YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10478
KARAR NO : 2013/12116
KARAR TARİHİ : 31.05.2013
Mahkemesi :İş Mahkemesi
No :2010/377-2012/354
Davalılar :1-… adına Av. …
2-…
3-… adına Av. …
Dava hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar SGK Başkanlığı ve … vekilleri ile … tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava 5510 sayılı Kanun’un geçici 7/1’inci maddesi uyarınca uygulama alanı bulan, mülga 506 sayılı Kanun’un 79/10 hükmü uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re’sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
506 sayılı Kanunun 4. maddesinde “sigortalıları çalıştıran gerçek ve tüzel kişiler” işveren olarak tanımlanmıştır. ”Çalıştıran” olgusu, tespiti istenen sürelere ilişkin hizmet akdinin tarafı konumunda olan ve hizmet akdini düzenleyen “işvereni” ifade etmektedir. hizmet tespitine yönelik davalarda, çalışma ilişkisinin nitelik ve süresinin belirlenmesinde, bu yöndeki işyeri bilgi ve belgelerine ulaşılmada, kısacası, davanın sübutu ve verilen kararın infazı açısından, işverenin kim olduğunun bilinmesinde yasal zorunluluk vardır bu nedenle, Sigortalının taraf olduğu hizmet akdinin hangi işverenler tarafından düzenlenmiş olduğu tespit edilip, hizmet tespitine yönelik davanın, anılan Yasanın 79/10. maddesine göre, sigortalıyı fiilen çalıştıran işverenlere yöneltmesi gerekir.
İncelenen dosyada; davacı, davalılara ait 31 AZ 440, 31 FU 403, 31 FK 032 plakalı araçlar ile Jet turizmden kiraladıkları peronlar ile insan taşımacılığı yaptıklarını, kendisininde bu araçlara yolcu bulup bu araçlara yönlendirdiğini, bu şekilde 01.03.2001-15.08.2010 tarihleri arasında çalıştığını belirttiği, mahkemece, söz konusu araçların tescil kayıtlarının Emniyetten istendiği ancak tescil kayıtlarının talep edilen tüm dönemi kapsar şekilde istenmediği gibi Gümrük Müdürlüğünden verilen cevapta araçlardan birinin plakasının 31 HU 403 olduğunun bildirildiği, ancak trafik
./..
-2-
tescil kaydı istenen aracın …….olduğu anlaşılmıştır. Trafik tescil kayıtlarında ……… plakalı aracın 14.10.2009 tarihinde, …….plakalı aracın 18.01.2010 tarihinde…… adına tescil edildiği, ……3.06.2005 tarihinde tescil edildiği ve ortaklarının davalılar … ve … oldukları,…… de davalıların Süriye’ye yaptıkları seferlerde şöför olarak gittikleri anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular ışığında, Mahkemece yapılması gereken; talep edilen çalışma dönemindeki gerçek işveren belirlenmeli, bu bağlamda söz konusu araçların tescil kayıtları, tespiti talep edilen tüm dönemi kapsar şekilde ve plakalar doğru bir şekilde belirtilerek istenmeli, davalılar adına vergi kaydı bulunup bulunmadığı, bu araçlarda yolcu taşımacılığı yapıldığından yolculara kesilen biletlerde vergi kaydının kim adına olduğu araştırılmalı, iki aracın …… adına tescilli olduğu, bu şirketinde 23.06.2005 tarihinde tescil edildiği ve davalılarında bu şirketin ortağı olduğu, ayrıca davalıların bu araçlarda şöför olarak sefere gittikleri gözetilerek işverenin şirket mi yoksa davalılar mı olduğu, …..25.06.2005 tarihinde tescil edildiği de dikkate alınmak suretiyle belirlenmeli ayrıca araçlar ……. peronlarını kullandığından, davacı, davalılar ile …… arasındaki bağlantı tam olarak saptanmalı, bu şekilde gerçek işveren belirlenmeli, işverenin farklı olduğunun saptanması halinde HMK. 124. maddesi dikkate alınmak suretiyle gerçek işverenlere karşı husumet yönetilmeli, husumet yöneltildiğinde, göstereceği bütün deliller toplanmalı; böylece gerçek işveren konusunda yeterli ve gerekli tüm soruşturma yapılarak gerçek işveren hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.
O halde, davalılar ……. ve … vekilleri ile …’ün bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm sair hususlar incelenmeksizin bozulmalıdır.
S O N U Ç : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davalılardan … ve …’den alınmasına, 31.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
…….