10081
KARAR NO : 2011/13044
KARAR TARİHİ : 04.10.2011
… (devredilen… Kurumu Başkanlığı) adına Av. … ile 1-… mirasçıları a-… (kendisine asalete çocuklarına velayeten), b-…, c-…, 2-… aralarındaki dava hakkında Gölcük 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden İş Mahkemesi sıfatıyla verilen 09.03.2011 günlü ve 70/122 sayılı hükmün, temyizen incelenmesi davacı Kurum avukatı ile davalı … tarafından istenilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
7201 Sayılı Yasanın 21. maddesi “Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır…” hükmünü içermektedir. Tebligat Yasasının 20, 21 ve özellikle tüzüğün 28. maddesi uyarınca muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan her biri gösterilen adreste bulunmaz iseler, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebinin bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek, beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazarak imzalaması gerekir. Gösterilen şekil geçerlilik koşulu olup, somut olayda, … dışındaki diğer davalı mirasçılara Tebligat Kanunun 21. maddesine göre tebligat yapılmış ise de muhatabın ne sebeple adreste bulunmadığı sorulmamış ve beyanda bulunanın imzası alınmak suretiyle tevsik edilmemiştir. Diğer yandan, davalı mirasçı …’e sadece asaleten tebligat çıkarılmış olup, küçük çocuklar … ve …’e velayeten herhangi bir tebligat yapılmamıştır.
Davalılar …’e asaleten, diğer davalı …’e ise asaleten ve velayeten yöntemince gerekçeli karar tebliğ edilerek, temyiz süresi geçtikten ve gerektiğinde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 432. maddesindeki prosedür işletildikten sonra gönderilmek üzere dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, davacı Kurum avukatı ile davalı …’un temyiz itirazlarının bu noksanlıklar giderilip dosya geldikten sonra incelenmesine 04/10/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.