YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/25359
KARAR NO : 2013/17403
KARAR TARİHİ : 26.09.2013
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere ve temyiz edenin sıfatına göre, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) Dava; 16.04.2010 tarihli iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelirler ile yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle uğranılan Kurum zararının tahsili istemine ilişkin olup, 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunun, yürürlüğü sonrasında gerçekleşen olaylardan kaynaklanan rücuan tazminat davalarında uygulanması gerektiği karşısında, davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanunun 21 ve 76. maddeleri olduğu halde, mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucunda 506 sayılı Kanunun 26. maddesinin hükmün gerekçesinde yasal dayanak olarak gösterilmiş olması isabetsiz ise de, belirtilen husus sonuca etkili olmadığından, bozma sebebi yapılmamıştır.
5510 sayılı Kanunun, İş kazası ve meslek hastalığı ile hastalık bakımından işverenin ve üçüncü kişilerin sorumluluğu başlığını taşıyan 21/1.maddesindeki, “iş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir…” düzenlemesi uyarınca, davaya konu işkazası nedeniyle sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalının gerçek zararının,
sigortalıya bağlanan gelirlerin ilk peşin sermaye değeri ile karşılaştırılıp düşük olan miktar esas alınıp kusur uygulanmak suretiyle Kurumun tahsile hakkı olan miktarı belirlenmesi gerekir.
Davada somutlaşan olayda; sigortalı tarafından işveren şirket hakkında açılan ve dosya içeriğine göre sonucu belli olmayan Bursa 2. İş Mahkemesi’nin 2011/542 Esas sayılı tazminat davasında alınan hesap raporunda; sigortalının gerçek zararının 34.154,53 TL olduğu belirtilmiş, mahkemece 06.11.2012 tarihli celsede; tazminat davasında alınan hesap raporu dikkate alınarak, yeniden hesap raporu alınmasının sonuca etkili olmadığı belirtilerek, ayrıca hesap raporu alınmaksızın sigortalıya bağlanan gelirlerin %80 kusur oranı üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş ise de, mahkemece, tazminat davasının sonucu araştırılarak, ancak kesinleşmiş ve mevzuat hükümlerine uygun olduğu takdirde hesap raporunun hükme esas alınmasının mümkün olduğu üzerinde durulmaksızın, yazılı şekilde karar verilmiş olması, isabetsizdir.
3-) Kabule göre de; sigortalıya bağlanan ilk peşin değerli gelir 23.800,94 TL olup, davacı Kurum tarafından davalının %80 kusur oranına isabet eden 19.040,75 TL’sinin tahsili mümkün olmasına rağmen, hükmün gerekçesinde ilk peşin değerli gelirin 23.880,94 TL, %80 kusur karşılığının da 19.104,75 TL gösterilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 26.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.