Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2012/3591 E. 2013/3186 K. 25.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3591
KARAR NO : 2013/3186
KARAR TARİHİ : 25.02.2013

…….

Dava, 15.09.2007 ile 05.09.2009 tarihleri arasında…… Öğretim Okulunda geçen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacının, davalı … yönünden verilen hüküm bakımından sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesinin “Bu Kanunun yürürlük tarihine kadar 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı, 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17/10/1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı, 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunlar ile 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesine göre sandıklara tâbi sigortalılık başlangıçları ile hizmet süreleri, fiilî hizmet süresi zammı, itibarî hizmet süreleri, borçlandırılan ve ihya edilen süreler ve sigortalılık süreleri tabi oldukları Kanun hükümlerine göre değerlendirilirler” hükmü ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralı karşısında, davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesi olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde, re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
Yukarıda belirtilen ilkeler ışığında, davacının 2007 ile 2009 yılları arasında geçtiği iddia edilen çalışmasının gerçekliğinin belirlenebilmesi amacıyla; davacının
./..
-2-

çalışmaları ile ilgili tüm delillerin toplanmadığı, davalı yanın aşamalarda davacının öğrenci velisi olarak okula gelip gittiği yönündeki savunmasına karşılık, davacının da, çocuğunun 2003 doğumlu olup, ihtilaflı dönemde okul çağında olmadığı iddiasına ilişkin olarak yeterli araştırma yapılmadığı, bu kapsamda, davacının ihtilaflı dönemde davalı okulda öğrenci olan çocuğunun olup olmadığı araştırılarak, hangi ana sınıfında çalıştığının davacıdan sorulması ile, beyan edilen sınıfın öğretmeni ve stajerlerinin bilgisine başvurulup, beyanları alındıktan sonra, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilerek, varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 25.02.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.

……