YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/23923
KARAR NO : 2013/14248
KARAR TARİHİ : 24.06.2013
…….
Dava, davacının rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili ve davalılardan … tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, 08.05.2007 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu sürekli iş göremez duruma giren sigortalıya bağlanan peşin değerli gelirler ve yapılan harcamalar nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuen ödetilmesi istemine ilişkin olup, davacı fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla oluşan zararından 40.828,00 TL peşin değerli gelir, 675,75 TL geçici iş göremezlik ödeneği, 1.446,07 TL tedavi giderleri olmak üzere toplam 42.949,87 TL’yi talep etmiş, Mahkemece, davalıların %50 kusur karşılığından sorumlu oldukları kabul edilmiştir.
5510 sayılı Yasanın 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 21. maddesindeki; “İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir. İşverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır.İş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücû edilir.” düzenlemesi getirilmiş ise de, söz konusu düzenlemenin, anılan Yasada, yürürlüğü öncesinde gerçekleşen olaylardan kaynaklanan rücuan tazminat davalarında uygulanmasına olanak veren bir düzenleme bulunmadığı ve genel olarak Yasaların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralı sonucu olarak davanın yasal dayanağının 506 sayılı Yasanın 26. maddesi olduğu belirgindir.
./…
-2-
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 26.maddesindeki halefiyet ilkesi uyarınca, Kurumun rücu alacağı; hak sahiplerinin tazmin sorumlularından isteyebileceği maddi zarar (Tavan) miktarı ile sınırlı iken, Anayasa Mahkemesi’nin, 21.03.2007 gün ve 26649 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 23.11.2006 gün ve E:2003/10, K:2006/106 sayılı kararı ile 26.maddedeki “…sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarla sınırlı olmak üzere…” bölümünün Anayasaya aykırılık nedeniyle iptali sonrasında, Kurumun rücu hakkının, yasadan doğan kendine özgü ve sigortalı, ya da, hak sahiplerinin hakkından bağımsız basit rücu hakkına dönüşmüş olması karşısında; sigortalının hak sahiplerine yapılan 73.266,00 TL peşin değerli gelir, 1.351 TL geçici iş göremezlik ödeneği, 2.892,13 TL tedavi gideri toplam 77.509,13 TL sosyal sigorta yardımından oluşan kurum alacağının davalıların %50 kusur karşılığına isabet eden toplam 38.754,00 TL Kurum alacağı bulunduğu ve davacının talebinin 42.949,87 TL olduğu dikkate alındığında; Mahkemece, toplamda kusur karşılığı olan 38.754,81 TL Kurum alacağına hükmedilmesi gerekirken, Anayasa Mahkemesi iptali kararı uyarınca peşin değerli gelirde meydana gelen artışların istenilemeyeceği gözetilmeksizin fazla rücu alacağına hükmedilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Kuşkusuz hükmü temyiz etmeyen diğer davalı yönünden usulü kazanılmış hak durumu gözden uzak tutulmamalıdır.
Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
S O N U Ç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrası içeriğinin silinerek, yerine, ” Davanın kısmen kabulü ile;
1- Davacı Kurum tarafından ödenen 36.633,00 TL peşin sermaye değerli gelirin onay tarihi olan 04.12.2007 tarihinden itibaren; 1.446,06 TL tedavi giderinini sarf tarihi olan 10.05.2007 tarihinden itibaren, 675,75 TL Geçici iş göremezlik ödeneğinin 81,25 TL’sinin ödeme tarihi olan 04.07.2007 , 302,00 TL’sinin ödeme tarihi olan 12.09.2007 , 292,50 TL’sinin ödeme tarihi olan 14.12.2007 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,hükmü temyiz etmeyen ve aleyhine hüküm kurulan diğer davalı yönünden kurum lehine oluşan usulü kazanılmış hak durumunun gözetilmesine”
2- Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarife uyarınca hesaplanan 2.057,48 TL harcın, kabul ve ret oranına göre,aleyhine hüküm kurulan davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, hükmü temyiz etmeyen ve aleyhine hüküm kurulan diğer davalı yönünden Kurum lehine oluşan usulü kazanılmış hak durumunun gözetilmesine”
../…
-3-
3-Davacı tarafından yapılan 3 davetiye gideri olan 13.50 TL ve 180,00 TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 193,50 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre 191,50 TL’sinin aleyhine hüküm kurulan davalılarda müşterek ve müteselsilen tahsili ile, davacı Kuruma verilmesine, bakiye kısmın davacı Kurum üzerinde bırakılmasına, hükmü temyiz etmeyen ve aleyhine hüküm kurulan diğer davalı yönünden kurum lehine oluşan usulü kazanılmış hak durumunun gözetilmesine”
4- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesaplanan 4.650,48 TL vekalet ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, hükmü temyiz etmeyen ve aleyhine hüküm kurulan diğer davalı yönünden kurum lehine oluşan usulü kazanılmış hak durumunun gözetilmesine
5-Davacı tarafından yatırılan 50,00 TL gider avansından yargılama esnasında kullanılan 25,00 TL’nin mahsubu ile bakiye 25,00 TL gider avansının hüküm kesinleştikten sonra davacı tarafa iadesine”, şeklinde yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davalılardan …’dan alınmasına, 24.06.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
……….