Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2013/16361 E. 2013/17840 K. 30.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/16361
KARAR NO : 2013/17840
KARAR TARİHİ : 30.09.2013

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava, 01.07.1996 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı bağlanan ve aynı tarihten itibaren İstanbul Büyükşehir Belediyesine ait işyerinde 5434 sayılı Kanun kapsamında çalışmaya başlayan davacının; 5277 sayılı Kanunun 25. ve 5335 sayılı Kanunun 30. maddeleri gereğince 01.01.2005 tarihi itibariyle yaşlılık aylığının durdurularak 21.11.2009 tarihine kadar yapılan yersiz yaşlılık aylığı ödemeleri nedeniyle çıkarılan borca ilişkin Kurum işleminin iptali ve menfi tespit istemine ilişkindir.
Mahkeme, bozma ilamına uyduktan sonra davanın kısmen kabulüyle 27.04.2005 – 21.11.2009 arası için borç çıkarmıştır.
Hükmün, taraflar avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki belgeler okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-)Mahkemenin uyma kararı verdiği Dairemizin bozma ilamında ayrıntıları açıklandığı üzere; Davaya konu somut olayda; 01.07.1996 tarihinden başlamak üzere 506 sayılı Kanun uyarınca yaşlılık aylığı bağlanan davacının, yaşlılık aylığı almaya devam ederken 01.01.2005 tarihinden itibaren 5335 sayılı Kanunun 30’uncu maddesinde belirtilen istisnalar içinde yer almayan işyerinde çalıştığı anlaşılmaktadır.Şu hale göre, yaşlılık aylığı almakta iken dava konusu dönemde 5335 sayılı Kanunun 30’uncu maddesi kapsamında olan işyerinde davacının çalışması mümkün olmadığından davalı Kurumun dava konusu dönemde yaşlılık aylığının iptaline ilişkin işlemi yerindedir. 5335 sayılı Kanun kapsamındaki çalışması nedeniyle fiilen çalıştığı dönem içinde aldığı yaşlılık aylıklarının Kuruma iadesinin gerektiği…”bozma nedeni yapılmasına karşın, bilirkişinin şahsi düşüncesine dayalı olarak düzenlenen rapor dayanak alınmak suretiyle, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması;
2-) Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 07.12.1964 tarih, 1964/3 Esas, 1964/5 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; Harç, özel ve tüzel kişilerin, özel çıkarlarına ilişkin olarak kamu kuruluşlarının hizmetlerinden

yararlanmaları karşılığında yaptıkları ödemelerdir. Bir hizmetin harç konusu olabilmesi için:
a-) Kişinin bir kamu kurulusundan yararlanması,
b-) Kişiye kamu eliyle özel bir çıkar sağlanması,
c-) Kamu idaresinin kişinin bir kişiyle uğraşması gerekir.
Harca konu işlem; hangi gün yapılırsa o tarihte uygulanan Harçlar Kanununa bağlı tarife uyarınca harç alınır.
Somut olayda, davacıya özel çıkar sağlanan ve müddeabihin kısmen kabulüne karar verilen 2770,87 TL. üzerinden karar tarihinde geçerli tarife üzerinden karar ve ilam harcı alınması yerine, yanılgılı değerlendirme sonucu 40821,28 TL. üzerinden karar ve ilam harcı alınmasına karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenleridir.
Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Hükmün tümünün silinerek yerine, “Davanın reddine; 24,30 TL. maktu harcın mahsubu ile bakiye harcın isteği halinde davacıya iadesine; 5045,14 TL. avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine; yaptığı yargılama masrafının davacı üzerinde bırakılmasına; Kullanılmayan gider avansının iadesine,” yazılmasına, gerekçenin buna uygun hale getirilmesine ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, fazla alınan temyiz harcının istem halinde davacıya iadesine, 30.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.