YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/20813
KARAR NO : 2013/12518
KARAR TARİHİ : 05.06.2013
Mahkemesi :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili ve davalı işveren temsilcisi tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun Geçici 7. maddesi uyarınca davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesidir. Anılan Kanunun 6. maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
506 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesi ile “işveren; …sigortalıları çalıştıran… kişiler…” olarak tanımlandığı, yine 5510 sayılı Kanun’un 12’inci maddesi ile “işveren; 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentlerine göre sigortalı sayılan kişileri çalıştıran gerçek veya tüzel kişiler ile tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlar” olarak tanımlandığı, hizmet tespitine yönelik davalarda, çalışma ilişkisinin nitelik ve süresinin belirlenmesinde, bu yöndeki işyeri bilgi ve belgelerine ulaşılmasında, bir başka deyişle, davanın sübutu, kanıtlama yükümlülüğü ve verilen kararın infazı açısından, işverene husumet yöneltilmesi zorunludur.
Davaya konu somut olayda; davacı, … nezdinde 25.08.2006 – 30.10.2008 tarihleri arasında tıbbi sekreter olarak çalışmalarının tespitini istemiş, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davacıya a
06.05.2008 işe giriş tarihli işe giriş bildirgesin Özel Baharcan Sağlık Hizmetleri Limited Şirketi tarafından düzenlendiği, yine davacının hizmet cetvelinde 06.05.2008 – 30.10.2008 tarihleri arasındaki çalışmalarının anılan şirketin işyerinden bildirildiği anlaşılmış olup, anılan şirkete husumet yöneltilmeden, davacının talebine konu işyerinin, davaya konu dönemde faal olup olmadığı yöntemince araştırılmadan, mahkemece, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı hüküm kurulmuştur
Mahkemece, öncelikle, davacının çalışması ile ilgili bilgisine başvurularak, ihtilaf konusu dönemde hangi işveren yanında çalıştığı tereddüde yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Davacının, davalı dışında farklı işveren yanında çalıştığı tespit edilirse, işverene yöntemince husumet yöneltilmeli; işyerine ilişkin kanun kapsamına alınış ve çıkış tarihlerini gösterir Kurum kayıtları, dava konusu döneme ilişkin dönem bordroları celbedilmeli; işverenin ticaret sicil memurluğu kayıt bilgi ve belgeler temin edilmeli; vergi dairesinden mükellefiyet başlangıç tarihi sorularak, muhtasar beyannameler istenmeli; yapılacak araştırma sonucu, ihtilaf konusu dönemde, yukarıda açıklanan ilkeler ışığında, dava konusu dönemde davacı ile birlikte çalışan ve işverenin bordrolarında kayıtlı kişiler ile, aynı yörede komşu işverenler veya benzeri işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler saptanarak, bilgi ve görgülerine başvurulmalı, davalı işyerinde tespiti istenen dönemde Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa, belgeler getirtilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde; iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, böylece, bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak, uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip, takdir edilerek, varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilmeksizin eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekili ve davalı işveren temsilcisinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve sair hususlar incelenmeksizin hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan işverene iadesine, 05.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.