Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2011/16383 E. 2012/2190 K. 14.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/16383
KARAR NO : 2012/2190
KARAR TARİHİ : 14.02.2012

Mahkemesi :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi
Dava, 30.04.2005-06.05.2005 arası dönemde hizmet akdine dayalı olarak geçen ancak Kuruma tescil edilmeyen sigortalı hizmetlerin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkeme, yazılı biçimde davanın kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanağı, 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesi olup, dava dilekçesinde, husumetin “… ….” biçiminde gösterilmesi, dosya içerisinde bulunan 12.08.2011 tarihli kurum cevabi yazısında; .. sicil numaralı davalı işyerinin “… Toptan Bakkaliye Ticareti İşyeri” olup, ortaklarının…. olduğunu bildirmesi karşısında, mahkemece, öncelikle davalı adi ortaklara husumet yönetilmesi yönünde davacıya mehil verilmeli, taraf teşkili sağlanıp, tarafların savunmaları alındıktan ve delilleri toplandıktan sonra davaya konu istem hakkında bir karar tesis edilmelidir.
Diğer taraftan, karar tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 74.maddesinin; “Kanunu Medeni ile muayyen hükümler mahfuz olmak üzere hakim her iki tarafın iddia ve müdafaalariyle mukayyet olup ondan fazlasına veya başka bir şeye hüküm veremez. Tahakkuk edecek hale göre talepten noksan ile hüküm caizdir.” hükmünü içermesine, yine halen yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 26. maddesinin ise “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.Hâkimin, tarafların talebiyle bağlı olmadığına ilişkin kanun hükümleri saklıdır.” biçiminde bir düzenlemeyi öngörmesi gözetilerek, mahkemece, taleple bağlılık ilkesi çerçevesinde yargılama yapılıp karar verilmesi gerekirken, talep dışına çıkılarak 01.05.2006-06.05.2006 dönemine ilişkin olarak tespite hükmedilmesi, usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
O halde; davalı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, 14.02.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.