YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/16344
KARAR NO : 2013/17910
KARAR TARİHİ : 01.10.2013
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Rucüan tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; ilâmda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davacı Kurum ve davalılardan … ile…… ve ilgili kişi vekillerince istenilmesi ve davalılardan …… vekilince duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 01.10.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü duruşmalı temyiz eden davalı adına Av. … ile karşı taraf adına……. geldiler. Diğer davalılar adlarına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hâkimi … tarafından dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
1-Davanın …, ……. aleyhine açılmış olduğu, hükmün davanın tarafları hakkında verildiği,…… davaya fer’i ve asli müdahil sıfatı ile katılmadığı, aleyhine hüküm de kurulmadığı, “ilgili kişi” sıfatının hukuken mümkün bulunmadığı anlaşıldığından temyiz isteminin reddine,
2-Dava; 27.10.2006 tarihli trafik kazasında, sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelirler ile yapılan masrafların tahsili istemine ilişkin olup, 5510 sayılı Kanunun 21. maddesiyle yeniden getirilen “sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı” tazmin hükmünün, 5510 sayılı Kanunun yürürlüğü öncesinde gerçekleşen iş kazalarından kaynaklanan rücuan tazminat davalarında uygulanmasına olanak veren bir düzenleme bulunmadığı gözetildiğinde, davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 26. maddesidir. Anılan madde kusur sorumluluğuna dayanmakta olup, davalılar Kurumun rücu alacağından kusurları oranında sorumludurlar.
Sigortalı tarafından işveren şirket hakkında açılan ve kesinleşen … Karar sayılı tazminat davasında alınan kusur raporunda işveren şirket %30, … %40, sigortalı %30 oranında kusurlu bulunmuş, iş bu davada alınan kusur raporunda; işveren şirket %30, sigortalı %70 kusurlu, … kusursuz bulunmuştur.
506 sayılı Yasanın 26. maddesinde düzenlenmiş bulunan rücu davaları, sigortalının alacağından bağımsız, kanundan doğan basit rücu hakkına dayalı olup; sigortalı veya hak sahipleri tarafından tazmin sorumluları aleyhine açılan tazminat davalarında alınan kusur tespitine ilişkin bilirkişi raporuyla ulaşılan sonuçlar, rücu davasında bağlayıcı nitelikte bulunmamakta; 506 sayılı Yasanın 26. maddesi çerçevesinde, işçi sağlığı ve iş güvenliği kuralları yönünden ayrıntılı irdeleme içermesi halinde, güçlü delil olarak kabul edilebilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu 17.01.2010 tarih 2010/10-10 Esas, 2010/14 Karar sayılı Kararı) Öte yandan; anılan tazminat davasında … taraf olmayıp, taraf olmayan kişi yönünden, hükme esas alınan kusur raporunun işbu rücu davasına ilişkin olarak bağlayıcılığı da bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca; tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilip, zararlandırıcı sigorta olayındaki kusur oran ve aidiyetleri konusunda oluşan çelişkinin giderilmesi hususunda trafik iş kazası konusunda uzman olan bilirkişi heyetinden oluşa uygun kusur raporu alınması ve hasıl olacak sonucuna göre karar verilmesi gereğinin gözetilmemiş olması,
3-Kabule göre de; hükme esas alınan kusur raporunda davalı …’ın kusursuz olduğunun belirtilmesine karşın, alacağın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş olması,
4-Dava konusu somut olayda; iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalının, sürekli iş göremezlik derecesine itiraz edildiği, bu konuda….. sayılı davanın açıldığı savunulmuştur.
Sürekli iş göremezlik derecesinin tespiti için açılan davanın sonucu beklenip, sürekli iş göremezlik derecesinde değişiklik olup olmadığı, deşiklik olması halinde değişikliğin, ilk peşin sermaye değerli gelire etkisinin olup olmadığı belirlenip, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gereğinin gözetilmemiş olması,
5-Kurumun 506 sayılı Kanunun 26. maddesinden doğan rücu hakkının, “halefiyete” değil, “kanundan doğan basit rücu hakkına” dayandığının kabul edilmesi ve bu kabul çerçevesinde, Kurumun rücu alacağının, ilk peşin değerin kusura tekabül eden miktarıyla sınırlı bulunması ve tazminat hesabının bu şekilde yapılması gerektiği halde; iş bu davada 26.741,58 TL olan ilk peşin değerli gelir miktarı esas alınarak hüküm kurulması gerekirken, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı dikkate alınmaksızın, artışları da içerir biçimde tüm peşin değerli gelir miktarı 49.744,91 TL’yi alınarak hesaplama yapan, bilirkişi raporunun hükme esas alınması,
6-Hukuk Genel Kurulu’nun 13.03.2013 gün 2012/10-1156 Esas 2013/339 Karar sayılı kararlarında da belirtildiği üzere, trafik kazası sonucu genel sağlık sigortalısına yapılan sağlık giderlerinin zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi limiti kapsamında kalan kısmı için, 6111 sayılı Kanununun 59. maddesi ile 2918 sayılı Kanununun 98. maddesinde yapılan değişikliğin yürürlük tarihi olan 25.02.2011 tarihinden itibaren, sigorta şirketlerine, Güvence Hesabına, sürücü ve işletene karşı, Kurumun rücu hakkının sona erdiğinin kabulü gerekir.
Hal böyle olunca; Tedavi giderleri kapsamındaki Kurum talebine ilişkin davanın, yasal dayanağını oluşturan düzenlemenin, yargılama sürecinde yürürlüğe giren 6111 sayılı Yasanın 59 ve Geçici 1. maddeleri hükmü uyarınca ortadan kalkması nedeniyle, bu talep hakkındaki davanın konusuz kalması sebebiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gereğinin gözetilmemiş olması,
7-01.01.2013 tarih 28515 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 69 nolu Harçlar Kanunu Genel Tebliği uyarınca kabul edilen miktar üzerinden %068.31 oranında harca hükmedilmesi gereği gözetilmeksizin, %054 üzerinden hesaplama yapılma suretiyle eksik harca hükmedilmesi,
8-Davanın 27.10.2006 tarihinde açılmış olduğu gözetilmeksizin, gerekçeli kararda dava tarihinin 07.01.2003 olarak gösterilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı … Başkanlığı, davalılar …, …….. vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davacı Avukatı yararına takdir edilen 990,00 TL duruşma avukatlık parasının davalı …. Avukatı yararına takdir edilen 990,00 TL duruşma avukatlık parasının davacı tarafa yükletilmesine, temyiz harcının istek halinde davalılardan …, ……..ve ilgili kişi …’a iadesine. 01.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.