Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2012/22765 E. 2013/13835 K. 20.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/22765
KARAR NO : 2013/13835
KARAR TARİHİ : 20.06.2013

……..
Dava, yaşlılık aylığının iptali ve yersiz ödendiği ileri sürülen aylıklar nedeniyle borç tahakkuku yönündeki Kurum işlemlerinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) 1968 yılında 506 sayılı Kanuna tabi zorunlu sigortalılığı başlatılan, 14.03.1972 – 14.11.1973 tarihleri arasında askerlik ödevini yerine getiren davacının 31.12.2008 günü davalı Kuruma yönelttiği yaşlılık sigortasından aylık tahsis başvurusuna dayanılarak, anılan Kanun kapsamındaki 3008 günlük sigortalılığı ve 600 günlük askerlik borçlanması toplamı olan 3608 gün üzerinden kendisine 01.01.2009 tarihinden itibaren aylık bağlandığı, 2012 yılının Nisan ayında yeniden değerlendirme yapan Kurumca, davacının 1972/2. dönemindeki 60 günlük zorunlu sigortalılığının askerlik dönemi ile çakışması nedeniyle, söz konusu sigortalılığın ve giderek, 3600 günlük prim ödeme sayısına ilişkin tahsis koşulu gerçekleşmediğinden başlangıç günü itibarıyla aylığın iptal edilerek yersiz ödendiği ileri sürülen aylıklar nedeniyle 01.01.2009 – 22.04.2012 dönemine ilişkin borç tahakkuk ettirildiği anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanaklarından olan 818 sayılı Borçlar Kanununun 63. maddesinde, haksız olarak (nedensiz) bir edinimde bulunan kimsenin, onun geri alınması zamanında elinden çıkmış olduğunu kanıtladığı tutar oranında ret ve geri vermekle yükümlü olmadığı, şu kadar ki, edinen, o şeyi kötü niyetle elden çıkarmışsa veya onu elden çıkarırken sonradan ret ve iade zorunda kalacağını biliyor idiyse, ret ve geri vermeye zorunlu olduğu belirtilmiştir. Buna göre; sebepsiz zenginleşen, zenginleşme anında veya sonrasında mal varlığındaki artışın geçerli bir hukuki sebebe
./..
-2-
dayanmadığını biliyor veya bilmesi gerekiyor ise kötü niyetli sayılmakta, nedensiz zenginleşmede kötü niyetinin varlığı kanıtlanan kişiye ödenenler geri alınabilmekte, buna karşın, iyi niyetli zenginleşen, sebepsiz zenginleşme konusunun kendisinden istendiği tarihten önce elinden çıktığını iddia ve ispat ettiği miktar oranında ret ve geri vermeyle yükümlü olmamaktadır.
Yukarıdaki yasal düzenleme ve açıklamalar ışığında dava değerlendirildiğinde, askerlik dönemi ile çakışan zorunlu sigortalılığın ve giderek, tahsis koşulları tümüyle gerçekleşmediğinden başlangıç günü itibarıyla aylığın iptaline yönelik Kurum işlemi yerindedir. Ancak, yaşlılık aylığı bağlanması aşamasında kötü niyetli olduğu kanıtlanamayan davacının aylıkları tüketerek elden çıkardığı belirgin bulunduğundan, Kurumun geri alım hakkının söz konusu olmadığı da açıktır.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu, dava konusu istemlerin tümden reddine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
S O N U Ç : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının isteği durumunda davacıya geri verilmesine, 20.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

…….