Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2012/23436 E. 2013/14556 K. 27.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/23436
KARAR NO : 2013/14556
KARAR TARİHİ : 27.06.2013

…….

Dava, isteğe bağlı sigortalılık süresinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, taraf avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-)Dosyadaki yazılara toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacının tüm ve davalının aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-) 9.7.1992 günlü dilekçesi üzerine 1.8.1992 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun hükümleri kapsamında isteğe bağlı sigortalılığı başlatılan, 1.8.1992 ile 28.2.1998 tarihleri arasında düzenli prim ödemesi bulunan davacı, 1.3.1998 tarihinden 31.12.2007 tarihine kadar olan dönemde de isteğe bağlı sigortalı olduğunun tespiti istemi ile dava açmıştır.Mahkemece, (geçici 85. Maddenin yürürlüğe girdiği 1.5.2003 tarihine kadar olan dönem bakımından) 1.3.1998 ile 30.4.2003 tarihleri arasında isteğe bağlı sigortalı olduğu kabul edilmiştir.
Davanın yasal dayanaklarından olan, 06.08.2003 günü Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 4958 sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu’nun geçici 1. maddesinin (K) fıkrasında; 506 sayılı Kanunun 85. maddesine göre isteğe bağlı olarak devam eden sigortalıların, öngörülen süre içerisinde Kuruma yazılı başvurmaları durumunda, 30.06.2003 tarihi itibarıyla prim ve gecikme zammı borçlarının yeniden yapılandırılarak belirleneceği, taksitlendirme anlaşması yapılan borçluların, ödeme yükümlülüklerini bir takvim yılı içinde art arda üç kez yerine getirmemeleri durumunda bu Kanun hükümlerinden yararlanma hakkını kaybedecekleri, yapılandırma isteminde bulunup, anılan yükümlülüğü yerine getiren isteğe bağlı sigortalılar hakkında 506 sayılı Kanunun geçici 85. maddesinin c bendi hükmünün uygulanmayacağı, belirlenen sürede 506 sayılı Kanunun 85. maddesinin (D) bendinin c alt bendine göre isteğe bağlı sigortalılığı sona erenlerden istemde bulunanlar hakkında da bu hükmün uygulanacağı belirtilmiştir. Diğer taraftan,
./..
-2-

01.04.2006 günü itibarıyla yürürlüğe giren ……. Yeniden Yapılandırılması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında 5458 sayılı Kanunun 1’inci maddesinin ilk fıkrasında; 506 sayılı Kanunun 85. maddesine göre prim ödeyen isteğe bağlı sigortalıların 01.05.2003 tarihinden 31.03.2005 tarihine kadar isteğe bağlı sigortalılıklarının devam ettiği süre içerisindeki prim borçlarının, belirtilen süre içinde Kuruma yazılı olarak başvurmak koşulu ile bu madde ve 3.madde hükümlerine göre yeniden yapılandırılacağı yönünde düzenleme yapılmış, 3. maddesinin altıncı fıkrasında; bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 4958 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinin (K) fıkrası uyarınca borçlarını taksitlendirip öngörülen koşullara uygun olarak ödemekte olanların, kalan borç tutarları için başvuru süresi içinde istemeleri durumunda, yeniden yapılandırma hükümlerinden yararlanabilecekleri, bu takdirde, daha önce yapılmış olan tecil ve taksitlendirme işleminin bozularak taksitlendirme koşullarına uygun olarak daha önce ödenmiş olan taksit tutarlarının, Kurumun mevzuatına göre mahsup edildikten sonra kalan borçların vadesinde ödenmemiş alacak kabul edileceği hüküm altına alınmıştır.
Açıklanan yasal düzenlemeler ışığı altında yapılan değerlendirmeye göre; davacı yasal süresi içinde Kuruma başvurarak 4958 ve 5763 sayılı Kanun hükümlerine göre prim borçları yönünden yeniden yapılandırma isteminde bulunmadığından Söz konusu Kanun hükümlerinden yararlanma hakkı kaybedildiği gibi, art arda üç ay prim ödememe olgusu karşısında, 506 sayılı Kanunun 85. ve geçici 85. maddeleri gereğince isteğe bağlı sigortalılığı da primi ödenmiş son ayın bitiminden itibaren sona ermiştir.
Yukarıdaki yasal düzenlemeler ve açıklamalar ile ortaya çıkan maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulduğunda; davanın reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
S O N U Ç : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 27.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

……..