YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10703
KARAR NO : 2013/6034
KARAR TARİHİ : 28.03.2013
…….
Dava, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalının icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan ve Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasını isteyen davalı vekilinin 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre davacı …… vekilinin temyiz itirazlarının reddine,
2-) Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Davacı Kurum, davalının……..şube müdürü yardımcısı olarak görev yapmakta iken, 4046 sayılı Kanunun 22. maddesi gereğince, özelleştirme kapsamında 1999/Ekim ayı itibariyle ….. araştırmacı olarak nakledildiğini, Kurumdan aylık almaya hak kazandığı 15.10.1999 tarihinden itibaren 4971 sayılı Kanunun geçici 2. maddesi gereğince 3 yıllık sürenin dolduğu 15.10.2002 tarihine kadar zam ve tazminatlarının şube müdür yardımcısı kadrosu üzerinden ödendiğini, 4971 sayılı Kanunun yürürlük tarihi olan 15.08.2003 tarihinden önce atanması nedeniyle, başlangıç tarihi 15.08.2003 olarak belirlendiğinden , 3 yıllık sürenin dolduğu 15.09.2006 tarihinden itibaren araştırmacı kadrosu üzerinden ödenmesi gereken zam ve tazminatların sehven şube müdürü yardımcısı kadrosu üzerinden ödendiğini belirterek, 2006/Eylül-2009/Ocak dönemine ait 8.679,72 TL özel hizmet
./..
-2-
tazminatına ilişkin borcun tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiş, mahkemece davanın esasına girilerek, istem kısmen hüküm altına alınmıştır.
İş Mahkemeleri, 5521 sayılı Kanun ile kurulmuş istisnai nitelikte özel mahkemeler olup, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 106’ncı maddesi ile mülga 1479 sayılı Kanunun 70’inci ve mülga 506 sayılı Kanunun 134’üncü maddesinde, bu Kanunların uygulamasından doğan uyuşmazlıkların yetkili iş mahkemelerinde görüleceği, 5510 sayılı Kanun’un 101’inci maddesinde de, aksine hüküm bulunmayan hallerde, 5510 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceği düzenlenmiştir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında yapılan değerlendirmeye göre; davacı Kurumun memur statüsünde bulunan kendi çalışanına karşı yürüttüğü icra takibi kapsamında, uyuşmazlığın çözümünde ne 506 sayılı Kanun, ne de 5510 sayılı Kanun’un uygulama yeri bulunmamaktadır. Bu durumda sözü edilen 101’inci madde hükümlerine göre sınırlı yetki ile donatılmış iş mahkemesi görevli değildir.
Öte yandan; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2’nci maddesine göre kimler aleyhine idari yargıda dava açılabileceği açıklanmış olup, gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişileri hakkında idari yargı yerinde dava açılamayacağı ve dava konusu uyuşmazlığın çözümünde genel mahkemelerin görevli olduğu nazara alınmaksızın, işin esasına girilerek karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir
O hâlde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 28.03.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
……