YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12003
KARAR NO : 2013/13400
KARAR TARİHİ : 13.06.2013
……
Dava, davalılardan gerçek kişilerin murisine ait işyerinde geçen sigortalı çalışma sürelerinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma üzerine, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalıların Avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı, 27.07.1995 – 30.07.1999 tarihleri arasında kesintisiz çalışıp, 01.12.1996 tarihinden itibaren Kurum’a bildirildiğini belirterek, bildirilmeyen sürenin tespitini istemiş; Mahkemece, davacının, 27.07.1995 – 01.12.1996 tarihleri arasında da çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Dairemizin uyulan bozma kararında da belirtildiği gibi; davanın yasal dayanağını teşkil eden 506 sayılı Kanunun, 17.04.2008 tarihli 5754 sayılı Kanunun 64. maddesi ile değişikliğe uğrayan ve 2008 yılı Ekim ayı başında yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunun 106/1. maddesiyle mülga 79/10. maddesi hükmüne göre; Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Kuruma bildirilen dönemle bir bütün teşkil eden önceki bildirimsiz dönem için hak düşürücü süre, çalışmanın sona erdiği yılın sonundan başlayarak hesaplanacak 5 yılın sonudur. Bu yönde, anılan madde hükmünde yer alan hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir. Bir başka anlatımla; sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi ya da çalışmaların Kurumca tespit edilmesi halinde; Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez.
./..
-2-
Somut olayda, davacının, işçilik alacaklarına ilişkin açtığı davada verilen karar hak düşürücü süre içinde Kurum’a ibraz edilmediği gibi; davacı tarafından 1999 yılında ….apılan şikayet başvurusu üzerine yapılan müfettiş inceleme sonucunda, işveren tarafından belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle herhangi bir tespitin yapılamadığı ve dilerse dava açarak sigortalılık sürelerinin tespitinin sağlanabileceği içerikli raporun düzenlendiği görülmüştür. Buna göre, davacı için, tespiti istenilen sürelere yönelik hak düşürücü süre içinde bir bildirim veya tespitin bulunmadığı, eldeki davanın, davalıların murisine ait işyerindeki çalışmaların sona erdiği 1999 yılının sonundan başlayarak 5 yıllık süre geçtikten sonra 28.07.2008 tarihinde açıldığı gözetildiğinde, hak düşürücü süre nedeniyle reddi yerine, kabulüne dair yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, istek halinde temyiz harcının davalılardan işveren mirasçılarına iadesine, 13.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
…..