Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2011/1085 E. 2011/2558 K. 01.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1085
KARAR NO : 2011/2558
KARAR TARİHİ : 01.03.2011

Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirler nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma üzerine, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
1- Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanunun 26 ncı maddesindeki halefiyet ilkesi uyarınca, Kurumun rücu alacağı; hak sahiplerinin tazmin sorumlularından isteyebileceği maddi zarar (Tavan) miktarı ile sınırlı iken, Anayasa Mahkemesi’nin, 21.03.2007 gün ve 26649 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 23.11.2006 gün ve E:2003/10, K:2006/106 sayılı kararı ile 26.maddedeki “sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarla sınırlı olmak üzere” ibarelerinin Anayasaya aykırılık nedeniyle iptali sonrasında, Kurumun rücu hakkının, kanundan doğan, kendine özgü, sigortalı veya hak sahiplerinin hakkından bağımsız basit rücu hakkına dönüşmüş olması karşısında, hak sahiplerine bağlanan sosyal yardım zammını da içeren ilk peşin değerli gelirler toplamı 285,37 TL olup, tazmin sorumlularının %80 kusuruna isabet eden 228,29 TL’den, önceki rücu davasında %10 talep oranı gözetildiğinde, ilk peşin değerden hüküm altına alınan 28,54 TL’si düşülerek, kalan 199,76 TL’ye hükmedilmesi gerektiği gözetilmeksizin, eksik alacağa hükmedilmiş olması, usul ve yasaya aykırıdır.
2- Açıldığı tarihteki mevzuat ve içtihatlara uygun olan davada, anılan iptal hükmünden kaynaklanan kısmen red nedeniyle, tarafların sorumluluğu bulunmadığı için, davacı Kurum tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalılardan tahsiline karar verilmemiş olması; Yine, davanın kısmen kabulüne karar verildiği halde, Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
S O N U Ç :Hüküm fıkrasının birinci bendinde yazılı “127,93 TL” rakamları silinerek yerine, “199,76 TL” rakamlarının; harca ilişkin ikinci bendinde yazılı “fazla yatırılan 231,10 TL” rakam ve sözcükleri silinerek yerine, “yatırılan harçtan, alınması gereken 17,15 TL karar ve ilam harcı düşülerek, fazla yatırılan 195,95 TL” rakam ve sözcüklerinin; yargılama giderine ilişkin üçüncü bendinde yazılı cümle silinerek yerine, “Davacı Kurum tarafından yapılan 376,70 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine, davalıların yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına” cümlesinin; vekalet ücretine ilişkin dördüncü bendinde yazılı cümle silinerek yerine, “Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1000,00 TL nisbi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine; davanın kısmen reddi, Anayasa Mahkemesinin davanın açılmasından sonraki iptal hükmüne dayandığından, kendisini vekil ile temsil ettiren davalılar lehine vekalet ücretine yer olmadığına” cümlesinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 01.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.