YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15237
KARAR NO : 2013/17362
KARAR TARİHİ : 24.09.2013
Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili ve davalılardan … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
A- Davacı Kurum vekilinin temyiz talebi yönünden;
21.07.2004 gün ve 25529 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak, öngördüğü istisnalar dışındaki hükümleri yayım tarihinde yürürlüğe giren, 14.07.2004 tarih ve 5219 sayılı “Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ve ayrıca 5236 sayılı Kanun, katsayı artışı da uygulanmak suretiyle bu kanunların yürürlük tarihinden sonra yerel mahkemelerce verilen hükümler yönünden 2012 yılı için 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427’nci maddesindeki temyiz (kesinlik) sınırını 1.690,00 TL. olarak değiştirmiştir.
Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması halinde temyiz (kesinlik) sınırının saptanmasında alacağın tamamının gözetilmesi; tümü dava konusu yapılan bir alacağın kısmen kabulünde ise temyiz (kesinlik) sınırının belirlenmesinde kabul ve reddedilen miktarların esas alınması Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427’nci maddesi hükmü gereğidir.
İnceleme konusu davada, ilk derece mahkemesince ret edilen ve davacının temyiz talebine konu olan tutar 790,38 TL. olup, yukarıda değinilen temyiz (kesinlik) sınırını aşmadığından, davacı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibariyle kesinlik nedeniyle Reddine;
B-Davalılardan … vekilinin temyiz talebi yönünden;
Mahkemece, kısa kararda sadece “Davanın kabulü ile;” karar verildiği, gerekçeli kararda ise, “Davanın Kabulü ile; 1.222,27.TL. kurum zararının ödeme
tarihi 05/02/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, (sigorta şirketi poliçe limiti dahilinde ve dava tarihinden itibaren faiz ile sorumlu olmak üzere), 782,87.TL. kurum zararının ödeme tarihi 05/01/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, (sigorta şirketi poliçe limiti dahilinde ve dava tarihinden itibaren faiz ile sorumlu olmak üzere), 97,27.TL. Kurum zararının ödeme tarihi 05/01/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte olmak üzere davalı yandan alınarak davacı yana verilmesine, (sigorta şirketi poliçe limiti dahilinde ve dava tarihinden itibaren faiz ile sorumlu olmak üzere), Davacı yanın fazlaya dair sair talebinin reddine, ” şeklinde kısmen kabul hüküm kurularak, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturacak şekilde hüküm kurulduğu görülmektedir.
Hakimin son oturumda tutanağa yazdırıp tefhim ettiği karar, esas karar olup, sonradan yazılan gerekçeli kararın bu karara aykırı olmaması gerekir. Oysa son oturumda tefhim edilen kısa kararın gerekçeli karara aykırı olduğu yukarıda belirtildiği gibi zaptın ve kararın incelenmesinden açıkça anlaşılmaktadır. Öte yandan konuyla ilgili 10.4.1992 günlü ve 1991/7 Esas, 1992/4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bu aykırılığın giderilmesi suretiyle gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gereği açıktır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davalılardan … vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalılardan … vekilinin sair temyiz itirazları incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA, 24.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.