Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2012/18076 E. 2013/14065 K. 21.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18076
KARAR NO : 2013/14065
KARAR TARİHİ : 21.06.2013

….

Dava, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın, davacılardan … yönünden kabulüne, …..yönünden ise açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı ile davalılardan ……. yetkilisi … tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve ….. tarafından hazırlanan raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Tüzel kişi işverenlerin, ortak ve yetkililerinin kamu alacaklarından sorumluluğu 6183 sayılı Kanunun 35, mükerrer 35 ve 506 sayılı Kanunun 80. maddesinde düzenlenmiştir.
506 sayılı Kanunun 80. maddesi hükmüne göre; tüzel kişiliği haiz işverenlerin, temsil ve ilzama yetkili üst düzeydeki yönetici ve yetkilileri haklı bir sebep olmaksızın ödenmeyen prim, sosyal yardım zammı ve ferilerinden dolayı Kuruma karşı işveren ile birlikte müteselsilen sorumludurlar.
6183 sayılı Kanunun mükerrer 35. maddesine göre; amme alacakları ve bu bağlamda davalı Kurumun, işveren tüzel kişilerden prim ve diğer alacaklarının, tüzel kişinin mal varlığından kısmen veya tamamen tahsil edilememesi ya da tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması halinde kanuni temsilciler, mal varlıklarıyla sorumludurlar. Her iki düzenlemede de sadece ortak olmak yeterli olmayıp, prim alacağının tahakkuk ettiği ve ödenmesi gereken dönemde, üst düzey yönetici ya da kanuni temsilci sıfatıyla işveren tüzel kişiliği temsil ve ilzama yetkili bulunması gerekir.
5766 sayılı Kanun ile değişik 6183 sayılı Kanunun 35. maddesinde ise; limited şirket ortaklarının kamu alacaklarından sorumluluğu düzenlenmiş, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen ya da tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması koşuluyla,
./..

-2-
şirket ortaklarının sermaye hisseleri oranında sorumlu olacağı, şirket ortağının şirketteki payını devretmesi durumunda payını devreden ve devir alan şahısların devir öncesine ait kamu alacaklarından müteselsilen sorumlu olacağı, kamu alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde ise bu şahısların kamu alacağının ödenmesinde müteselsilen sorumlu olacağı öngörülmüştür.
6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 540. maddesi uyarınca limited şirketlerde “aksi kararlaştırılmış olmadıkça, ortaklar hep birlikte müdür sıfatıyla şirket işlerini idareye ve şirketi temsile mezun ve mecburdurlar. Şirket mukavelesi veya umumi heyet kararı ile şirketin idare ve temsili ortaklardan bir veya birkaçına bırakılabilir.” denilmektedir. Dosyada mevcut 28.04.2011 tarihl……. yazısından davacı …… ortaklarının … ve Sedat Gülten olduğu, davacı …’in 05.02.2001-05.02.2004 tarihleri arasında imza yetkili kılındığı ve bu tarihten sonra ise herhangi bir imza tescil işleminin yapılmadığı ve yine 04.05.2010 tarihli yazıda Ocak 2004 tarihi itibariyle davacı şirketin yetkilisinin davacı … olarak belirtildiği anlaşılmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 50. maddesinde, medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olanın, dava ehliyetine de sahip olduğu; anılan Kanunun 114. maddesinin (d) ve (f) bentlerinde , tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmalarının dava şartı olduğu belirtilmiştir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında, davacı …’in davacı şirket adına taraf, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisine sahip olduğu hususu gözetilerek, işin esası incelenmeli ve sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, …… yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum avukatı ile davalılardan ……. .yetkilisi …’in bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan …….adesine, 21.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

……