Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2012/5428 E. 2012/5642 K. 22.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5428
KARAR NO : 2012/5642
KARAR TARİHİ : 22.03.2012

Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, … sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak, davanın kısmen kabulüne, atiye bırakılan dönem yönünden ise davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava açılmasının usul hukuku bakımından sonuçlarından bir tanesi davayı geri alma yasağıdır. Doktrinde davayı atiye bırakma olarak da isimlendirilen bu müessese, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 185. maddesinde düzenlenmiş olup, anılan madde, “Müddeaaleyhin rızası olmaksızın müddei davasını takipten sarfınazar edemez.” hükmünü içermektedir. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 123. maddesinde de anılan hükme paralel bir düzenleme getirilmiş olup, davacının, “hüküm kesinleşinceye kadar, ancak, davalının açık rızası ile davasını geri “alabileceği belirtilmiştir.
Hal böyle olunca, davacı vekilinin 01.10.1998-03.10.2000 dönemine ilişkin olarak, davanın atiye bırakılması talebi, 13.09.2011 tarihli celsede hazır bulunan davalı Kurum vekilince kabul edildiğinden , HUMK’nın 185. maddesinin birinci bendine uygun olarak davanın takipten sarfınazar edilmesi karşısında, mahkemece, 01.10.1998-03.10.2000 dönemi yönünden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken “davanın açılmamış sayılması” biçiminde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesinde yer alan 1086 sayılı Kanunun temyize dair hükümlerinin uygulanmasının gerektiğine ilişkin düzenleme gereğince) Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Hüküm fıkrasının 1. bendinin 3. satırının silinerek, yerine, “01.10.1998-03.10.2000 dönemi yönünden davacının takipten sarfınazar etmiş olması karşısında esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına” cümlesinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.